FLORANSA 4.GÜN – SİENA GEZİSİ —

19-05-2008

Sabah gök gürültüsüyle uyandım. Zaten moralimide o ses mahvetti. Floransa bana oyun oynuyor. Bu sabah amacım pazara gitmekti. Buranın halkının gittiği yerel bir pazar oluyormuş. Sabah kahvaltımızı ettik. mesut beni mutlu etmek için uğraşıyor. Ben mızıldanıyorum. Pazara gidemeyeceğimiz için çok üzgünüm. mesut neden gidemeyecekmişiz, şemsiyelerimizle gideriz dedi. Yağmur çamur dinlemeden çıktık yola. Elimizde şemsiye ve en kapalı pabuçlarımız bez spor ayakkabılar.Pazar yerine gitmek için S.Marco’dan otobüse biniyoruz. otobüs durağına kadar yüyürken zaten sırıl sıklam olduk. Hayalim pazar alanından şahane çizme veya bot bulmak. Pazar alanına bir parkın içinden geçilerek gidiliyor. Yılmak yok o pazara gideceğim.. :) Bizim gibi deli 3-5 turist daha var çevremizde. hepimiz ppazara ulaşmaya çalışıyoruz. :) Arada da birbirimize gülüyoruz, çünkü onların ayaklarında şortlar ve terlikler var. Sanırım benim gibi çizme hayalleri var.  Parkın içinde yer yer gölcükler oluşmuş.

Pazara ulaştığımızda hayal kırıklığına uğruyoruz. Doğru düzgün esnaf tezgah açmamış. Küçük kamyonetvari araçları var üstleri kapalı. Arkasını yanlarını açabiliyorlar, hopp tezgah açılıyor. Ama yağmur öyle çok ki arabanın içinde oturuyorlar. Yine de açan tezgahları geziyoruz. Biraz alışveriş ediyoruz. Elbette çizme yok. :) Ayakkabılarım o kadar ıslandı ki içine artık su almıyor, ayaklarım dışarıya su verir durumda.. :)) Bir peynir tezgahına yanaşıyoruz, karı koca tezgahın arkasında bize bakıyorlar, artık nasıl görünüyorsak. Bir sürü peynir tattırıyorlar bize, onlar bizi anlamıyor biz onları anlamıyoruz, bir sürü peynir alıp pazardan ayrılıyoruz.

SMN istasyonuna gitmeye karar veriyoruz. Minik bir alışveriş merkezi, kapalı bir çarşı görmüştük. Gidip ayakkabı alalım diyoruz. Sonunda kapalı bir alt geçit gibi mağazaların bulunduğu yere giriyoruz. Ayakkabı denemek için çoraplarımı değiştirmeliyim, aksi takdirde esnaf beni ayakkabıyla kovalar. :) Ama ayakkabıcılarda deneyecek pabuç yok. Her yer yazlık sezona geçmiş ve tek kapalı deri ayakkabı yok. Batayı göörüyoruz, kapısının önüne 2 bot bir çizme koymuş. Birini beğeniyorum. Numarası kalmamış. Sadece birinde benim numaram var ve tek. Yani toplam 3 kapalı ayakkabıları var onuda kapının önüne koymuşlar. Mesut’a ve bana birer çift ayakkabı alıyoruz.

Her yer ıslak ama benim ayaklarım kuru nasıl mutluyum anlatamam. Bir fırın görüyoruz oradan nefis ekmekler alıyoruz, otele dönmeye karar veriyoruz. Elimizdekileri bırakıp kıyafet değiştirip atıyoruz kendimizi dışarıya.. Önce Dumo meydanındaki gözümüze kestirdiğimiz  bir cafe’de (Le Cantine Dı Caviro) birşeyler yemeye karar veriyoruz. Porsiyonlar küçük, fiyatı pahalı bir yer. Makarna ve deniz mahsüllü salata yiyip kalkıyoruz.

Hedefimiz Siena’ya gitmek. Sienaya gitmek için otobüs garına gitmeliyiz.Otobüs garı SMN ‘da. Otobüs bileti 6,5 euro. Otobüsler gayet konforlu 1 saat 10 dakika içinde Siena’da oluyoruz.Siena bir masal şehri. Her yer kızıl. Zaten resimle ilgilenenler bilir siena kızılı diye bir renk vardır işte buradaki yapılardan almış o ismi. :) Siena yağmurlu değildir umarım diyoruz ama indiğimizde hafif çiseleyen bir hava karşılıyor bizi.

Fotoğraf çekip dolaşıyoruz. Benetton’un outletini görüyoruz. Outlet lafı duyduğunda beyni dönen benim gibi biri için müthiş mutluluk. :) Anında giriyorum altüst ediyorum. Alışveriş ediyoruz, Türkiye’ye göre fiyatlar çok çok uygun.

Biraz daha dolaştıktan sonra restaurant aramaya başlıyoruz. İçerisi dolu. 2 kişilik masa var sadece. Bir taverna burası. Ben harika bir enginarlı soğanlı risotto yiyorum, mesut oranın ünlü bifteğinden sipariş veriyor. Salata ve yanına house wine alıyoruz.

Biz yemeği yiyip bitirdikten sonra hesabı getiren çocuk bifteğimizin yarım porsiyon çıktığını o yğzden az para alacağını söylüyor. peki diyoruz. farketmemiştik bile. :) Toplam 22 euro ödüyoruz. Oldukça eğlenceli bir yer. çok keyifli bir akşam geçiriyoruz. Son otobüsü kaçırmamak için koşturuyoruz. :) Floransaya otelimize geri dönüyoruz. yağmur dinmiş mi nee?? :))

 

FLORANSA 4.GÜN – SİENA GEZİSİ — için 22 yorum:

  1. yesim

    benim yokluğumudan isitifade etmişsin
    bişey demiyorumm!!!

    seni öpüyorumm

  2. papatya

    çıbıdık çıbıdık yürüdün yani floransa sokaklarında:))
    peynirleri merak ettim doğrusu:)

  3. http://defneylebirlikte.blogspot.com/

    çok güzel bir macera.çokta güzel bir anlatım canım.kucak dolusu sevgiler.

  4. kardelen

    çok sıcak bir anlatımla bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim,sevgilerimle

  5. takiperileri(Julide)

    Zerrincim
    Ben kütüphane için kitapları yolladım canım dün bir problem yaşadık kargo şirketi ile geri geldi.
    Bugün tekrar yolladım bilgin olsun.
    Ayçanın eline geçinde mail atarsın canım
    Kendine iyi bak
    Kucak dolusu sevgiler

  6. halenze özlem

    serrinim bizde ilk şemsiyemizi siena da almıştık. orası hep ööle anacım yağmurla karşılıyo milleti:)canım yine gitmek istiyo oralara:(

  7. Hayatın Ta Kendisi Lokantası

    Seninle birlikte bizde dolaştık Floransanın ıslak sokaklarında canım :) Eğer bir gün gitme şansımız olursa sayende hiç zorluk çekmeceğim ve bu günlükleri muhakkak yanımda götüreceğim :))
    Sevgiler

  8. Fatma Betül

    Zerrincim merhaba;
    Floransa da biz de gittiğimizde yağış vardı:) Tur gruplarından bir kıza çok gülmüştük. Parmak arası terlikler ayağında en kısa boy şort. Askılı bir bluz üzerinde kaşe kaban :) Eşimle baya bi güldük kıza:) Arkadan şortta görünmediği için daha da bi komikti:)
    Her türlü şeye hazırlıklı olmak gerek:)

  9. Ayse

    Darısı gelecek yıl sonu benim başıma… Sayende İtalyanın büyük bir kısmını öğreniyorum…

  10. Selin

    Zerriniiiim,
    Ne güzel bir duygudur gezmek değil mi canım. Ben bu aralar yapamıyorum onu. Sen benim yerime de gez olur mu canım :)) Öpüyorum seni kocamaaaaan.
    Sevgilerimle,
    Selin

  11. bir dut masalı- nunu

    çok şekersin zerrincim..
    çok keyifli yazıların..
    sevgile

  12. bir dut masalı- nunu

    çok şekersin zerrincim..
    çok keyifli yazıların..
    sevgiler

  13. efsun

    Selam hakikatten keyifli bir yazi olmus:) Bu arada peynirleri bende merak ettim dogrusu:) Sevgiler

  14. disalce

    oraları hep yağmurlu hatırlayacağım….zaten filmlerden dolayı yağmurlu bilirdim…….

    gezmeye devam…daha doğrusu diğer bölümü bekliyoruuum….

  15. kristalkelebek (aslı)

    Zerrincim yine harika anlatmışsın, kelimelerine sağlık:). Benim gözüm o enginarlı risottonun resminde kaldı, eminim tadı da görüntüsü gibi güzeldir.
    Artık seni yeni adresime bekliyorum canım:

    http://www.kristalkelebek.com/

    Linklerinde de adresimi yenileyebilirsen çok mutlu olurum Zerrincim:).

    Kocaman kocaman öpüldün;)…
    aslı

  16. Burcu(chaplincafe)

    bu gezi de hiç bitmiyor maaşallah :P
    canım kitaplar ne oldu?herkesin yolladığı ulaşmış mı ayçaya? ne zaman yollanacak?

  17. inciceylan

    canımın içi yine yazını döktürmüşsün…kalemine,yüreğine sağlık canımcım…porsiyonlar küçük ama görüntü nefiss…

  18. soframdan

    Canım günaydın güzel bir macera olmuş, keyifle bir solukta okudum, çok güzel yazmışsın canım, öpüyorum, sevgilerimle Zerrin’ciğim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.