23 Eylül 2008

MASUMİYET MÜZESİ – ZEYTİNYAÄžLILAR -

Kategori: OKUDUKLARIM, ZeytinyaÄŸlılar — Misss @ 10:55

Önce söyleyeyim unutmayayım, Mutfak Okulumuzda klasik kek tarifi eklendi konuk örtmenimiz ÖzlemciÄŸim beni kırmadı adım adım anlattı. Bence göz atmalısınız. :)

Ayrıca vereceÄŸim tarif ve fotoÄŸraflarla yazının hiç ilgisi yok. Ne olur baÄŸ kurmaya çalışmayalım. Lakin ben dünden beri nasıl baÄŸlayacağımı düÅŸünüyorum. Komik duruma düÅŸmeyeyim diye kalkışmıyorum. :))) bunuda söyleyeyim. BaÅŸlık ne kadar anlamsızsa iki konu birbiriyle o kadar ilgisiz :)))

GeçtiÄŸimiz günlerdeki yazımda size Orhan Pamuk’un kitabı "Masumiyet Müzesi"ni okuduÄŸumdan söz etmiÅŸtim. Orhan Pamuk hayranıyım ama  bildiÄŸiniz hayranlık benimki.. :) Her kitabını okudum hatta bazı kitaplarını birkaç kez okumuÅŸumdur. İstanbul’dan Kıbrıs’a gelirken hiç eÅŸya getirmedik, Kolilerce kitaplarım depoda duruyor. Hatta eÅŸyaları taşıması için bir nakliye firmasıyla anlaÅŸtım. Adamlar çalışma odamızdaki kütüphaneyi gördüklerinde abla ne iÅŸ yapıyorsunuz hocamısınız diye sormuÅŸtu. :) ve küfür ederek o kolileri taşıdılar duydum.. :) Duymamazlığa geldim. Neyse konu darmadağın olmadan iÅŸte o kitaplarımdan ayrılmak bana her ÅŸeyden zor gelmiÅŸti. Kıbrıs’a gelirken yanımda 5-6 kitap getirmeye karar verdim. 3′ü okumadığım kitaptı. DiÄŸer 2 kitapta Orhan PamuK’un kitaplarıydı. Biri Yeni Hayat diÄŸeri Kara Kitap. Yani adaya düÅŸsem (ki kıbrıs adasına düÅŸtüm yalan deÄŸil) :)) yanımda getireceÄŸim üç ÅŸeyden biri orhan pamuk kitabı olur. :)))))) … öyle çok severim kendisini..

2 yıl önce bir röportajında bu kitaptan 3-4 cümleyle bahsetmiÅŸti. O günden beri heyecanla bekliyordum.

Kitabın Arkasında ÅŸöyle yazıyor:

"Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum."

Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk’un üzerinde altı yıldır çalıştığı harikulade aÅŸk romanı bu sözlerle baÅŸlıyor..

Masumiyet Müzesi’ni okurken yalnız aÅŸk hakkında deÄŸil, evlilik, arkadaÅŸlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düÅŸüncelerinizin derinden etkilendiÄŸini ve kitabın rengarenk dünyasından hiç ayrılmak istemediÄŸinizi göreceksiniz.

1975′te bir bahar günü baÅŸlayıp günümüze kadar gelen İstanbullu zengin çocuÄŸu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun’un hikayesi: hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliÄŸi, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, elinizden bırakamayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak. " diye devam ediyor.

Kitap kavruk, yakıcı bir aÅŸkı anlatıyor. Kendinizi bazen siyah beyaz türk filimlerinde hissediyorsunuz, ama yazarın yaptığı saptamalar sizi kendinize getiriyor. Gerçekten yaratılan dünyadan çıkmak istemiyor, karekterlere müdahale etmek istiyorsunuz. Ayrıca ben daha önceki kitaplarındaki karekterlerle de bir ÅŸekilde masumiyet müzesinde karşılaÅŸmaktan mutlu oldum..

Kitap yazarın diÄŸer eserlerine göre oldukça kolay okunuyor. Akıcı.. Ve kim ne derse desin bence Orhan Pamuk hayata dair parçaların tümünü analiz edip yazmakta usta. Bence kaçırmayın, bulduÄŸunuz yerde alın okuyun. :)

Ve kitabın adını taşıyan "Masumiyet müzesi" gerçekten açılıyor. Taksim’de bir yer hazırlanıyor. 70′lerden günümüze kitapta geçen eÅŸyaların sergilendiÄŸi bir müze bu. Kitapta müzeye giriÅŸ biletide göreceksiniz.  :)

Åžimdi hiç zorlamadan tariflere geçiyorum. :) Üstte gördüÄŸünüz zeytinyaÄŸlı havuç. benim bayılarak yediÄŸim bir lezzet. EÄŸer misafir ağırlıyorsam mutlaka bunu menüme eklerim. Hem kolay hem leziz. Daha önceden tarifini vermiÅŸtim. Daha önce tart üstünde sunmuÅŸtum. Bu böyle bildiÄŸimiz porselen içinde sunulmuÅŸ hali. :))) Tarif burada. ZeytinyaÄŸlılar festivalinde birincilik kazandığım tarifim için de buraya.

BARBUNYA PİLAKİNİN TARİFİ :

Malzemeler:

1/2 kg. kabukları ayıklanmış taze barbunya 
1 adet orta boy patates
1 büyük kuru soÄŸan, 2 orta boy yeÅŸil biber
1 yemek kaşığı salça
1 büyük domates
2-3 diş sarmısak
zeytinyağı
1 limon, tuz

Hazırlanışı

1- Taze barbunyaları tuzlu kaynar suda yumuÅŸayana kadar haÅŸlayın. Suyunu süzün.
2- Tencereye zeytinyağını, küp doÄŸranmış soÄŸanları koyup, çevirin. pembeleÅŸince içine doÄŸranmış biberi, salçayı ve domates rendesini ekleyin.
3- Küp küp doÄŸradığınız patatesi ve bir bardak suyu ekleyip yumuÅŸayana kadar tencerenin kapağı kapalı olarak piÅŸirin.
4- Barbunyaları ve limon suyunu ekleyin.
5- Barbunyaların üstünü geçecek kadar sıcak su ekleyin, suyunu çekip, yağına kalana kadar piÅŸirin.
6- Yemek soÄŸukken servis yapın. Limon, maydanoz ile süslenebilir. Afiyet olsun.

10 Eylül 2008

ENGİNARLI PİLAV

Kategori: ZeytinyaÄŸlılar — Misss @ 10:55

Kafam patlıyor .. Åžu anda beynimin içinde 11′li iki takım maç yapıyor. Anlayın o durumdayım.

2 akÅŸamdır gecenin bir yarısı uyanıyorum. Daha doÄŸrusu uyandırılıyorum. SaÄŸolsun arkamızdaki eve taşınan aile sahuru balkonda yapıyorlar. Tahmin edersiniz ki kendileri dışında uyuyan herkesi ayaÄŸa dikiyorlar. Oldukça asap bozucu. Sahurdan sonrada uyuma adetleri yok sanırım..

Artık vücudum hobaa dur bakalım 2 gecedir adam akıllı uyumadık, sen anlamıyosun, bu halde çalışıcam diye uÄŸraşıyorsun, oturuyosun Hanııımmm hanımmm olmaz böyle diyip veriyor aÄŸrıyı beynime.. Migrenimi coÅŸturdukça coÅŸturuyor anlayacağınız.

Pek güzel geçiyor günler, hava serinledi yani en azından öÄŸle saatlerindeki o kavurucu 50 dereceleri görmüyoruz.

İyi kitap okuyorum bu sıralar. Bu nedenle kendimi seviyorum, aferim diyorum. (aferrrimmm zerrin) :)

Geçen hafta ideefixe’den kitap sipariÅŸ etmiÅŸtim. 2-3 günde elime ulaÅŸtı. Orhan Pamuk’un yeni çıkardığı kitabı dört gözle bekliyordum. Gelir gelmez baÅŸladım. 4 günde bitirdim. MüthiÅŸ keyifli.. Zaten Orhan Pamuk’un tüm kitaplarını çok beÄŸenerek okudum. Ama bu son kitabı "Masumiyet Müzesi" kavruk yakıcı bir aÅŸk hikayesi. Bir sonraki yazılarımdan birinde kitaptan uzun uzun söz edeceÄŸim.

Geçen hafta İtalyan Mutfağı kursum sona erdi. Bugün Çin mutfağına baÅŸladım. Bakalım. SevdiÄŸim bir mutfak ama ben 3-4 çeÅŸit biliyordum yeni yepyeni tarifler öÄŸrenecek olmak heycan verici.

Haftasonu saÄŸlıklı yemekler yaptım. Enginarda bunlardan biriydi. Ben enginarları temizleyip buzluÄŸa atıyorum. Ama ara ara canım çok enginar istemiÅŸse konservede kullanabiliyorum. Haftasonu enginarlı pilav yapmak istedim. Biraz uydurma, biraz kulaktan dolma yaptım. Biz bayıldık. Bence zeytinyaÄŸlı olarak çok hoÅŸ bir alternatif. İftar sofralarına yakışacaktır.. İşte tarif;

Malzemeler:

4 büyük enginar
1 su bardağı pirinç
1 orta boy soÄŸan
2-3 diş sarımsak
1/2 demet maydanoz
1/2 limon
Tuz, karabiber
2-3 yemek kaşığı zeytinyağ

Hazırlanışı:

1- Enginarlarınızı yayvan bir tencerede su ve yarım limonu sıkıp tencereye koyup kapağını kapatarak haÅŸlıyoruz. Ben çok haÅŸlanmış sevmem hafif diri kalmışını severim. Siz arzunuza göre haÅŸlayın.
2- DiÄŸer tarafta pirinci yıkayın. Süzün. Tencerenin altını yakın 1,5 yemek kaşığı zeytinyağını tencereye koyun. Pirinçleri ekleyin kavurun. Kavurduktan sonra 1,5 su bardağı suyu ve tuzu ekleyip pilav olarak piÅŸirin. Kenara alın.
3- Tavada geri kalan zeytinyağını koyun. Küp doÄŸranmış soÄŸan ve ince kıyılmış sarımsağı ekleyerek kavurun.
4- Pilav tenceresinin içine kavurduÄŸunuz soÄŸan, sarımsak karışımını ekleyin, ince kıyılmış maydanozu ekleyin harmanlayın. Harmanlanan pirinç karışımından tabaklara aldığınız enginarın üstüne koyup servis yapın. Afiyet olsun.

25 AÄŸustos 2008

AHTAPOT PİŞİRMEK – AHTAPOTLU SPAGHETTİ

Kategori: ZeytinyaÄŸlılar — Misss @ 10:55

Cuma günü ofise geldiÄŸimde masamda beni bekleyen bir süpriz vardı. Bir zarf üzerinde bir yayınevi yazıyor, hemen ÅŸimÅŸekler çaktı. Tijen‘imin kitabıydı bu.. Zarfı büyük bir coÅŸkuyla açtım. İçinden "Turunç kokulu düÅŸler" kitabı çıktı. İçini karıştırdım.. İşimin başına döndüm. Ama ara ara dayanamayıp kitabın başından baÅŸladım okumaya.. Haftasonu büyük kısmı bitti kitabın.. İçinden 2 tarif denendi bile..

DenediÄŸim tariflerle birlikte bir sonraki yazımda kitabı’da anlatacağım sizlere. Dünya güzeli bir kitap, sıcacık..

Tijen  "nesini severim Antalya’nın" diyordu kitabın ilk sayfalarında.

Burada yaÅŸamaya baÅŸladıktan sonra bir dostum Kıbrıs’a gelmiÅŸti.. Israrla İstanbul’a geri dönememi isteyen bir dostumdu bu. Bir sabah kahvaltı ettikten sonra bana bu soruyu sormuÅŸtu "nesini seviyorsun Zerrin tamam doÄŸaysa doÄŸa ama baÅŸka hiçbirÅŸey yok" demiÅŸti. Nesini seviyorum Kıbrıs’ın.. Buraya geldiÄŸimde İstanbul’u neden sevdiÄŸimi uzun uzun düÅŸünüp yazmıştım. Ama Kıbrıs için bunu yapmadım. Tijen bana yeniden düÅŸündürdü.. Çat pat arkadaşıma anlatmaya çalıştığım ÅŸeyleri..

- Sıcağını, fırtınasını, denizini seviyorum. Sabah uyanır uyanmaz 2-3 dakikada pırıl pırıl parlayan Akdenize dalıp çıkmayı  çok seviyorum.

- Adada olma fikri kimi zaman ürkütsede Akdenizin ortasında bir gemideymiÅŸim gibi hissetmeyi seviyorum. 

- İstanbul’da kaybettiÄŸim güven duygusunu, yeniden kazandırdığı için, burayı seviyorum.

- YavaÅŸlığını seviyorum. İnsanların hiçbirÅŸey için acele etmemelerini seviyorum.

- Kapım pencerem açık durduÄŸu halde biri girecekmiÅŸ kaygısı yaÅŸamamayı seviyorum.

- İnsanların trafikte, marketde heryerde birbirine karşı saygılı olmalarını seviyorum…

Bu böyle devam eder. Son maddeyi anlamışsınızdır sanırım.. FotoÄŸrafla baÄŸlayacağım çünkü..

- Buranın ahtapotunu seviyorum.. :))) BaÄŸlandı bitti gitti…

Öncelikle diyetim hala devam ediyor. Ama iÅŸ yoÄŸunluÄŸum korkunç. O yüzden diyet günlüÄŸüme ara verdim. 3,5 kiloyu üstümden silkeledim. GeçtiÄŸimiz hafta balıkçımızda ahtapot gördüm. Hayatımda ahtapot piÅŸirmemiÅŸ biri olarak hangi cesaretle aldım bilmiyorum.. :) Aldıktan sonra kafama dank etti. nasıl piÅŸirecektim. Büyük bir heycanla eve geldim. interneti açtım ve okumaya baÅŸladım.. Benim aldığım ahtapot balıkçımız tarafından temizlenmiÅŸ ve dondurulmuÅŸtu. Sonraki gün piÅŸirecektim. Buzdolabında çözülmesini bekledim..

Öncelikle Ahtapot ile ilgili yanlış bilinen bir bilgiyi doÄŸrulamak istiyorum. Ahtapotun dövülme iÅŸlemi ahtapotun yumuÅŸamasını saÄŸlamaz. Bu fantastik bir bilgidir, ÅŸehir efsanesidir.Nasıl lokum gibi ahtapot yiyeceÄŸinizi hemen anlatayım. Aldığınız ahtapot eÄŸer temizlenmiÅŸse ve taze olarak dondurulmuÅŸ direk haÅŸlayabilirsiniz. Dondurulma iÅŸlemi ahtapotun yumuÅŸak olmasını saÄŸlayan koÅŸullardan biri. İkinci en önemli bilgi bir çok gıda maddesi çok piÅŸirildiÄŸinde yumuÅŸar, dağılır. Ahtapot  gibi kafadan bacaklı olan grup için bu bilgi tam tersi. Ahtapotu eÄŸer fazla piÅŸirirseniz lastik gibi olur sertleÅŸir.  Büyük ahtapotlar için 30 dakika (1kg. civarı) Küçük ahtapotlar için (300-400 gr.) 15-20 dakika yeterlidir.

Türkiye’de ahtapotun derisi genelde soyularak yeniliyor. Derisini çıkarmak oldukça kolay haÅŸlanmış ahtapotun derisini kolayca çıkarabilirsiniz. Ben Yunanlıların yaptığı gibi yaptım. Soymadım.

Ayhan SicimoÄŸlu’na ait bir tarif. Åžahane birÅŸey..

Malzemeler:

1/2 paket spaghetti
1 orta boy ahtapot
6-7 diş sarımsak
1 büyük boy domates
3-4 yemek kaşığı zeytinyağ
2-3 adet defne yaprağı
1,5 yemek kaşığı sirke, bir fiske deniz tuzu

Hazırlanışı:

1- Bir tencerenin içinde 8-10 dakika makarnanızı haÅŸlayın.
2- Orta boy bir tencerenin içine su, sirke ve defne yaprağı koyuyoruz. (sirke ve defne yaprağı ahtapot haÅŸlanırken çıkan kokunun oluÅŸmasına engel olacaktır.) Ahtapotumuz eÄŸer temizlenmiÅŸse sudan geçirip kaynamış olan suyun içine koyuyoruz.
3- Ahtapotu koyduktan sonra saatinizi kontrol edin. Mutlaka 15 dakika sonra çatalınızı batırıp yumÅŸaklığını kontrol edin. Çok fazla piÅŸirmeyin.
4- Bir tavaya zeytinyağını ve yuvarlak dilimlenmiÅŸ sarımsakları koyup soteleyin. Sudan çıkardığınız ahtapotu kesme tahtasına koyup 2-3 cm. lik kalınlıkta doÄŸrayın. Sarımsakların bulunduÄŸu tavaya ilave edin. 2-3 dakika yüksek ısıdaki ateÅŸte soteleyin. Üstüne küçük küçük doÄŸranmış domatesleri koyup 4-5 dakikad domatesler kendilerini bırakana kadar piÅŸirin.Biraz deniz tuzu ekleyin.
5- Makarnanızı tavaya ekleyip karıştırın. Servis tabağınıza alın. Arzuya göre karabiber..Afiyet olsun.

Dilerseniz  makarnasız meze tabağı olarakta hazırlayabilirsiniz. oldukça lezzetli oluyor..

NOT: Küçük arkadaşım; Mektuplu Kırtasiye Yardımı kampanyasından haberiniz var mı?? Aktif İleti’nin düzenlediÄŸi bir yardım kampanyası.. Hangi ÅŸehirde olursanız olun hazırladığınız zarfları (Zarfların içine konulacaklar standart ürünler var, dışına çıkılmamalı) Aktif İleti ofislerine teslim edebiliyorsunuz. Ya da 5,5 YTL vererek zarf satın alabiliyorsunuz. İçine mektup koyup küçük arkadaşınızla iletiÅŸime geçebiliyorsunuz.. Bir zarf bir zarftır…

05 Mart 2008

YOĞURTLU PATLICAN VE KABAK MÜCVER

Kategori: ZeytinyaÄŸlılar — Misss @ 10:55

 ArkadaÅŸlar üstteki kurbacık varya teeee bizi İstanbul’dan takip ediyor. Nasıl bilmiyorum. Aslında öyle saçma bir ÅŸey ki bu. Yıllar önce bir sabunun içinden çıkmıştı.  O günden sonra çalıştığım iÅŸ yerinde pc’nin üstünde duruyordu. İşten ayrıldıktan sonra İstanbulda ki evin çalışma odasındaki Pc’nin monitörünün üstünde durmaya baÅŸladı. Sonra kalktık Kıbrıs’a geldik. EÅŸyalar toplandı Lüleburgaz’a gitti. Bizim bu zibidi kurbaÄŸada Lüleburgazdaydı. Geçen gün Kıbrıs’taki evde dolapları karıştırırken kurbaÄŸa karşıma çıktı. Åžok oldum. Mesut o sırada elimde gördü. Aaa kurbacığı getirdin demek dedi . Nasıl yani sen getirmedin mi dedim. Yani bir muamma kurbağının bizim eve nasıl geldiÄŸi. Ya kendisi bizi takip ediyor ki (böyle düÅŸününce delirmeye baÅŸlamışım gibi geliyor)  :))))) ya da biz kendimizden geçip bu zibidiyi yanımızda taşıyoruz. (bu da oldukça saçma. Lakin kim plastik bir kurbağıyı yanında taşır) Ya da bize birisi ÅŸaka yapıyor. :))) 

Ben de bu saçma kurbacığı sizinle tanıştırayım dedim.  Bu sıralar çook güzel filmler izliyorum, çok güzel kitap okuyorum.  Bahar gelmiÅŸ keyfim yerimde daha ne olsun. Bir de bu sıralar Teoman’ın tribüt almünü dinliyorum. Pek keyifli. Size bugün çok keyifli bir filmden söz edeceÄŸim.

"Kaybeden ; kaybetme korkusuyla denemeye dahi cesaret edemeyendir, deneyen kiÅŸi kaybeden deÄŸildir." der Little Miss Sunshine’de ki dede karekteri. Åžu ana kadar duyduÄŸum ve okuduÄŸum en iyi kaybeden tanımı. Uzun zamandan beri seyretmek isteyip bir türlü fırsat bulamadığım bir film Küçük Gün Işığım.  Sonunda seyredebildim. 

Film, ailenin kucuk kızlari olive’in hayalini gerçeklestirmek icin minibuslerine doluÅŸup cümbür cemaat bir cocuk guzellik yarısmasına gidiÅŸlerini anlatıyor.
Minibüsün yolcuları basarılı olmaya, kazanmaya takmış bir baba, ailesini bir arada tutmaya caliÅŸan bir anne, savaÅŸ pilotu olana kadar sessizlik yemini etmiÅŸ nietzsche hayranı olan bir abi, intihara teÅŸebbüs etmiÅŸ problemli bir dayı ve eroin bagimlisi bir dede.

Küçük Gün Işığım bağımsız bir amerikan filmi. Bir yol hikayesi. Steve Carell ‘in rol aldığı film de küçük kızı Abigail Breslin oynuyor. Oscar’da 4 dalda aday olan film yardımcı erkek oyuncu dalında ve en özgün senaryo dalında ödülleri götürmüÅŸ.

Ben iyi ki seyretmiÅŸim dedim. UmutsuzluÄŸu bu kadar gülümseterek anlatan bir film daha seyretmemiÅŸtim. Tavsiye ederim.

Åžimdi vereceÄŸim tariflerin filmle hiç ilgisi yok. :) Kaç gündür mezelerin, zeytinyaÄŸlıların dolu olduÄŸu bir masada oturup uzun uzun sohbetler edesim var. BeyoÄŸlunda Meseret diye bir rest. vardır bilirmisiniz? Eskiden oranın mezeleri çok güzeldi ÅŸimdi nasıl bilmiyorum. Heeeh iÅŸte orada oturayım ÅŸahane Haliç manzarasını seyrederken tıkır mıkır mezeleri atıştırayım istiyorum. Yakın zamanda da bana İstanbul yolu görünmediÄŸinden ben de meze masasını evde yapayım dedim. Akdeniz manzarası fena gitmedi. :) Hazırladığım zeytinyaÄŸlılardan ikisinin tarifi burada diÄŸerleri de sırayla gelecek.

YOĞURTLU PATLICAN TARİFİ

Malzemeler:

2 orta boy patlıcan
3 dolu yemek kaşığı süzme yoÄŸurt
2 dal dereotu
1 diş sarımsak
1-2 yemek kaşığı zeytinyağ, tuz

Hazırlanışı:

1- Patlıcanları yıkayıp közleyin. Ben ocak üstünde yapıyorum mangal yanmıyorsa. Biraz ortalık batıyor ama bu meze için deÄŸer.
2- Süzme yoÄŸurdunuz yoksa havlu peçetelerden süzgeçinizin içine koyun. Normal yoÄŸurtdan istediÄŸiniz kadar peçetenin içine koyun. Bir kabın üstüne oturtun. YoÄŸurdun suyu yavaÅŸ yavaÅŸ süzülecektir. Ben 30 dakika bekletiyorum. oldukça süzülmüÅŸ bir yoÄŸurda kavuÅŸuyorum.
3- Patlıcanları minik minik doÄŸruyoruz. Sarımsakları ezip ekliyoruz. Küçük küçük doÄŸradığımız dereotlarını, zeytinyağını ve tuzu patlıcanlara ekleyip karıştırıyoruz. İyice harmanladıktan sonra yoÄŸurdu ekleyip karıştırıyoruz. Servis tabağına koyuyoruz. Afiyet olsun.

Bu gördüÄŸünüz kabak mücverleri lüppp diye mideye indirdik. İnanılmaz leziz oldu. Denemelisiniz. Daha önceden fırında kabak mücver tarifime buradan ulaÅŸabilirsiniz.

KABAK MÜCVER TARİFİ

Malzemeler:

3 orta boy kabak
100 gr kaÅŸar peynir
1 yumurta
1/2 tutam maydanoz
1/2 tutam dere otu
1 su bardağı un
1 orta boy kuru soÄŸan
karabiber, tuz
zeytinyaÄŸ

Hazırlanışı:

1- Kabakların kabuklarını soyup rendenin iri tarafıyla rendeliyoruz. İçine soÄŸanıda rendeliyoruz. Kabak ve soÄŸanı elimizle sıkıyoruz. Tüm suyunu çıkarıyoruz. Suyunu döküyoruz.
2- Suyu çıkmış kabak ve soÄŸanların içine, kaÅŸarı, yumurtayı, ince kıyılmış dereotunu ve maydanozu, un ve baharatları ekleyip karıştırıyoruz. YoÄŸun bir kıvam elde ediyoruz.
3- Yanmaz Tavaya zeytinyağı ekliyoruz. Kızınca kaşık yardımıyla mücverleri alıp tavaya koyuyoruz. Önlü arkalı kızartıp kağıt havlunun üstüne alıyoruz. Yağı süzülünce servis tabağına yerleÅŸtiriyoruz. SüzülmüÅŸ yoÄŸurt ve kuru nane karışımıyla servis yapıyoruz. Afiyet olsun.

Duyuru Not: Canım Zeyam öyle güzel bir organizasyona giriÅŸmiÅŸ ki. Bence hepimiz yanında olmalıyız. Çocuk kitapları topluyorlar ve doÄŸudaki ilkokullara kütüphane oluÅŸturuyorlar. Çocuklarınızın okumadığı kenarda köÅŸede duran kitaplarını hediye etmek istersiniz veya yeni cici kitaplar alıp bağış yapabilirsiniz.. Bir göz atın.

 

15 Aralık 2007

ZEYTİNYAĞLILAR

Kategori: ZeytinyaÄŸlılar — Misss @ 10:55

TV8 de yayınlanan KOMEDİ DÜKKANI isimli programdan haberdarmısınız? Beni uzun zamandır bu kadar güldüren bir program yok. GeçtiÄŸimiz haftalarda ara vermiÅŸlerdi. Dün akÅŸam tesadüfen yeniden karşılaÅŸtım.Tolga Çevik ve Salih Kanyon’un sunduÄŸu eÄŸlence programımı desem, tiyatrovari, enteresan farklı bir program.. Her Cuma 21-15 de TV8 de.

Ben Tolga Çevik’i  Hadi Çaman tiyatrosunda seyretmiÅŸtim. İnanılmaz etkileyici bir oyunculuÄŸu vardı. O günden beride takip ederim. Ama Komedi Dükkanında bambaÅŸkalar… Mutlaka seyredin.. Keyif alacağınıza eminim…

Åžimdi bu konunun ZeytinyaÄŸlılarla, zeytinyağı etkinliÄŸiyle hiiiiç alakası yok. :) BaÄŸlayamıyorumm.. Zorlamayayım. Ne dersiniz? :)))

Sevgili Aysel bu ayki etkinliÄŸin evsahibi. Konumuz ZeytinyaÄŸlılar… Eeeeeee ben katılmazmıyım.. Naçizane küçük bir birinciliÄŸimde olduÄŸu bir konuda.. :)) Hihihih biraz şımarıcam :)

Åžaka bir yana nefis bir konu. Bayılırım zeytinyaÄŸlı yemeklere, mezelere…

Ben iki tarifle katılmak istiyorum. Biri üstte gördüÄŸünüz tart tabağında zeytinyaÄŸlı havuç salatası. DiÄŸeride daha önce yayınladığım birincilik yemeÄŸim.  Patlıcanlı sarma.. :)

Bahçemizdeki zeytin aÄŸacımızdan …bir salkım …

TART TABAÄžINDA ZEYTİNYAÄžLI HAVUÇ SALATASI

HAMUR İÇİN

2 bardak  un
1 tatlı kaşığı tuz
100 gr. soÄŸuk, tuzsuz tereyağı; küp küp doÄŸranmış
1 adet yumurta
1/3 bardak soÄŸuk su
1 yemek kaşığı sirke

SALATA İÇİN

4 orta boy havuç
4-5 yemek kaşığı zeytinyağ
3-4 yemek kaşığı susuz yoÄŸurt (1 saat kağıt havluyu süzgeçin içine koyun. yoÄŸurtu içinde bekletin suyu süzülsün)
2 diş sarımsak

üstü için zeytin

HAZIRLANIÅžI

1- Unu, tuzu ve yağı geniÅŸçe bir yoÄŸurma kabının içine koyun.  Parmak uçlarınızla sıkıştırarak yağı ve unu karıştırın. Küçük bir kasenin içinde yumurtayı, suyu ve sirkeyi çırpın. Unlu karışımın üzerine dökün. Bütün malzeme karışana kadar karıştırın. Tezgahın üstünü hafifçe unlayın.  Hamuru tezgaha koyun ve toparlanana kadar yoÄŸurun. Hamuru bir nalyon poÅŸetin içine koyun ve buzdolabında 1 saat bekletin.
2- Hamuru 1,5 sm. kalınlığında açın. Küçük tart kaselerinin büyüklüÄŸünde kesin. Tart kabının içini hafifçe yaÄŸlayın. hamuru güzelce kalıbın içine yerleÅŸtirin. üstüne bir kaç yerine çatal batırın. Tart piÅŸerken kabarmamalı. Bunun için üstüne yaÄŸlı kağıt ya da folyo koyup ağırlık oluÅŸturması için nohut, fasülye gibi bakliyatla dldurun.
3- Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 8-10 dakika. piÅŸirin. PiÅŸtikten sonra folyo veya yaÄŸlı kağıt bulunan bakliyatları kenara alın. Tartınız kabarmamış olmalı. SoÄŸumaya bırakın.
4-Dİğer tarafta havuçları rendeleyin. Teflon tavanın içine zeytinyağını ve havuçları ekleyin. kısık ateÅŸte soteleyin. DiÄŸer tarafta yoÄŸurt ve ezilmiÅŸ sarımsağı karıştırın. Havuçlar piÅŸtikten sonra ocaktan alın. YoÄŸurda ekleyin. Karıştırın.
Servis yapacağınız zaman tartı ve salatayı birleştirin. Aksi takdirde tart hamuru yumşar ve istediğimiz gibi olmaz. :) Afiyet olsun.

PATLICANLI SARMA için buraya

Zeytin festivalindeki iç açıcı bir stand. Tamamen doÄŸal zeytinler ve zeytinyaÄŸları.. :)