İSTANBUL GEZİ PARKI

Cuma sabahı uyandığımda haberlere göz attım. Sakin her şey süt limandı. Ardından her zaman yaptığım gibi facebooka girdim. Ve tüylerim diken diken oldu. Sabah insanlar çadırdayken çadırların yakılması, sadece parkta ağaç için direnen teyzesi amcası, genci, üniversitelisi sadece ama sadece ağaç için o parkın yıkılıp rant uğuruna satılmaması için birleşen insanların saldırıya uğradığını öğrenince kanım dondu. Saldırı devam ediyor deniyordu. İnsanlar Dİvan Otel’in önünde toplanmış sürekli gaz bombası atılıyor deniyordu. İhtiyaç listeleri paylaşılıyordu.

Ada’ya kahvaltısını hazırladım. Ama orada direnen insanlara yapılanlar içime fazla dokunuyor, karnımda kelebeklerin çırpmasına neden oluyor, yerimde duramıyordum. DÜşündüm, oradaki insanlara nasıl destek olabilirdim. İnsanlar gece çadırlarda kalmış ve şimdi de saldırıya uğruyorlardı. Aç olmalılar diye düşündüm. Mutfağa girip kek, kurabiyeler hazırlamaya başladım. Bir taraftan da kesilecektir saldırılar, ortam sakinleşir, insanların parkta barışçıl eylem yapmalarına izin vereceklerdir diyorum kendi kendime.

Şunu da söylemeden edemedim kendime abartılıyordur, o kadar değildir. Birkaç gaz bombası atmışlardır, dağıtmaya çalışmışlardır her zaman ki gibi diyordum. Siteden bir arkadaşım ben de geliyorum diyince çıktık birlikte yola. Önce Ada’yı okula bıraktım. Eşim toplantıya girmek üzereydi ona Taksim’e gittiğimi, eğer bir şey olursa Ada’yı okuldan alması gerektiğini söyledim.

Saat 13-oo de taksim metrosundan 10’larca insanla birlikte indik. Metro’da turistlerden tutun, yaşlı insanlara, hamilelere, çoluk çocuklu insanlara kadar herkes vardı.

Metrodan çıktığımızda biber gazı kokusu burnumuza geldi. Herhalde dışardan geliyor diye düşündük. Hep birlikte yukarıya yürümeye başladık. Bir taraftan da hepimiz durumu kavramaya çalışıyoruz birbirimize bakıyoruz. EN üst merdivenlere geldiğimizde biri bağırmaya başladı bomba atıldı kaçın diye. O anı hiç unutmayacağım kapılar kilitlenmiş içeriye gaz bombası atılıyordu. Çıkmak isteseniz de çıkamıyordunuz. Metro kapıları kilitlenmiş üzerimize bombalar yağıyordu. İnsanlar çaresizlik içinde ne yapacaklarını bilemiyordu. Yaşlı amca gördüm hemen önümde öksürmekten yere oturmuş bir genç kaldırmaya çalışıyor elinde suyla yüzünü yıkamaya çalışıyor, hamile kadının gözleri kıpkırmızı, kaçmaya çalışıyor, bir taraftan herkes sakin olsun diye insanlar birbirlerine yardımcı oluyorlar. Çünkü orada çıkacak kargaşada bir sürü kişi ezilebilir diye düşünüyorduk.

Evden çıkarken kendi kendime gülerek koyduğum belki lazım olur dediğim ama inanmadan koyduğum limon aklıma geldi. Çantadan onu çıkardım. elimle limonu parçaladım, gözlerim benden izinsiz akıyor hem de nasıl, tüm yüzüm cayır cayır yanmaya başlıyor. Boğazım yanıyor, öksürüyorum. Limonu elime sıkıp tüm yüzüme sürüyorum. Rahatlıyorum. SOnra elimdeki limonu çevremdeki herkese sıkıp yardımcı olmaya çalışıyorum. Çaresizlik içinde bekliyoruz, aradan bir 7-8 dakika geçiyor. Her kenarda, köşede insanlar öksürüp, tıksırıyorlar. Gözleri herkesin yaşlı yanıyorlar. Herkes birbirine yardım ediyor. Sanırız kapıyı açıyorlar çünkü rüzgar esiyor gaz kokusu hafifliyor. Ama herkes korktuğundan yukarıya doğru çıkan olmuyor. O anda başka bir metro geliyor, insanlar bilmeden tekrar yukarıya çıkıyorlar. Hepimiz uyarıyoruz gaz bombası attılar gitmeyin geri dönün diye. İnsanlar neden ki diye bakıyorlar?! Nasıl yani metronun içine mi?? neden sadece işime gitmeye çalışıyorum? neden
arkadaşımla buluşacağım? Neden gezi parkında oturup kitap okuyacağım? Neden hastanede randevum var? Neden neden neden? Hiç kimse polisin bu şekilde vahşice saldıracağına inanamıyor.. Biz uyardıktan sonra panikle inip metroya biniyoruz. Ardımızdan o insanlarda bizim gibi gaz bombası yiyorlar mı yoksa dışarda mı maruz kalıyorlar bilmiyoruz.

Şişhane durağında inip ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Bu arada ün. bir arkadaşım beni arıyor taksim metrosunda kaldım feci bomba atıyorlar gözümü açamıyorum neredesin diyor. Hemen ona şişhaneye gelmesini onu alacağımı söylüyorum. Geri dönüp şişhaneden onu alıyoruz bu arada metronun iptal edildiğini hizmet dışı olduğu duyurusu yapılıyor. Şimdi 3 kişiyiz. Şişhaneden meydana doğru yürümeye başlıyoruz. Tünelden galatasaraya doğru geldikçe herkesn gerginleştiği gözle görülüyor. SOnra ilerde bir kalabalık görüyoruz. Ama sanma ki kalabalık çoluk çocuk, taş atan, etrafı kıran insanlar senin benim gibi bir sürü insan. O anda fark ediyorum inanılmaz şiddetli bir su sağdan başlayarak her tarafı ıslatıyor. İnsanlar kaçışmaya başlıyor biz de öyle. Ve ne oluyor biliyormusun canım okuyucu taksmde sağlı sollu tüm esnaf kaçan insanlara kucak açıyor. O anda sesler geliyor yine bomba atılıyor. Kaçışıyoruz. Esnaf bağırıyor çabuk buraya çabuk içeri girin diye. Mangoya giriyoruz kolumuzdan çekerek alıyorlar bizi içeriye tüm esnaf kapıları kapatıyor. Bekleşiyoruz. İçerden bakıyoruz. Durum sakinleştiğinde yeniden çıkıyoruz. Bu böyle devam ediyor. Benim inanamadığım ise zarar vermeden barışçıl başlayan bu eylemi tüm esnaf yakından takip ettiği için o insanlara kıaymıyor. Her şeyin farkında, acımasızca bir saldırı olduğunun da farkında..

Böyle böyle saat 3,5’a kadar orada kalıyoruz. En son beyoğlu pasajına giriyoruz. Ama artık şiddetin daha da arttığının farkındayız, bu arada akın akın o zulme direnmeye başlayan insanlar artıyor. Beyoğlu pasajından arka kapı olduğunu çıkmak isteyenlerin oradan çıkabileceğini söylüyorlar. Ada’yı almak için yola çıkıyorum. Ve sadece ağaç için başlayan bu eylemin duyarsız, ve yanlış yönetimle insanların içinde biriken herşeye cevabını alıyor iktidar.

Son bir şey daha yazacağım. Orada ortalığı karıştırmaya çalışan marjinal gruplar olduğunu söylüyor başbakanımız ve çapulcular diyor. Dün akşam üzeri yine taksimdeydik. Bu sefer 3 aile taksimdeydik. Hepimiz Türkiye’Nin en iyi üniversitelerinden, en iyi bölümlerinden mezunuz. Çocuklarımızı alıp Taksime çıktık. Ve bizim gibi binlerce insan akın akın taksime gidiyordu. Ve inanın hiç bir çapulcu ve saldırgan ve marjinal gruba rastalamadım.

Keşke bir annenin çocuğuna yaptığı gibi dinleyip, anlayıp, ortak bir yol bulsaydı hükümet ne güzel olurdu değil mi??

İSTANBUL GEZİ PARKI için 10 yorum:

  1. zehra

    Dinlemek bir yana AKM’yi de yıkarım diyen birine ne yazık ki herkes çapulcu görünüyor!!!

  2. Ayşe Demirtaş

    Umarım bu yaşananlar boşuna değildir..Yeni bir TÜRKİYE içindir…

  3. selma

    en iyi üniversitelerden, en iyi bölümlerden mezun olmaniz, capulcu olmayacaginiz anlamina gelmez. hersey ortada belli

  4. Misss Yazar

    Selma, o zaman biz çapulculardan, sizin gibi üstün insanlara selam olsun.

  5. filiz

    duygusu olan hiç bir insan iktidarın ve onun maşa polisinin yaptığını haklı gösteremez!!! sadece bizi yönetiyorlar diye her yapılana eyvallah denilmesimi gerekiyor!!! sevgili selma ve onun gibiler bence biraz aklını kullanamıyorsan lütfen kalbini kullan elimizdeki sahip olduğumuz dünyanın en güzel ülkesi bir kaç ÇAPULCUNUN elinde oyuncak oldu bütün taşları yerinden sökülüyor…senin kaçacak belki bir amerikan olabilir ama benim yaşadığım ve sevdiğim ülkemden başka gidecek yerim yok!!!istemiyorumda…ÇANAKKALE Lİ FİLİZ.

  6. emine

    canım ağzına yüreğine sağlık hiç kimseye haksızlık yapmamak için hiçbir yerde bir cümle yazmadım yorum yapmadım. ama bu kadar iyi niyetle yazılmış yazıyı dahi hunharca katledecek yorumu bırakacak nefisler ve vicdanlar da varmış bir kez daha görmüş oldum.

  7. Eda

    İlk defa yorum yapıyorum neden yıllardır seni bu kadar sevdiğimi şimdi daha iyi anladım Zerrin..Seni gözlerim dolu dolu okurken son derece insancıl cümlelerine karşılık verebilecek insanlarda varmış demek ki!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.