02 AÄŸustos 2010

DAVET SOFRASI

Kategori: Yemekler — Misss @ 10:55

Adayla birbirimize alışma çalışmaları iyi gidiyor, her yazıya böyle baÅŸlıyorum. Ada 25 yaşına gelecek evlenecek ben hala alışma çalışmaları iyi gidiyor yazacağım.. :))) Ama gerçekten iyi gidiyor hehehe.

Kıbrıs’tan gelirken iÅŸyeriyle Haziran sonu gibi iÅŸe baÅŸlayacağımı konuÅŸmuÅŸtuk. Ama ilk kez anne olduÄŸumdan başıma neler geleceÄŸini bilmiyormuÅŸum. 14 yıldan beri çalışan bir insan olarak -elbette iÅŸsiz kaldığım zamanlar oldu- ama anne olarak iÅŸsiz kalmamıştım.:) hayatım bir insandan ibaret olmamıştı. Hem de ne insan bir gıkıyla beni ayaÄŸa dikiyor, azcık mızıldandımı aman ayy yavrum neyin var moduna giriyorum, karşımda kikirdedimi dört köÅŸe oluyorum. Herif beni parmağında oynatıyor bildiÄŸiniz. Böyle olunca da insan dakikasını kaçırmak istemiyor. Her anını görmek yaÅŸamak istiyor.. ZorluÄŸu var mı elbette var. Tüm zamanınız bir bebeyle geçiyor. Åžikayetçi deÄŸilim ama İnsan yüzüne (insan=yaÅŸ olarak kendi yaşınıza yakın demek) hasret kaldığım zamanlar oluyor. Öyle zamanlarda kendime yakın yaÅŸlı birini buldummu bir çenem düÅŸüyor sormayın. Åžimdi burada da böyle olabilir affedeceksiniz artık. :) Yani iÅŸin özü Ada biraz daha büyüyene kadar çalışmamaya karar verdim. :)

Çalışmadığım bir dönem oldu. O dönemin 6 ayını İstanbulda 1 yılını Kıbrıs’ta geçirdim. Bir gün bile sıkılmadım. SeyrettiÄŸim filmin, dinlediÄŸim cd’lerin hesabını bilmiyorum. OkuduÄŸum kitabında. Her gün 2 saat spor yapıp kendimi kendime adamıştım. :) Åžimdi ise küçük bir fark var kendimi Adaya adamış durumdayım. Evet kitap okuyorum (bebek geliÅŸimi, Masal kitapları, ya da Ada’nın izin verdiÄŸi ölçüde roman) :) Elbette sinema seyrediyorum. Her film 2 yada 3 bölüm halinde. :) Müzik dinlemiyorum yapıyorum. Karga karga gaaaak dedi çık ÅŸu dala bak dedi :))) Herkes bana bebek olduÄŸunda zorluk yaÅŸayacaksın, çalışmamak büyük dert oluyor, çok sıkılacaksın dediklerinde hadi canımmm ben sıkılmam diyordum.. :)

Büyük konuÅŸmayacaksın arkadaÅŸ, büyük lokma ye büyük konuÅŸmamıydı o lafın doÄŸrusu. (Bu arada siz biliyormusunuz daha önce bahsettimmi bilmiyorum ama atasözleri ve deyimlerin hiçbirini doÄŸru kullanamıyorum. Kendimi Türk Malı dizisindeki kadın karakter gibi hissediyorum. Yalan söyleyeni dokuz köyde ovarlar gibi :))))))))) Neyse parantezi kapatıyorum. Ada’ya hamileyken öyle büyük laflar ettim ki. mesela dedim ki bebeÄŸe emzik vermeyeceÄŸim. Åžöyle de böyle de.. Hatta ablam doÄŸuma bir gün önce İstanbula geldiÄŸinde Ada’ya çeÅŸit çeÅŸit hediyeler getirmiÅŸti. Bir de içinde emzik vardı. Dedimki abla biz emzik vermeyeceÄŸiz. Olsun dedi :) DoÄŸumum oldu. 2 gece hastanede kaldık. Ardından eve geldik. Gece saat 23-oo oldu Ada uyumaz. Gece saat 1-2-3-4 Ada uyumaz. Ben hastaneyi (hemÅŸire odasını) arıyorum. Uyumuyor bebe diye. Yapmamız gerekenleri söylüyorlar yok yok. Uyumuyor. :) Biz emziÄŸi o akÅŸam kaynattık verdik aÄŸzına.. :) Sonra 1 ay kadar emdi  bıraktı. 3 aydan beri denemediÄŸim emzik kalmadı. Alsın diye alsında beni emzik modunda kullanmasın diye, yok adam emmek istemiyor. Tamam dedim. Teslim oldum.

Ardından doÄŸmadan öncede sonrasında da yavruma TV seyrettirmeyeceÄŸim diyordum. Affedersiniz ama bildiÄŸiniz atıp tutuyormuÅŸum. :) Yanlışlıkla Tv’ye doÄŸru tuttuysa arkadaÅŸlarım kibarca uyarıp biz Ada’ya Tv seyrettirmiyoruz diyordum. Herkes de hassasiyetime dikkat ediyordu. Lakin Tv de zaplarken Baby TV’deki Tulli’yi görüp aşık olan Ada tulliyle konuÅŸmaya baÅŸladı. 3 dakika süren program sırasında ben rahat nefes aldığımı farkettim. Tullinin saati gelir gelmez Tv nin başına geçiyoruz. Ada mama sandalyesinde ben koltukta yatay vaziyette. Ve buradan duyuru yapmak istiyorum. Baby TV yapımcıları salyangoz Tulli 3 dakika deÄŸil 30 dakika olsun.. :) GördüÄŸünüz üzere o atıp tutmalarda bir yere kadarmış.Teslim olmuÅŸ vaziyetteyim.

Neyse bu atıp tutmalarımı bir kenara koyup size birinden bahsedeceÄŸim. Bir insanın ince (ince derken ÅŸiÅŸman ince deÄŸil kibarlık manasında anladınız onu siz) :)) olması doÄŸuÅŸtan gelir. Bunu bilir bunu söylerim. Elbette yetiÅŸtiriliÅŸ çok önemlidir, falan filan ama. EÄŸer içinde yoksa insanın yoktur. Siz hiç 5 kg. lık zeytinyağı sipariÅŸ edip gelen paketin içinden misss kokulu güller çıkacağını tahmin edermisiniz ya da fesleÄŸen dalları. Bidonun dışında sarılı olan poÅŸeti yırtarken burnunuza gelen kokuyu anlamayıp aman Allahım bu koku nereden geliyor böyle, misss gibi dediniz mi. Ben dedim. Ve o kadar ÅŸaşırdım ki.. Delfinamın babasının gönderdiÄŸi zeytinyağı paketini açtığımda o kokuya rastladım. Daha bi heyecanla yırttım paketi. İnanamadım. Bahçeden koparılmış 2 gül, yanında fesleÄŸen dalları. Islak bir peçeteye sarılmış, sarılmış ki teeeee oralardan buralara gelene kadar kokusu dayansın, iyice salmasın kendini diye. Nasıl bir koku, beklemezken duydunmu insan başını döndürüyor. Åžimdi sorarım size Tevfik amca’nın inceliÄŸi nasıl bir ÅŸeydir. Buradan da Fatma teyzenin, Tevfik amcanın ellerinden öpüyorum..Farkettim ki zeytinyağıyla ilgili birÅŸey yazmamışım. Pek birÅŸey demeye gerek yok. HARİKA.. Mutlaka deneyin derim. SipariÅŸ için Delfinamın sitesini ziyaret edin. Kıbrıs’ta yemiÅŸtim en son böyle güzel zeytinyağı. Kendi bahçeden topladığımız zeytinlerin yağıydı. O zamandır özlem duyuyordum. İşte buldum dedirtti bana.. 

Bu arada Seda’cığım için Ömer bebek geliyor partisi düzenledik. Pek keyifli geçti. Ben alttaki bez pastayı hazırladım. Yapımı oldukça keyifli. Belki yapmak isteyen olur, fikir verir. Seda’cığım herÅŸey istediÄŸin gibi olsun.. Limon kokuluNevalim o sadrazam lokumu rüyalarıma giriyor. :)))

Ben hiç masa fotoÄŸrafı, menü v.s. koymadım bloguma. Hiç fırsat bulamadım. İşte size bir davet sofrası. Ben öyle üst üste tabak çanağın olduÄŸu masaları sevmiyorum gereksiz geliyor. Görmedim de hiç bir yerde. Yemekteyiz programı dışında. :) Benim masam oldukça sade. 2 çocuÄŸu olan iÅŸ arkadaşımız ve eÅŸi için hazırlandı. Çocuklar olunca tatlı kısmına ağırlık verdim. Çorba yerine zeytinyaÄŸlılardan hoÅŸlanırım masada. çorba insanın karnını doyuruyor düÅŸüncesindeyim.. :) İşte menü.

 MENÜ
ZeytinyaÄŸlı garnitürlü enginar
Zeytinyağlı yer elması
Patates topları ( havuçlu ve maydanozlu)
Kırmızı biber sarması (peynirli)

Minik köfteler

Patlıcanlı Börek

Kremalı fesleğenli tavuk
Havuçlu pilav

Sütlü irmik tatlısı
Hazır baklava yufkasıyla dilber dudağı
Browni cheesecake

Köftelerin sunumunu çok beÄŸendiler. Her zamankinden farklı hazırladım. Ara sıcak olarak sundum. İşte taif:

Malzemeler:

250 gr. kuzu 250 gr. dana kıyma
1,5 çay kaşığı tepeleme kimyon
1 su bardağı ufalanmış tam buÄŸday unlu ekmek içi
1 orta büyüklükte soÄŸanın rendesi
2 diÅŸ sarımsak dövülmüÅŸ
1 tatlı kaşığı tuz, karabiber
chery domates
çöp ÅŸiÅŸin çöpü :)
Sıvı yağ

Hazırlanışı:

1- Tüm malzemeleri karıştırıp minik köfteler yapın. Chery domateslerinizin büyüklüÄŸünde.
2- Kızgın yaÄŸda köftelerinizi piÅŸirin.
3- Çöp ÅŸiÅŸlerinize 2 köfte bir domates takıp bardaklarınızın içinde sunabilirsiniz. Afiyet olsun.

 

23 Haziran 2010

ETLİ ENGİNAR

Kategori: Yemekler — Misss @ 10:55

Bloga ısınma çalışmalarında çok baÅŸarılı olamadım. Kabul ediyorum. Sıcakların bastırması, Ada’nın tüm zamanımı kaplaması, yapılacak ÅŸeylerin tümünün sıraya dizilmesi ve bloga yazı yazmanında sıralarda geride yer alması, bir türlü yazamamamın nedeni. Bir de Ada için günlük hazırlıyorum. Eski kıvraklığımı kaybetmiÅŸ olmam, resim eklerken bile anaaam nasıl ekliyoduk bu resmi, eee iyide kategori nasıl oluÅŸturulur hoydaaaa ÅŸeklindeki nidalarımla zar zor yazıyorum. Görsel tarafı tamamlanmadığından, içerik tamam olsa da günlüÄŸü daha yayınlayamıyorum.

Her günüm aynı geçiyor. Bazen aynı günü tekrarladığımı ve bana zalim bir oyun oynandığını düÅŸünmeden edemiyorum. MeÄŸer ben eskiden ne faal bir insanmışım, ne keyifli ÅŸeylerle uÄŸraşıyormuÅŸum… Ahhh kıymetini bilememiÅŸim, bilememiÅŸim.. (burada dizlerime vurarak lililililili diye ses çıkarıyorum bir taraftan, hayal edin diye açıklayayım dedim) :)))

Neler yaptık biz son yazımızdan bugüne. Ada 5 aylık olmak üzere. Üzere diyorum çünkü bu yazıyı yazar yazmaz yayınlarsam :) 5. aya 1 haftası var. :) Keyfi yerinde, annesini üzmüyor, hergün bir atraksiyonla günümü neÅŸelendiriyor. Sizlerin de ellerinden yalıyor. Daha öpmeyi bilmiyor. :).

Biz bu 2 aya Bolu, Lüleburgaz, TekirdaÄŸ ziyaretleri sıkıştırdık. Bir de Antalya tatili. Özlem, Ada’nın bu gezme tozmaları için "ben 34 yaşındayım bu adam kadar gezmedim daha" dedi. Hala aklıma geldikçe gülüyorum. 

Birde beni hala hayrete düÅŸüren bir olay yaÅŸadım. Blogtan tanıdığım güzel insan Ä°nci ile yüzyüze tanışmasakda facebook aracılığı ile ara ara görüÅŸüyoruz. Ada ve benim fotoÄŸrafımızı da oradan görmüÅŸ. Önümde babam dursa, eÄŸer onu görmeyi beklemiyorsam tanımaktan aciz biri olarak bu yaÅŸadığımın ne demek olduÄŸunu varın siz düÅŸünün.

Ada ile Ikea’da alışveriÅŸ etmiÅŸtik. Kasada beklerken bir bayanın bize baktığını farkettim. Göz göze geldik. Ve ben tüm öküzlüÄŸümle gözümü kaçırdım. :) Arkamdan Zerrin diye biri seslendi. Göz göze geldimiz bayan bana sesleniyordu. ÅžaÅŸkınlıkla yüzüne baktım. Adayı göstererek Ada deÄŸil mi dedi evet dedim. Ülen nereden tanıyorum diye kafamın içinde milyon soru. Eskiden tanışıyor olsam Ada’yı nereden bilsin. Eeee yeni tanışık olsam niye hatırlamıyorum.. Ben İnci Akar dedi. Ben ÅŸoktayım. Nasıl tanıdığını anlattı bana. ÖpüÅŸtük. Yıllardan beri görmediÄŸimiz 2 dost gibi sarıldık birbirimize. Beni saç modelim, bakışlarım ve Ada sayesinde tanımış. Artık nasıl bakıyorsam insanlara :)))) İnci pek ÅŸeker ve tatlı biri ama en önemlisi hayatımda gördüÄŸüm en dikkatli insan. Çok etkilendim İnci senden, bildiÄŸin gibi deÄŸil. :))

Bir de insan sürekli evde vakit geçirince saçma sapan ÅŸeyler heyecan yaÅŸatıyor onu farkettim. Mesela son zamanlarda heyecanlandığım en önemli konuların başında Bihterle Behlül geliyor. Ne olacak acaba bu Nihale merak içindeyim. :))

Bir de Pınar Hanım’dan bahsedeceÄŸim size. Bugüne kadar çeÅŸitli yerlerden organik ürün almaya çalışmışlığım, almışlığım var. Ama bir türlü istediÄŸim gibi olmuyordu. Ya ürünler çok lezzetli oluyor ama fiyatıda ciddi el yakıyordu, ya paketlenmeleri özensiz oluyor gelinceye kadar bozuluyordu,  ya da ya da ya da.. İşte Pınar Hanım’dan aldığım ürünler tüm bu ÅŸikayetlerimi çözdü. Pınar Hanım’ın çiftliÄŸi Aydın’da. Geçen hafta ilk sipariÅŸimi verdim. Kosssskocaman bir koli geldi. Domatesler ezilmesin diye tek tek gazete kağıdına sarılmışlardı. Ada ek gıdaya baÅŸladığından her sebzenin meyvenin gerçek lezzetini tatsın istiyorum. İlk kutunun içinden çıkan köy biberi, domatesi ne kadar anlatsam kelimeler yetersiz kalır. Ada’nın eline verdiÄŸim salatalıkları cork cork emiÅŸini görünce tamamdır dedim. :) Pınar hanımın hikayesini buradan okuyabilirsiniz. SipariÅŸ vermek, ürünleri görmek için Pınar Hanım’a email atıp listeyi isteyebilirsiniz..

Bu sıralarGrupanya diye birÅŸeye takıldım. Aman allahım biri beni durdursun demek istiyorum lakin her sabah gelen avantaj emailindeki avantajlardan satın almamak için kendime baskı yapıyorum. Zerrin bunu alma tamam ucuz ama alma ne yapacaksın kemerburgazdaki kuru temizleme hizmetini sen nerede oturuyorsun kemerburgaz neresi gibi gibi kendimi ikna ediyorum … Bi bakın ilginizi çekebilir.

ÖÄŸrendiÄŸim ve müthiÅŸ faydalandığım bir güzellik reçetesini paylaÅŸayım bir de. EÄŸer dirsekleriniz ya da topuklarınız sertleÅŸmiÅŸse kullanacağınız vaselin kremi alıp içine bir ezilmiÅŸ aspirini karıştırın. Ve sürün.. SürdüÄŸünüz yerler yumÅŸacık pamuk gibi olacak. :))

Hanımellerin un kurabiyesi reklamını çok beÄŸendim..

Yazı aldı başını gidiyor biliyorum. Ama bunu söylemeden bittirmeyeceÄŸim yazıyı. Yeniköyde Takanik isimli balık evinde dil balığını güveçte yiyin. Yerken Zerrin ne haklıymışsın harika bir yemekmiÅŸ bu diyin e mi.. :)

Ahmet Ümit İstanbul Hatırasını okuyorum. Pek keyfili baÅŸladı …

Saha kenarında ısınma  çalışmaları tamam, sahaya inicem yakında :)))

Yukarıdaki enginar nefis oldu… Üstte bahsettiÄŸim Pınar Hanımın çiftliÄŸinden gelen enginarlarla ve bezelyeyle yapıldı.. Tadına doyum olmadı.

Malzemeler:

4 adet çanak enginar
250 gr. parça et
1 çay bardağı bezelye
2 yemek kaşığı zeytinyağ
2 iri diş sarımsak
tuz, karabiber, kekik, kırmızı toz biber, istediğiniz baharat..

Hazırlanışı:

1- Enginarların üzerine zeytinyağını ve 1,5 çay bardağı su ekleyip haÅŸlayın. (eÄŸer düdüklü varsa ÅŸipÅŸak piÅŸecektir.)
2- PiÅŸen enginarları alın. İçine eti koyun su ve yaÄŸ içinde kalsın. Eti haÅŸlayın. Düdüklü olursa bu iÅŸte ÅŸipÅŸak olur. :) Son dakikasında bezeleyeleri ekleyin diriliÄŸini kaybetmeden altını kapatın.Altını kapadıktan sonra rendelenmiÅŸ çiÄŸ sarımsağı ekleyin. Üstüne baharatları ekleyip  karıştırın.
3- Enginar çanaklarının içine etli karışımdan koyun. Dere otuyla süsleyip mideye indirin. :) Afiyet olsun.

 

25 AÄŸustos 2009

DOMATESLİ PİLAV TARİFİ

Kategori: Yemekler — Misss @ 10:55

Her zaman çocukları izlemek bana mutluluk vermiÅŸtir.. Onların hayal dünyasını anlamaya çalışmaktan, yaptıkları davranışları izlemekten, kendi mantıkları doÄŸrultusunda ayıp, yanlış, doÄŸru, korku bilmeden hareket etmelerinden büyük keyif alırım. Onlara izlerken kendi çocukluÄŸumu hatırlarım,keyiflenirim. Ben çok güzel bir çocukluk geçirdim bunu yazmışmıydım bilmiyorum. (öylesine söylemek istedim) :)

Son zamanlarda göbeÄŸimin giderek büyümesinden, tüm vücudumun deÄŸiÅŸime uÄŸramasından, hergün en az 15-20 dakika hamilellikle ilgili yayınlar okuduÄŸumdan, iki dakika içinde ruh halimin deÄŸiÅŸmesinden (tiyatro yüzleri gibi yüzüm bir, aÄŸlak bir gülek) -(hehe gülek belediyesi)- içimdeki serseri sayesinde çocuklara daha bir dikkat eder oldum. Hatta ÅŸöyle söyleyeyim etrafta çocuk varsa ben kaçırmıyorum. Nasıl bir algıda seçicilikse hepsini görüyorum, yakalıyorum, izliyorum. Size biri duyduÄŸum, duyduÄŸumda beni gülmekten yerlere yatıran diÄŸeri ise bizzat gördüÄŸüm ve ÅŸaÅŸkınlıktan kalakaldığım iki olayı anlatacağım.  

Geçen akÅŸam markete gittim. Arabadan indim. Önümde dünya güzeli bir kız çocuÄŸu 2,5 yaşından fazla deÄŸil ve annesiyle yürüyorlar. İngiliz oldukları kırmızı olan tenlerinden belli. :) Kız çocuÄŸunun yüzünü görmelisiniz damlacık ÅŸeklinde herÅŸey minik kaÅŸ, göz, dudaklar ÅŸöyle düÅŸünün burnunu göremedim bile öyle minicik. Markete önümden girdiler bende izliyorum. Girerken ufaklık marketin dışında olan ÅŸiÅŸme oyun alanına gitmek istediÄŸini her haliyle belli etti. Gerek annesinin eteÄŸinden çekmek olsun,gerek direnerek marketin dışında kalmaya çalışmasıyla istediÄŸi ortadaydı. Annesinin de belli ki acelesi var ufaklığı sürüyerek markete soktu. Kız elini bıraktırdı. Üzerinde minicik bir elbise var. Annesine mama diye seslendi. Annesi ve ben dahil olmak üzere ufaklığa baktık. Ufaklık tam giriÅŸin olduÄŸu yerde annesi baktığı anda saÄŸ iÅŸaret parmağıyla bacaklarının arasını gösterdi. Yüzüne bir sırıtma kondurdu ve iÅŸemeye baÅŸladı. Annesi ne yapacağını ÅŸaşırdı. Minik bir gölcük oluÅŸtu etrafında. Herkes ÅŸok halde olayı izledi. :) Böyle bir soÄŸukkanlılık hele hele bu yaÅŸta görmedim. İngiliz soÄŸukkanlılığımı demeli bilmem. Senmisin benim istediÄŸimi yapmayan bende çiÅŸimi ortalığa yaparım böyle.. :)

DiÄŸeri ise bu sabah YeÅŸim’in anlattıği diyalog. Beni inanılmaz güldürdü. YeÄŸeni sünnet olmuÅŸ. YaÅŸ 6 dikkatinizi çekerim. :) Pipisine bakıp -eskiden dünyadaki en güzel pipi benimkisiydi, birde ÅŸimdi bak ne çirkin oldu- diyormuÅŸ.. :)

Åžimdi son olayın konusu gereÄŸi bu yazıyı bir tarifle baÄŸlamam mümkün deÄŸil gibi deÄŸil mi.. Åžimdi böyle sanal ortamda olmasaydık yüzyüze olsaydık kalkıp size deÄŸiÅŸik ÅŸaklabanlıklarla söz ettiÄŸim o minik ayrıntıyı unutmanızı saÄŸlardım. Neyse üstteki tarif birkaç ay önce yaptığım bir lezzet. Domatesli pilavın domatesi çiÄŸden koyarak piÅŸirirdim ama bu hali inanılmaz leziz oldu. Rengide parlak oldu. Ben bahçedeki domateslerle yaptım.. :)

Malzemeler:

2 su bardağı pirinç (yıkanmış, sıcak suyun içinde beklemeye bırakılmış.)
3 orta boy domates (rendelenmiÅŸ)
1 tatlı kaşığı şeker
1 dolu çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı zeytinyağ
2 yemek kaşığı tereyağı
3 su bardağından 2 parmak eksik kaynamış su
Üstüne kuru fesleÄŸen

Hazırlanışı:

1- Domatesleri rendeliyoruz. Teflon tavanın içine zeytinyağını, ÅŸekeri ve domatesleri ekliyoruz. Suyunu çekinceye kadar ocakta çeviriyoruz.
2- Yıkanmış ve ıslatılmış pirinçleri süzüyoruz. Tencerenin içine tereyağını koyuyoruz. SüzülmüÅŸ pirinçleri ekliyoruz. Kavuruyoruz. Üstüne hazırladığımız domates rendesini ve tuzunu ekliyoruz suyu ekleyip bir defa karıştırıp kapağını kapatıyoruz.
3- Tencerenin üstünde delikler olduÄŸunu gördüÄŸümüzde kapatıyoruz. Üstüne havlu koyup kapağı örtüp dinlendiriyoruz. Servis yaparken kuru fesleÄŸen, nane kullanabilirsiniz. Afiyet olsun.

08 Ekim 2007

ZEYTİNLİLER VE ZEYTİNYAÄžLILAR YARIÅžMASI — MUTLULUÄžUM

Kategori: Yemekler, ZeytinyaÄŸlılar — Misss @ 10:55

Günlerdir Kıbrıs’ta bir festival hazırlığı var. Zeytin festivali. PerÅŸembe günü festival kapsamında bir yemek yarışması düzenlendiÄŸini öÄŸrendim. Ben de katılmak istedim. Adımı yazdırdım, ama sonrasında büyük bir heyecan yaÅŸamaya baÅŸladım. hayatımda ilk kez yemek ile ilgili bir etkinliÄŸe katılacaktım ve bu da bir yarışmaydı. Hele jüriyi duyunca daha da heyecanım arttı. EÄŸitim ve Kültür Bakanı ‘nında aralarında bulunduÄŸu 8 özel jüri üyesi vardı.

 

Cuma günü birkaç deneme yapayım istedim evde. Lezzetli olursa cumartesi sabahı yaparım dedim. Ama bir türlü fırsat bulamadım. Cumartesi sabah uyandım. Saat 13-oo e kadar hazırlamam gerekiyordu. Teslim saati 13-oo de son buluyordu. Ne yapacağımı bilmez halde sersem vaziyette girdim mutfaÄŸa. Aklımda tart tabağında havuç salatası vardı. Onu hazırlamaya giriÅŸtim. Bir taraftanda zeytinyaÄŸlı deyince ilk aklıma gelen patlıcan sebzesiyle birÅŸeyler yapmalıyım diyordum. Mesut patlıcandan çok hoÅŸlanmadığı için boÅŸver patlıcanı diyip kafamı allak bullak etti. :) Sonunda hazırlamaya karar verdim. Tüm hazırlıklarım 12-oo de sona erdi. Apar topar hazırlıklarımı yapıp çıktık.

 

Yarışmada sunuma ve yemeÄŸin lezzetine bakılacağı söylenmiÅŸti. Ama ne yapmam gerektiÄŸi hakkında hiç bir bilgim yoktu. Sunum için kendi tabaklarımı da götürdüm. Ottoman Hause isimli rest. vardığımızda güleryüzlü rest. sahipleriyle karşılaÅŸtık. Ben sunum için tabaklarımı hazırlarken hepsi öyle güzel sözler söylediler ki çok mutlu oldum. Yarışmaya diÄŸer katılacak yemeklerde üstleri örtülmüÅŸ vaziyetde orada duruyordu.

Hepsi birbirinden güzel görünüyordu. ben diÄŸer yemekleri görünce hiçbir ÅŸansım olmadığını düÅŸünmeye baÅŸladım. Yukarıda gördüÄŸünüz yemeklerin sadece birazı. Çevremdeki yemekleri çekebildim. Sanırım 40′ın üzerinde yemek vardı. Yemekleri görseniz kabak çiçeÄŸi dolmaları, minik, incecik sarılmış yaprak sarmalar, zeytinli çörekler, birbirinden lezzetli salatalar …

 

Jüri yerini aldı. Önce tabak biri tarafından tek tek jüriye gösteriliyor, sonra baÅŸka biri jürilere servis yapıyordu. Ben dereceye giremeyeceÄŸimden çok emindim. tabaklarım boÅŸalsın, birinci yemeÄŸin fotoÄŸrafını çekeyim diye bekliyordum. Benim tabağıma geldiÄŸinde görüntüsüne bakan iki jüri üyesi ki biri Rocks Hotel baÅŸaÅŸçısı diÄŸeri Y.D.Ü turizm ve otelcilik bölümü öÄŸretim görevlisi olan jüri üyeleri iÅŸte bu ÅŸahane bir sunum , bravo dediklerini duyunca aÄŸzım kulaklarıma yayıldı. İyi de görüntü tamam tadınınıda beÄŸenmeleri gerekiyordu.

 

Ben yarışmaya dereceye girecek olanların yerel yemekler olacağını düÅŸünüyordum. Görsel olarak tabağımı beÄŸenilsede hiç umudum yoktu. Tüm yemek tatma iÅŸleri ve puanlama bitti , dereceye girenler açıklanmaya baÅŸladı. Jüri özel ödülü açıklandı, 3. açıklandı. Hayır ben deÄŸilim. 2. ve 1. olamayacağımada çok eminim. Öyle dinliyorum. 2. bakla ezmesi dendi, evet ben deÄŸilim. 1. patlıcanlı sarmayla Zerrin Tomruk dediklerinde ÅŸok yaÅŸadım. Herkes Zerrin Tomruk arıyor ben uzun süre tepki veremediÄŸim için öylece bakıyorum. Sonra ben olduÄŸumu kendimde kavradım.. :)))

Evet 1. oldum. Hem de hiç beklemiyordum. AkÅŸam saat 20-00 de festival meydanında yapılan ödül töreniyle ödüllerimize kavuÅŸtuk. Benim için inanılmaz mutluluk verici bir gündü.  Öyle deÄŸerli jüri üyeleri tarafından yaptığım yemeÄŸin beÄŸenilmesi hem de ciddi bir puan farkıyla birinci olduÄŸumun söylenmesi, yaratıcılığımı tebrik etmeleri beni çok onurlandırdı.

 

Ben de sizlerle paylaÅŸmak istedim. Üstte 1. lik kazandığım yemeÄŸimi görüyorsunuz. FotoÄŸraf pek iyi çıkmamış..

Yarışma sonucuyla ilgili az önce bir gazetede çıkan haber iÅŸte buyrun http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/22/news/10959/PageName/KIBRIS_HABERLERI

 

En kısa zamanda üstteki yemeÄŸimin tarifini ekleyeceÄŸim. Åžimdi denize gidiyorum. Yunus atlaması yaparak 1. liÄŸimi kutlayacağım. :)))

 

İşte tarif:

 

Malzemeler:

 

2büyük tombul ve uzun patlıcan

1 orta boy domates

1 küçük soÄŸan

2 diş sarımsak

2 orta boy yeÅŸil biber

1/2 çay kaşığı sarımsak tozu

1 tatlı kaşığı şeker

1 çay kaşığı tuz

1/2 çay kaşığı karabiber

1/2 su bardağı zeytinyaÄŸ (Ben bizim bahçemizden topladığımız zeytinin yağını kullandım)

 

Hazırlanışı:

 

1- Patlıcanları alacalı soyun. Boyuna ince dilimlere ayırın. Ben bir patlıcandan 6 dilim yaptım. Tuzlu suyun içine patlıcanları yatırın 15 dakika bekletin. Sudan çıkarıp havluyla kurulayın.

2- Bir tavada zeytinyağını kızdırın. Patlıcanları önlü arkalı kızartın. Kağıt havluya koyup yağını aldırın.

3- DiÄŸer bir tavada 2 yemek kaşığı zeytinyağında yarım ay ÅŸeklinde doÄŸranmış soÄŸanı, küçük küçük doÄŸranmış sarımsakları üstüne ÅŸeker ekleyerek karamelize ederek çevirin. soÄŸan ve sarımsağın suyunu salması gerek. İçine iri doÄŸramış olduÄŸunuz yeÅŸil biberleri ekleyin. Çok yumÅŸamadan üstüne küp küp doÄŸranmış domatesleri ekleyin. tuz, karabiber ve sarımsak tozunu ekleyip karıştırarak piÅŸirin. Biberler, domatesler çok kendini bırakmasın.

4- Kızarmış olan bir dilim patlıcanı alın içine bir köÅŸesine 1 yemek kaşığı karışımdan koyun. Sarın. Üstüne tutması için kürdan saplayın. SoÄŸuyunca servis yapın. Afiyet olsun …

Sizleri sımmsıkı kucaklıyorum.

24 Eylül 2007

LAHMACUN TARİFİ

Kategori: Ekmekler, Yemekler — Misss @ 10:55

LAHMACUNCUUUUUUUUU GELDİ HANIMMM …

 

Bir adaya düÅŸersem ve yanıma ömrüm boyunca yetecek lahmacun ve dondurma verseler mutlu mutlu yaÅŸarım. Tabii sevdiklerim de olsun. :)  Ama dondurma için buzdolabıda gerekiyor…  Neyse ben isteklerimi yeniden gözden geçireyim… :))

 

Yani ben sabah, öÄŸle, akÅŸam lahmacun yerim. Çıtımı çıkarmam. :)

 

Kıbrıs’a geldiÄŸimden beri lahmacun yiyemiyorum. Neden derseniz ya yok, ya da olmasa daha iyi olurdu denecek kadar kötü. İstanbul’a her gittiÄŸimde kendimi lahmacunculara, kebapçılara ve taksimdeki büfelere atıyorum.

 

Neyse İstanbul’a son gidiÅŸimden beri iki ay geçti. Benim lahmacun krizim giderek artmaya baÅŸlıyordu ki ben naaptım kalktım lahmacun yaptım. :)

 

YediÄŸim Lahmacunlar arasında ilk 5′e girecek kadar güzeldi. Mesut’da aynı ÅŸeyi söyledi. Ayrıca lahmacun yapmak ne kadar kolay birÅŸeymiÅŸ. Dışarda bundan böyle lahmacun yemem. Belki yerim yaa :))) Ama nasıl yapıldığını, içine ne konulduÄŸunu bildiÄŸiniz, hem de steril bir ortamda kendi ellerinizden çıkan birÅŸeyi yemenin keyfi bir baÅŸka…

 

Lahmacun Tarifini sevgili Kayserimutfagi‘ndan aldım. Birkaç ekleme yaptım. Kayserimutfagina çok teÅŸekkür ederim.

Malzemeler:

 

Hamur için:

 

500 gr. un

1/2 paket toz maya

1 yemek kaşığı şeker

1 tutam tuz

ılık su

 

İçi için:

 

250 gr. kuzu kıyma (dana kıyma kuru oluyor aynı lezzeti yakalayamazsınız)

2 yemek kaşığı domates salçası

1 yemek kaşığı biber salçası

3 soÄŸan (rendeleyeceÄŸiz)

2 domates (rendeleyeceÄŸiz)

2 adet yeÅŸil biber (küçücük doÄŸrayacağız)

İstenen her türlü baharat (kekik, kimyon, karabiber, tuz)

3-4 diş sarımsak

1 tutam maydanoz

 

Hazırlanışı:

 

1- Unu bir kabın içine alın, havuz gibi açıp içine tuz, ÅŸeker ve mayayı koyun. Ilık su katarak kulak memesi kıvamında yoÄŸurun. Mayalanmaya bırakın. Ben sıcak bir ortamda 30 dakika beklettim mayalandı.

2- Bir taraftan içini hazırlayın. Kıyma, salça, rendelenmiÅŸ soÄŸan, rendelenmiÅŸ domates, maydanoz, baharatlar ve biberi iyice yoÄŸurun. Ama siz kıymayı yaÄŸlı isteyin. Ve mutlaka kuzu kıyma kullanın.

3) Mayalanmış hamurdan küçük bezeler alın. Bu hamur 10 adet için. Hamurları lahmacun ÅŸeklinde açın. ve kıyma harcını hamurun üzerine yayın. Hamuru çok inceltmeyin.

4) 200 derece ısıtılmış fırında teker teker piÅŸirebilirsiniz. Hafif kızarmaya baÅŸladığında çıkarın. Çok bekletmeyin. Kıymalar piÅŸsin yeter. Ya da (ki ben bu yöntemi kullanıyorum) tavaya koyup üstünü kapakla kapatın. 3-4 dakikada piÅŸecektir. Afiyet olsun …