ÇİLEKLİ ÇİKOLATALI KEK

Dün öğleden sonra pazar alışverişi yapmak için Girne’ye gittik. Pazara gitmeyi, her yerde yeşillik görmeyi, rengarenk sebzeleri görüp bana tazelik hissi vermesini çok severim. Pazardaki o koşturmaca, pazarcıların bağırıp insanları ürünlerine davet etmesi, insanların birşeyler almak için koşturmaca halinde bir oraya bir buraya bakmaları bana müthiş bir yaşam enerjisi verir. Aynı duyguyu alışveriş merkezlerinde yaşamam. Alışveriş merkezleri tam tersine enerjimi alır ve pörsümüş elma gibi kalırım orta yerde. :)

Pazara gitmek için arabaya bindiğimde inanılmaz keyifliydim. Hiç bir nedeni yoktu. Tek nedeni pazara gidiyor olmaktı. O anda çocukken okul çıkışları ne kadar mutlu olduğumu hatırladım. Okul bitip çıkış zili çaldığında nasıl bir hurrraa şeklinde hatta çığlık atarak okuldan firar ederdik. Hatırlıyormusunuz? :) Anlamsız bir mutluluktu. Eve gidip birşey yapmayacaksın, maksimum sokağa çıkıp arkadaşlarınla oynarsın, hatta hatta eve gittiğinde ödev yapmak zorundasındır, niye mutlu olunur ki :)

Son ders zili çalmaya yaklaştığında çantanı hazırlarsın ki sadece ortada defterin kalır ilk kapıya koşan sen olasın. Bir panik hali yaşanır herkes birbirini iter. :)) Şimdi düşündükçe gülüyorum o halimize.

Çocukken mutlu olmak daha kolaydı. Hiç bir şablon yoktu kafamızda. Şimdi mutlu olmak için belli şablonlara oturması gerekiyor. Eğer onlara uymuyorsa mutlu olamıyoruz. Büyümek böyle birşey sanırım. Mesela çocukken ailen ile alışverişe gidip dolaşmak büyük mutluluk verir, birşey alınması gerekmez, birlikte yapılan bir aktivitedir ve bu çocuk için yeterlidir ama şimdi alışverişe eşimizle, ailemizle çıktığımızda birşey almadan dönüyorsak mutlu olmayı bırakın mutsuz bir geri dönüşümüz oluyor. Hatta boş yere dolaştık diyoruz .

Benim hala çocuk gibi mutlu olacağım şeyler bir kenarda duruyor. Bazen saçma bir nedenden mutluluk duyduğumda niye ki diye soruyorum .. Dün Pazara giderken ki halim gibi… Yaa mutluluğun niyesimi var :)) haydi zil çalacak ben kapıya ilk koşan olacağım haberiniz olsun, önüme gelene omuz atarım… :)))))))))

Bir de okul dönüşü koşarak, tüm coşkumla eve gidip, önlüğü apartman girişinde çıkarmaya başlardım, kapıdan girip çantamı bir kenara fıydırıp (fıydırmak atmak) :) koşardım ilk önce televizyon açardım sonra mutfağa giderdim. Mutfakta şahane bir pasta varsa değmeyin keyfime..

Yukarıdaki çilekli pastayı geçen haftasonu İstanbul’dan gelen iş arkadaşlarımız için yaptım. Bahçede güzel bir mangal sefasının ardından bu leziz pastayı yedik. Çoook güzel olmuştu. Mutlaka deneyin hem çok pratik hem de yaş pasta lezzetinde… Tarif Sofra dergisinden…

Malzemeler:

3 adet yumurta (oda sıcaklığında olmalı)
2 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1 paket tereyağ ya da margarin (250 gr.)
yarım su bardağı kakao (ben toz çikolata da koydum 2 yemek kaşığı)
2 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2 su bardağı un
1 paket krem şanti
1 su bardağı soğuk süt
1 su bardağı çilek
2 yemek kaşığı portakal veya limon kabuğu rendesi. (ben ekledim)

Hazırlanışı:

1- Yumurta ve şekeri iyice çırpın. Sütü ekleyin. Erittiğiniz margarini ve kakaoyu ilave edip iyice çırpın. Bu karışımdan 1 su bardağı kenara ayırın. Kalan karışıma vanilyayı, kabartma tozunu ve unu ekleyip karıştırın. 24 cm. (ben 22 cm. kullandım) lik kek kalıbınızı yağlayın karışımı boşaltın. 1 su bardağı kenarda duracak. Onu eklemiyoruz.
2- Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişmeye bırakın. Keke kürdan batırarak pişdiğini anlayabilirsiniz. Kürdan temiz çkıyorsa pişmiştir. Fırından çıkardığınız kekin üstüne ayırmış olduğunuz 1 su bardağı kek karışımını dökün. Soğumaya bırakın.
3- Diğer tarafta krem şanti ve sütü mikser yardımıyla karıştırın. Soğuması için buzdolabında bekleyin. Kekiniz soğuduğunda krem şantiyi üzerine sürün ve çileklerle süsleyin. Afiyet olsun…

ÇİLEKLİ ÇİKOLATALI KEK için 4 yorum:

  1. Geri izleme: ÇİLEKLİ PASTA

  2. semra

    Dün akşam yuvarlak borcamda denedim .Yanlız ters çevirirken parçalandı ama tadı güzeldi .Servis tabağına alırken yuvarlak bir şekilde parçalanmadan nasıl çıkarabilirim acaba .Borcamı yağladığım halde öyle oldu.

  3. Misss Yazar

    semracığım, borcamdan ters çevirmek her zaman sorun olabiliyor. Tavsiyem borcamın içine yağlı kağıt sermeniz olur.. sevgilerimle..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.