KUŞKONMAZLI PİLAV

İstanbul’da yaşarken sinema, tiyatro, opera, bale vazgeçilmezlerimdi… Nerde bir festival koşarak giderdim. Hele öğrencilik yıllarımda gidecek film bulamadığım zamanlar olurdu. Gösterimdeki tüm filmleri seyrederdim. O zamanlar artiz olma planlarım vardı :))) Tiyatroya, baleye gitmemişsem o haftam boş geçerdi. Sinemaya gitmeme gibi bir ihtimalim olmazdı. Ta ki geçen seneye kadar.

Geçen sene Kıbrıs’a taşınmamızla birçok şey değişti. Kıbrıs’ta tiyatro yüzü göremez oldum. Arada sırada gelen grupların dışında tabii… Bale ve operadan hiç söz etmiyorum… O yüzden istanbul’a gittiğimde arkadaşlarımı görmek dışında benim için İstanbul gezisi sanat gezisi haline dönüşüyor.

Elimden geldiğince.. Nerde sergi var ağzı açık şekilde oraya koşturuyorum. En etkili şekilde zamanımı nasıl kullanırım, hangi sinemaya gitmeliyim, kaçırmamam gereken filmleri listeleyip sinemaya gitmeye çalışıyorum ya da DVD lerini alıp Kıbrıs’a getiriyorum. Tiyatroya, v.s. gidebiliyorsam bu kısa sürede onlara da gitmeye çalışıyorum.

Elimden geleni yapıyorum ama ruhuma yetmiyor…

Üniversite yıllarında uzunca bir süre tiyatroyla ilgilendim… İstanbul Ün. İktisat Sahnesine üyeydim. Hayatımın en güzel ve en eğlenceli yıllarıydı.

Yığınla anım, yığınla dostlarım oldu. Dostluk kavramı benim için o zaman gerçekten şekillendi. O dönemden belki birkaç anımdan daha sonra söz ederim.

Neyse ben nereden geldim bu konuya derseniz Bu İstanbul yolculuğunda da sinemaya gitmeye çalıştık. Seçtiğimiz filmlerden biri Kanlı Elmas’tı Kanlı

Elmas filmini tercih etme sebebimiz elbette ki yönetmeni Edward Zwick’ti. Edward Zwick ismini bilenleriniz mutlaka vardır. Önceki filmlerinden biri

Son Samuray diğeri ise Ateş Altında Cesaret. İki filmini de severek seyretmiştim. Kanlı Elmas filmini çok sevdim. Bir kere soluksuz aksiyon var. Hiç durmuyorsunuz. Müthiş bir heycanla seyrediyorsunuz…

Filmin konusu şöyle: ” 1990’larda Sierra Leone’de gelişmekte olan kaos ve iç savaşın fon oluşturduğu “Blood Diamond/Kanlı Elmas” Güney Afrikalı paralı asker Danny Archer ile Mendeli balıkçı Solomon Vandy’nin hikayesi. Her iki adam da Afrikalıdır, ama geçmişleri ve şartları olabildiğince farklıdır. Ne var ki, hayatlarını değiştirebilecek pembe bir elması bulmak için çıktıkları serüvende yazgıları kesişir. Kaçakçılık suçundan hapiste olan Archer, ailesinden koparılıp elmas madenlerinde çalışmaya zorlanan Solomon’un olağanüstü bir elmas bulup sakladığını öğrenir. İki adam, Archer’la gittikçe artan bağı yüzünden gazetecilik idealleri değişime uğrayan Amerikalı gazeteci Maddy Bowen’ın yardımıyla, asilerin hakimiyetindeki topraklara bir yolculuğa çıkarlar. Bu yolculuk değerli bir elması ele geçirmekten de öte Solomon’un ailesini kurtarmasını, Archer’ın da bir daha asla sahip olamayacağını düşündüğü ikinci bir şans elde etmesini sağlayabilecek niteliktedir”

Leonardo DiCaprio müthiş oynamış. Kendisine özel bir hayranlığım yotktur. Ama bu filmde gerçekten hakkını vermiş… Eğer izlemediyseniz şiddetle tavsiye ediyorum.

Filmde klasik beyaz adamsız bir iş becerilmemesi halinin vurgulanması sinir bozucu olabiliyor. Ama Holywood Klasiği deyip geçmekten başka çare yok sanırım. :) Hatırlarsanız Son Samuray’da da kalan son samuray bir beyaz. :))

Şimdi kuru fasülye-pilavın bununla ne ilgisi var diyeceksiniz. Çok ilgisi var hemen açıklayayım. Filme gitmeden önce Metrocity’de yemek yedik. Yemek yediğimiz yerin adı “PİLOVE” . Burası sadece pilav yapıyor. benim gibi pilav delisi biri için ne kadar uygun bir mekan olduğunu kestirebiliyorsunuz sanırım. Tavuk pilav, etli pilav, hamsili pilav, Paella gibi birçok pilav var. Ben tabi ki klasik etli pilav yedim. Ustaya da seslendim çek bir porsiyon pilav yanına da cacık. :))

Malzemeler:

1 su bardağı pirinç
2 yemek kaşığı margarin veya tereyağ
1 yemek kaşığı şehriye
1,5 su bardağı sıcak su
6-7 kuşkonmaz

Hazırlanışı

1- Pirinci güzelce yıkayın. Yayvan bir tencereye yağı koyun. Üzerine şehriyeleri ve doğradığınız kuşkonmazları ekleyip pembeleşinceye kadar kavurun.
2- Sonra pirinçleri şehriyelerin üzerine ekleyip pirinçler saydamlaşana kadar kavurun. Çok değil. tane tane olacak kadar. Üzerine sıcak su ekleyip karıştırın. Üzerini kapatıp suyunu çekinceye kadar pişirin.
Afiyet olsun. 

KUŞKONMAZLI PİLAV için 1 yorum:

  1. Ercan Süelden

    Harikasınız,ben de bekar bir ressamım.Yemek yapmayı sizlerden öğreniyorum.Kuru fasulyenin yanına,pilav tarifi de çok yakıştı. :)Elinize sağlık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.