16 Ekim 2007

KARADENİZ YEMEKLERİ ** PAZILI LEMİS ** HAMSİKÖY SÜTLAÇI

Ramazan, bayram derken bir etkinlik daha geldi çattı. Hatta Geldi geçiyor demek daha doÄŸru olur. Ben etkinlik için geciktim. Sonra YeÅŸimciÄŸim saÄŸolsun 20’sine kadar email gönderebilirsiniz deyince büyük mutlulukla hazırladım yemeklerimi.

 

Konu Karadeniz yemekleriydi. Açık söylemek gerekirse bölgeye ait yemek yapma fikri hoÅŸuma gitti. nedenine gelince elimde bulunan Sahrap Soysal’ın kitabından tarifler deneme fırsatı buldum. Kitabın adı Bir Yemek Masalı. İki tarifte bildiÄŸimiz tarifler ama çıkış yerleri buralarmış demek ki.. :)

 

Bu dönem iÅŸlerimin yoÄŸunluÄŸu sebebiyle birçok ÅŸeye vakit ayıramıyorum. Ama etkinlik deyince iÅŸte buradayım. :))

 

Bir Batı Karadenizli olarak bende karadenizli sayılırım. DeÄŸülmü uÅŸaÄŸum … (oyyy böyle yazmayı çok istedim) Kötü espri olabilir ama napiim dayanmıyorum :))) 

 

Tariflerimden ilki Pazılı Lemis. Lemis bir GümüÅŸhane yemeÄŸi. İç malzeme olarak Ispanak veya pancarda kullanılabiliyormuÅŸ. Ben pazılı yaptım. UÅŸaÄŸum tarif aÅŸaÄŸudadır… hihihihih (ay çok hoÅŸuma gitti böyle yazmak)

 

PAZILI LEMİS

 

Malzemeler:

 

2 su bardağı un

1 su bardağından az su

1 çay kaşığı tuz

 

2 bağ pazı

2 yemek kaşığı tereyağ

2 orta boy soÄŸan

tuz, karabiber

 

Hazırlanışı:

 

1- YoÄŸurma kabının unu koyup kenarlarına tuzu ekleyin. Ortasını havuz gibi açıp suyu azar azar ilave edin. Ele yapışmayan bir hamur elde edin. Hamurdan yumurta büyüklüÄŸünde bezeler koparın. Sonra üstünü nemli bir bezle örtüp 30 dakika dinlendirin.

2- Pazıları yıkayıp ince ince doÄŸrayın. SoÄŸanlarıda incecik doÄŸrayın. Tereyağında soÄŸanı kavurun. Üstüne pazıyı ekleyip tuz karabiberle harmanlayıp pazıyı öldürün. 5-6 dakika piÅŸirin ortalama olarak. SoÄŸumaya bırakın.

3- Her bir bezeyi yemek tabağı büyüklüÄŸünde oklava yardımıyla açın. Bir tarafına iç malzemeden koyun. D ÅŸeklinde kapayın. YaÄŸsız tavada önü arkasını piÅŸirin. PiÅŸtikten sonra sıcakken önünü arkasını tereyağı sürün. Afiyet olsun uÅŸaÄŸum … :)

 

HAMSİKÖY SÜTLACI

 

Sahrap Soysal kitabında Hamsiköy Sütlaçı için ÅŸunları yazmış. "Hamsiköy’ün bu sarı renkli tadına doyulmaz sütlacının yiyebileceÄŸiniz en muhteÅŸem lezzetteki sütlaç olduÄŸunu söylemek isterim. YemyeÅŸil daÄŸların arasına ve eteklerine serpiÅŸtirilmiÅŸ bir doÄŸa harikası olan Hamsiköy’ü hepinizin görmesini isterim.DönüÅŸte de Hamsiköy’ün bir ekmeÄŸini koltuÄŸunuzun altına sıkıştırıp, koparıp koparıp yemenizi öneririm. Bir zamanlar Hamsiköy’den İstanbul’a sütlaç gönderildiÄŸi bile söylenir.Lokantalarda yapılan sütlaçın içine bazen pirinç unu bazende mısır niÅŸastasıyle çırpılmış yumurta ve vanilya eklenir. Eskiler sütlaçın sadece süt, ÅŸeker ve pirinçden yapılması gerektiÄŸini vurgularlar."

 

Ben açık söyleyeyim bu sütlaçın adına vuruldum. Hamsiköyü’de çok merak ettim. Hele Sahrap Soysal’In üstte yazdıklarını okuduktan sonra apar topar yaptım. :) Evde hiç dayanmadı. :) Haaa uÅŸağım haa tarif aÅŸağıda… Ayyy kendimi tutamıyorum ne olacak benim bu halim.. :)

 

Malzemeler:

 

1 lt süt.

1 çay bardağı pirinç

yarım çay kaşığı tuz

1,5 su bardağı şeker (ben şekeri daha az koydum)

 

Hazırlanışı:

 

1- Pirinç yıkanır tencerenin içine koyup üstüne 3 parmak geçecek kadar haÅŸlayın. Tuz ekleyin.

2- HaÅŸlanmış pirinç ılıyınca soÄŸuk sütü yavaÅŸ yavaÅŸ ekleyin. Pirinçli süt kaynayıp üstü kaymak baÄŸlamadan ÅŸekeri ilave edin. Karıştırın.

3- 10-15 dakika daha ÅŸekerle piÅŸen sütlaçın altını kapatın 5-6 dakika dinlendirin. Ilımaya baÅŸladığında kaselere servis edin. Afiyet olsun.

07 Mayıs 2007

KIYMALI SU BÖREĞİ

Kategori: Börekler — Misss @ 10:55

Ben su böreÄŸini normalde sevmem. Ama Mesut uzun zamandır su böreÄŸi istiyordu. Ben de tariflere bakarken bu börekle karşılaÅŸtım.

Åžimdi bu açıklamayı yaptıktan sonra 3-5 farklı ÅŸeyden bahsedeceÄŸim. Sonra konuyla baÄŸlamaya uÄŸraÅŸacağım. Åžimdiden söyeleyeyim. Aman efendim bu saçmalıkta ne, su böreÄŸi nerede bu konu nerede gibi laflar duymak istemiyorum. :) Evet hiç bir ilgisi olmayabilir. Ama siz ilgisi varmış gibi davranıp beni mutlu edeceksiniz deÄŸil mi?. Öyle dalga geçmek falan da yok. Bu durumu olgunlukla karşılayacağınıza konuyu yine ÅŸahane baÄŸlamışsın Zerrin diyeceÄŸinize eminim. Aslansınız siz .. :)

Bu kadar ön hazırlıktan sonra gelelim söz etmek istediÄŸim konulara:

1- Balkonumuzda serçeler yuva yapmış. Balkona çıktığımda görüyorum arada yavrucuk kafayı uzatıp bana selam veriyor. Geçen gün de anne ve babası uçmayı öÄŸretiyordu. hani anneler çocuklarına birÅŸey öÄŸretirken sesleri yükselir hele tehlikeli birÅŸeyse ve çocuklarına zarar geleceÄŸini düÅŸünürlerse hem nasıl yapacağını anlatır hem de bir çığlık çığlık durumu vardır ya iÅŸte serçe annede yavrusuna uçmayı öÄŸretirken öyle çığlık çığlığa baÄŸrıyordu. Bayıldım hallerine.. Görülmeye deÄŸer. hele yavru serçecik öyle tatlı ki …
2- Dün Hıdırellez Bayramı olduÄŸundan ve dilek tutulması gerektiÄŸinden hayatımda ilk kez dilek tuttum – tuttuk. Mesut’la 5 adet dilekte bulunduk 3 ortak dilek 2 bireysel talep. Bir kağıda çiziktirdik sonrada gülün dalına baÄŸladık. Ama sanırım Hıdır Bey bize uÄŸramadı. Çünkü sabah kalktığımda dalda duruyordu bizim dilekler. Bakalım artık. Çok heyecanlıyım :) Belki de kendi not defteri var ve bizim dilekleri not etti. Kağıdı bıraktı.
3-Åžort giymeyi, parmak arası terlik giymeyi çoook seviyorum. Bana yaz geldiÄŸini hissetiriyor. Ve mutluluktan uçuyorum. hele terliÄŸimi sürüye sürüye çıkarttığım tıyırt tıyırt sesleri bana müthiÅŸ haz veriyor. yanımdakileri ne kadar sinirlendirsem de :))
4-İnanılmaz ÅŸekilde yeni dünya yiyorum. ArkadaÅŸlar aÄŸaçta öyle çok yeni dünya varki yerlere deÄŸiyor meyvesi. Ben ziyan olacak diyemi yoksa çokmu seviyorum bilmiyorum öyle çok yiyorumki sanırım karnımda yeni dünya aÄŸacı çıkacak. Daha biraz önce koca bir poÅŸet toplayıp yıkadım. İçine buz parçaları koydum. Buz gibi oluncada yedim. Yahu bileniniz var mı yeni dünyadan pasta, tatlı, reçel gibi ÅŸeyler yapılabiliyormu? Yapamassak ya ben yeni dünya yemekten öleceÄŸim ya da yeni dünyalar ziyan olacak. Tahmin edeceÄŸiniz gibi bu iki alternatiften ben yeni dünyaları ziyan etmem.. Ölmeyi tercih ederim :))))))))
5-Veeeeee büyük haber domateslerim çiçek açmıştı iki tane yavrucuk domates göründü. Haydi hayırlısı … :)

Eveeet gelelim kıymalı su böreÄŸine :)))) Bu tarifi nereden aldığımı hatırlamıyorum. Öncelikle tarif sahibinden özür diliyorum. Mutlaka denemelisiniz. Çok leziz. az yaÄŸlı su böreÄŸi… Çapı 36 cm’lik tepsi

Malzemeler:

Hamur için:

4 yumurta
2,5-3 su bardağı un
1,5 çay kaşığı tuz
1 kahve fincanı su
1 kahve finacınından fazla niÅŸasta (açmak için kullanacağız)
1 su bardağından az tereyaÄŸ (aralara sürmek için)
4 su bardağı soğuk su

İçi için:

250 gr. kuzu kıyma
1 orta boy soÄŸan
2 diş sarımsak
1 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı sıvı yağ
yarım demey maydanoz
kırmızı biber, istenen baharatlar

Hazırlanışı:

1- Unu ve tuzu karıştırıp ortasını havuz yapın yumurtaları ortaya kırın, 1 fincan suyu ekleyin. Ele yapışmayan kulak memesinden biraz yumşak hamur elde edin.
2- Toplam 18 bezeye ayırın. Ve üzerini nemli bir bezle örtüp dinlendirin.
3- Bir tava içinde sıvı yaÄŸda ince kıyılmış soÄŸanları ekleyip pembeleÅŸinceye kadar çevirin. Üstüne salça ve sarımsak ekleyin. Üstüne kıyma ekleyip kavurun. Ocaktan alırken ince kıyılmış maydanozları ekleyip karıştırın.
4- Her bir bezeyi pasta tabağı büyüklüÄŸünde niÅŸasta yardımıyla açın. 6 adet açtıktan sonra her birinin arasına erittiÄŸiniz tereyağını sürün. Üstüne diÄŸerini koyun, yeniden yaÄŸlayın diÄŸerini üstüne koyun. Toplam 6 adet için bu iÅŸlemi yapın. Sonra 6 üst üste bezeyi niÅŸasta yardımıyla tepsi büyüklüÄŸünde açın. YaÄŸlanmış tepsiye serin. İçine kıyma harcının yarısını döküp eÅŸit miktarda dağıtın. DiÄŸer 6 parça içinde aynı iÅŸlemi yapın. Üzerine artan kıymayı koyun. DiÄŸer 6 bezeyide açıp üstünü kapatın. En üste eritilmiÅŸ tereyağından sürün.
5- 165 derece önceden ısıtılmış fırına börek tepsisini sürün. Üstü pembeleÅŸmeye baÅŸladığında fırından çıkarıp 4′e bölün. BöldüÄŸünüz her çeyrek parçaya bir bardak soÄŸuk su döküp fırına yeniden yerleÅŸtirin. Suyunu çekene, üstü kızarana kadar piÅŸirin. Sonrada afiyetle yiyin :)) Hımm yanına ayranı unutmayın lütfen… :)))

27 Nisan 2007

MİLFÖYDE SOSİS

Kategori: Börekler, Kahvaltılıklar — Misss @ 10:55

YaÅŸassssın bugün Cuma… :) Cuma günlerini çok severim çoook. :) Ben Kıbrıs’ta home office çalışıyorum. Ara ara toplantılara katılıyorum. Arada sırada ÅŸirkete gidiyorum. Bazen çok stresli günler geçirebiliyorum. GeçtiÄŸimiz bir iki günde stresli günlerdendi. Neyseee bitti.. Bugün Cuma :)

Sabah kalktım. Misss gibi bir hava vardı .. Pencereyi açıp derin bir nefes aldım. Bahçede kediler inanılmaz sayılara ulaÅŸtı. Yine bir tanesi hamile. Artık yemek yetiÅŸtiremez durumdayız. Yakında oturup beni yiyecekler. Mesut geçtiÄŸimiz hafta bazılarını kutunun içine koyup baÅŸka yere götürmeye çalıştı. En sevdiÄŸimiz 3 kafadar dışındaki herhangi birisini-birilerini götürmek istiyorduk. Tahmin edeceÄŸiniz gibi bizim saftirik 3 kafadar gidip kutunun içine oturduklarından hiçbirini götüremedik.

Bahçe kedi kaynıyor. BaÅŸkalarının kedileri gelip bizimkileri dövüp, yemeÄŸi yiyip gidiyorlar. BaÅŸka kedilerin peÅŸinde elimde süpürgeyle kovalıyorum. Sözde bizimkileri koruyorum.. :) Bu çoÄŸalma durumuna sinirlenip Tuncay Amcalarla dün yemek vermeme kararı aldık. Azalsınlar diye. Bu sabah farkettim ki açlıktan zayıflamışlar. Bir günde zayıflanırmı? Sanırım zayıflanıyor. :(( Hemen koca bir kutu sütü ve ekmekleri önlerine koydum.

Bir arkadaşımız iÅŸ için gelecekti. kahvaltıya gelmesini söyledik. Geçtim mutfaÄŸa güzel bir kahvaltı hazırlayayım dedim. Portakal suyu sıktım, tabi ki tariÅŸ yeÅŸil zeytinimden çıkardım :), biÅŸiler biÅŸiler daha hazırladım. Sonra yok olmaz yanına börek yakışır diyip buzluktan milföyleri çıkardım. Aslıcığımın (yumurtasepeti) böreklerini gördüÄŸümde yapayım demiÅŸtim. Evde sosiste vardı. Aslıcığımın tarifine birkaç küçük eklenti yaptım.. ohh miss gibi koku yayarak piÅŸti. Bahçeye masayı kurduk. Missss gibi bir kahvaltı ettik. Kedilerin keyfi yerinde tabi ki benim de…

Biraz hamakta kitap okudum, biraz çalıştım, biraz bahçeyle uÄŸraÅŸtım, biraz çalıştım, biraz dizi seyrettim, biraz çalıştım … Ve iÅŸteeee cuma akÅŸamı hoÅŸÅŸÅŸgeldin…

Haftasonu yapılabilecek inanılmaz pratik ve çok lezzetli bir börek. Pazar sabahı yapın derim. ne dersiniz… :)

Malzemeler: (24 adet küçük börekcik için)

6 adet milföy
12 adet minik parmak sosis (ben polonez kullandım)
1 yumurta sarısı
1 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı su
1 çay kaşığı sarımsak tozu
1 çay kaşığı kekik

Hazırlanışı:

1- Milföyleri buzluktan çıkarıp oda sıcaklığında ÅŸekil verecek yumÅŸaklığa ulaÅŸmasını saÄŸlayın.
2- DiÄŸer tarafta salça, su, sarımsak tozu ve kekiÄŸi karıştırıp sos haline getirin. Milföyün içine çay kaşığıyla sos koyup yayın. İçine 2 tane sosisi yan yana koyun ve milföyle sarın. 4 eÅŸit parça kesin. KestiÄŸiniz parçaları milföyün açılmaması için kürdanlar yardımıyla tutturun.
3- Yumurta sarısını fırça yardımıyla üstüne sürüp. Önceden ısıtılmış fırında üstleri kızarana kadar piÅŸirin. Afiyet olsun.

 

24 Nisan 2007

PEYNİRLİ SUCUKLU BÖREK

Kategori: Börekler, Kahvaltılıklar — Misss @ 10:55

YoÄŸun ve bir o kadar güzel 2 hafta geçirdim. Önce anneciÄŸimle babacığım geldiler, sonra onlar gitti aynı gün Güray ve Arzu (arkadaÅŸlarımız) bizi ziyarete geldiler… Önce ailemle hasret giderdim. Ardından arkadaÅŸlarımızla ciddi bir Kıbrıs kültür turu yaptık. MüthiÅŸ fotoÄŸraflar çektik, eÄŸlendik, öÄŸrendik, gezdik…

İyi bir dinlenme ve tatil oldu bizim için.. Sabahları erken kalkıp bahçede güzel güzel kahvaltımızı edip o gün nereye gideceÄŸimizi planladık. Börekler yapıldı. Çantalar hazırlandı, yola çıkıldı. Her gün baÅŸka baÅŸka yerleri gezdik. Her gün ayrı bir tarihi mekanda yedik öÄŸle yemeklerimizi.

Önce Girne Kalesine gittik. Daha önce gittiÄŸimiz halde hayran kaldığımız bir yer olduÄŸundan müthiÅŸ fotoÄŸraflar çekip, aÄŸzımız açık tarihi seyrettik. Bazen sur duvarları içinde okçular gibi hissettik kendimizi, bazen ÅŸovalye gibi, bazen savaÅŸtan gelen asker gibi …

Sonra Saint Hilarion kalesini ziyarete gittik. Biz 2 sefer gitmiÅŸtik. Ama müthiÅŸ bir yer olduÄŸundan yeniden görmekte bir sakınca görmedik. Hilarion, Arap saldırılarından korunmak için bir dağın tepesini oyarak yapılmış bir kale. Kesinlikle görülmesi gereken müthiÅŸ bir yapı. Oldukça yorucu bir gezi oldu. Ama deÄŸdi.. Veeeeee böreklerimizi açıp zirvede afiyetle yedik.

Sonraki gün Girne ve Karaman köyünü dolaÅŸtık. AkÅŸamına Bellapais manastırının olduÄŸu Beylerbeyi köyünde gün batımını seyredip ÅŸaraplarımızı yudumladık.

ArkadaÅŸlarımızın son gününde ise GazimaÄŸusa’ya gittik. Salamis harabelerini sonra kral mezarlarını gördük. Othello kalesini görmeden geçmedik tabii…Tüm gün müthiÅŸ ve keyifli bir gezi oldu. Tüm günü tarihi yapılar içinde geçirdik. Hele hele Zeus Tapınağını görmek için güzel bir yürüyüÅŸ yaptık ki evlere ÅŸenlikdi :) Yılan, kertenkele, ıguana gibi canlıları görerek geçirdiÄŸimiz bakir doÄŸadaki yürüyüÅŸ korku dolu olduÄŸu kadar heycanlı ve eÄŸlenceliydi. Ben Mesut’un pek elini bırakmadım.:)) DiÄŸer elimde de yılan gördüÄŸümde sanki yılana vurabileceÄŸimi düÅŸündüÄŸüm bir sopayla takıldım. :) Hayırlısıyla geldik. Ve tabiki salamis harabelerinde farklı bir börek ve meyve suyu bize eÅŸlik etti. :)) İşte o böreklerden birinin tarifi:

Malzemeler:

6 yufka
1,5 çay bardağı süt
2 yemek kaşığı yoğurt
1 yumurta
3 yemek kaşığı sıvı yağ
tuz

içi için:

yarım kangal sucuk
1 su bardağı ufalanmış beyaz peynir
1/2 demet maydanoz

Hazırlanışı:

1- yoÄŸurt, yumurta, süt, yağı ve biraz tuzu çırpıyoruz. Yufkayı zemine seriyoruz. Üzerine sütlü karışımdan 3-5 kaşık döküp eÅŸit miktarda yayıyoruz. Üzerine yufkayı seriyoruz. İki yufkayı birbirine yapıştırıyoruz.
2- Yufkaları sigara böreÄŸi yapar gibi 8′e bölüyoruz. İç malzemelerden peynir ve ince doÄŸranmış maydonozları karıştırıyoruz. Sucukları uzun ince ÅŸekilde kesiyoruz. Sigara böreÄŸi gibi peynir ve sucuÄŸu koyup sigara böreÄŸi gibi sarıyoruz. Fırına diziyoruz. Üzerine yine sütlü karışımdan sürüp önceden ısıtılmış 180 derece fırında üstleri kızarana kadar piÅŸiriyoruz. Afiyet olsun.

13 Nisan 2007

TON BALIKLI MISIRLI BÖREK

Kategori: Börekler, Deniz ürünleri — Misss @ 10:55

Çocukken pazar sabahları saat 10-oo da pazar sineması olurdu. Hiç bir Pazar kaçırmazdım. Çocuk, gençlik filimleriydi. Nasıl keyifli olurdu. Sabah kahvaltısını yapıp geçerdim karşısına. Bazen kovboy filimi olur veya yerli bir çocuk anlatılır, bazen bir çocuk çetesinin maceraları olur veya büyülü bir ev de yaÅŸananlar komik bir dille anlatılırdı.

Ben en çok sirkte geçen maceraları severdim. Genelde de bir çocuk evden kaçar veya annesi babasına birÅŸey olur ÅŸehre gelen sirke katılır üstün yetenekleri olur trapezci olur yok efendim aslan terbiyecisi olur. çok sevilir, heycanlı, müthiÅŸ maceralı bir hayata sahip olurlardı..

O filimlerden sonra bende bir evden kaçma isteÄŸi olmaya baÅŸladı ki sormayın. Kaçayım sirk gelsin çadırın arkasından gireyim. üstüm başım yırtık olsun, aç olayım. (nasıl hayalse) :)) Beni sirkteki iyi insanlar bulsun acıyıp yemek versinler, bir süre onların yanında kalayım. yanlarında günler geçerken bir gün trapezcinin ayağı sakatlansın. Gösteriye çıkılması gerektiÄŸi için çaresiz kalsınlar ben deneyebilirmiyim diyeyim ve baÅŸarılı bir ÅŸekilde öÄŸrendiklerimi yapayım. O akÅŸam sahneye çıkayım ve sirkte iÅŸe alınayım. Sonrada ÅŸehir ÅŸehir dolaÅŸmaya baÅŸlayalım. :) Çoook istedim çoook … Evet biliyorum saçma ve bir o kadarda komik hayaller ama napayım çok isterdim..

Gelin görün ki Boluya Panayırdan baÅŸka birÅŸey gelmez. Çocukken sirke hiç gitmedim. Eldeki imkanlar böyle dar oluncada  ister istemez evden kaçamadım. :)

İyi ki kaçamamışım. DüÅŸünsenize evden kaçıp sirke katılsaydım belki ÅŸuanda palyaço olarak çalışıyor olurdum. Kendimi biliyorum palyaçoluk dışında üstün yeteneklerim yoktur. :) Evet evet iyi olmuÅŸ evden kaçmamışım … Kendimi palyaço burnuyla düÅŸünüyorumda :))

Geçen Pazar sabahı saat 10-oo da TV de dolaşırken Digiturk’de yine böyle bir pazar sineması gördüm Çocuk filmi. Eski bir filmdi. ve nasıl keyifliydi anlatamam. :) Elimde de üstte ki börek hem yedim hem seyrettim. BöreÄŸi cumartesi akÅŸamı yapmıştım. Uydurmasyon ama lezzetli bir börek… İşte tarif:

Malzemeler:

4 yufka (yapacağınız tepsinin büyüklüÄŸüne göre yufka sayısı arttırılabilir. Ben küçük bir tepsi kullandım)
1 yumurta
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 çay bardağı süt
1 avuç ufalanmış peyaz peynir
4 yemek kaşığı konserve mısır
1 büyük kutu ton balığı
1/2 demet maydanoz
tuz, karabiber, sarımsak tozu (yoksa 1 diş sarımsak)
susam

Hazırlanışı:

1- Yumurta, süt ve yağı bir kapta çırpıyoruz. biraz tuz ekliyoruz. Yufkayı tepsinin altına seriyoruz. DediÄŸim gibi ben küçük tepsi kullandım. SerdiÄŸimiz yufkanın üzerine sütlü karışımdan döküp sürüyoruz. ıslatıyoruz. Üzerine yufkayı parçalayarak sütlü karışıma daldırıp koyuyoruz.
2- DiÄŸer tarafta mısır, ton balığı, beyaz peynir, ince kıyılmış maydanoz, tuz, karabiber, sarımsak ekliyoruz. Yufkaların üzerine iç malzemeyi eÅŸit miktarda döküp yayıyoruz. Sonra yine yufkaları parçalayıp sütlü karışıma daldırıp çıkarıp malzemenin üstünü örtüyoruz. En üste parçalanmamış yufkayı koyup en üste yine sıvı malzemeyi sürüp susam döküp önceden ısıtılmış 180 dereceli fırına sürüyoruz. Üstü kızarana dek piÅŸiriyoruz. Afiyet olsun.