ETLİ KEREVİZLİ MAKARNA

İnatçı mısınızdır? Ben çok inatçı değilimdir. Ama keçi damarıma basıldımı hiçbirşey geri döndüremez.

7-8 yaşında varım yokum. Her önüme gelen şeyi yeme alışkanlığına sahip ben Bolu gibi bir şehrin kış mevsiminde dondurmayı amelsizce tüketmişim. Akşam olduğunda boğazlarım şişmiş ateşim 40 dereceye vurmuştu. Annem, babam, ananem ne yapacaklarını bilemiyorlar. Eve doktormu gelmedi, beni muayenehaneye götürüp buzlu battaniyeleremi sarmadılar. Yok düşmüyor ateşim. En sonunda hastanede müdahale edildi ve ateşim düştü. Dün gibi hatırlıyorum.

Eve geldik gece geç saat hala boğazımı düşünüyorum. TV açık 9 kat reklamı görüyorum 9 kat istiyorum. Çokomel getirin bana şeklinde mızıklanıyorum. Gözüm açılıp birşeyler yemeye başladığım için herkes çok memnun. İlaç içirmek için bekliyorlar başımda.

İlaç zamanı geldiğinde çokomelleri, 9 katları mideye indirmiş ben ilaç içmeyeceğim diye tutturuyorum. Zorla şurup kısmını hallediyoruz ama antibiyotik almamakta kararlıyım. Kararlılıkmı inatçılıkmı buna siz karar verin. Rahmetli Ananeciğim en sonunda yalvara yakara ilacı ağzıma veriyor. Bir yudum su alıyorum ağzıma, suyu yuturuyorum ama ilacı yanağımın arasına kıstırıyorum. Yanak ve damağımın arasında bir yerde. İçmeyeceğim dedim ya içmeyeceğim. Planım şu annem, ananaem, babam mutlaka yanımdan ayrılacaklar. yalnız kaldığımda tükürüp yatağın altına bir yerlere gizleme düşüncesindeyim. Bekle bekle bekle gitmiyorlar sabaha kadar başımda beklediler. Bir kişi olsa yaparsın üçününde gözü üstümde. İlaç yanağımla damağım arasında eridi bitti. Sabah olduğunda yanağımda müthiş bir ağrıyla uyandım. Bizimkiler hastalığın getirdiği birşey olarak baktılar. Çok kısa bir süre sonra yanağım kızardı ve kabuklu yara haline geldi. Kanadı berbattı. Resmen ilaç yanağımı eritmişti. O gün hemen doktora koştuk bu çocuğun yanağına noldu diye. Doktor anlayamadı tabii… Kim, hangi akıllı ilacı içmeyip yanağında tutar ki.. Ben tabi ki ben birtanem :)))

Sonrasında mantıklı bir hale gelmesi için ateşli hastalık olduğundan çocuğun hastalığı dışına vurdu gibi birşey uyduruldu. 15-20 gün sonra iyileşti yanağım. Bu mesele 20 yıl boyunca hatırlandı ve evet sen çok hastalanmıştın çocukken hatta hastalığın dışına vurup yanağın yara olmuştu dendi. Ta ki ben geçen sene bu durumun gerçeğini anneme ve babama anlatana kadar .. :)) İyi sopa yemedim …:)))

Şimdi makarna ile ne alaka diyebilirsiniz. Arkadaşlar diyete başladım bu sefer çok kararlıyım… Şu üstüme yapışan kilodan kurtulacağım. İnatsa inat :))) Yukarıdaki makarnada diyete başlamadan önceki gün yaptığım enfes bir yemek. İşte tarif:

Malzemeler:

1/2 paket makarna
200 gram kuzu eti (küçük parçalar halinde kesilmiş)
4-5 dal kereviz yaprağı
3-4 diş sarımsak
1 büyük boy soğan
2 orta boy yeşil biber
3 yemek kaşığı krema
2 yemek kaşığı zeytinyağ
1 çay bardağı et suyu

karabiber, tuz

Hazırlanışı:

1- Makarnayı istediğiniz gibi haşlayın. Ben 8 dakika haşladım. Süzdüm.
2- Yanmaz bir tavaya zeytinyağı koyup kızdırın. Küçük parçalara ayrılmış eti, soğanı, biberi, sarımsağı ekleyip soteleyin. Et ve soğanlar yumşayana kadar kapağını kapatıp kısık ateşte pişirin. Sonra ince kesilmiş kereviz yapraklarını ve et suyunu ilave edin. Karıştırıp bir iki dakika pişmesini sağlayın. Üstüne krema, tuz ve karabiber ekleyip bir süre daha pişirin. Yoğun bir kıvam elde edene kadar pişirin.
3- Ocaktan alıp süzmüş olduğunuz makarnayı ekleyin. Karıştırıp servis yapın. Üstüne parmesan veya eski kaşarda ekleyebilirsiniz. Afiyet olsun.

Not: Bu sıralar Müslüm Gürses’in Aşk Tesadüfleri Sever albümünü dinleyip duruyorum. Geçtiğimiz yıl canım Ebru bana hediye etmişti. Çok güzel. tamamı Murathan Mungan’ın seçtiği şarkılardan oluşan bir albüm. Eğer bir yerde karşılaşırsanız Mülsüm Gürses deyip önyargılı yaklaşmayın derim. :))

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.