İSPANYA TATİLİ - 2. gün

20.03.2012

Sabah bir gürültüyle uyanıyoruz. Otelin yalıtım problemine bir küfür savurduktan sonra saatin 10'u gösterdiğini farkediyoruz. Dün ki yaşadığımız yorgunluğun acısını çıkarmışız. Ada uyumaya devam ediyor. Toparlanıp dışarı çıkalım kahvaltı edelim diyoruz. Onun dışında plan dahi yapamıyoruz. Ada uyandığında atıyoruz kendimizi Barcelona sokaklarına. Kaldığımız otel çevresinde yerler var ama kahvaltı yapabileceğimiz yerlerde çay yok çay olan yerlerde ise adam akıllı yiyecek bir şey yok. Otelin karşısındaki nefis bir pastane görüyorum. İçerde oturacak yeri yok. Daha çok fırın gibi. Ada'Nın karnı çok acıktığından birşeyler alıyorum o da yesin biz de hafif atıştıralım diye.. Her biri çok leziz. Bir sonraki günlerde de müdavimi olacağımız bir mekan bu.

Metroya atlayıp La Ramblas'a gidiyoruz. Sağa sola bakarken nerede kahvaltı edeceğimizi karar veremez halde dolaşıyoruz. O anda eski dost carrefouru görüyorum. Koşarak geçiyorum kapısından. Mesut arkamdan bakakalıyor. Bizi doyuracağım diye bağırıyorum :))) Minik İtalyan ekmekleri, birkaç çeşit peynir alıp çıkıyorum marketden. Caddede bulunan bir bankta sandwich hazırlıyorum. ELimiz de sandwichlerimiz yiyerek dolaşıyoruz. O anda ünlü tarihi pazar yerini görüyoruz. Floranca'da ki kapalı pazardan sonra gördüğüm en nefis yer. Her gün gidip içinde dolaşacağımı sonraki yazılarda da göreceksiniz :)))

Pazar yeri öyle şahane ki ne yiyip ne içeceğinize şaşırıyorsunuz. Özellikle taze meyvelerin ve meyve sularının bulunduğu tezgahların önünde durup seyre dalmak şahane :)

1 euroya değişik karışık meyve sularından alıyoruz. Ada her zamanki gibi sade portakal suyunu hüpletiyor. Değişik, egzotik kuru meyve ve çerezlerin bulunduğu tezgahtan çerezimizi alıp dolaşmaya devam ediyoruz. Pazarda deniz ürünlerinin bulunduğu tezgahlar, meyve sebze tezgahları, Kırmızı et, tavuk, bakliyat, şarküteri her türlü ürünü bulabilmeniz mümkün. Bunun dışında pazarın içinde mini barlar, tapascılar ve yiyecek alanları da mevcut. 

Pazar alanının olduğu yerde minik bir cafede sabah çaylarımızı içiyoruz. Buz gibi, kahve kokulu çaylar. Burnumda tutuyor bergamot aromalı cayır cayır sıcak çay.. :))

La Ramblas caddesinin Catalunya durağından limana doğru yürüyoruz. Bu yol boyunca sağlı sollu meydanların bulunduğu alanlar var. 4 tarafı binalardan oluşan ortaları boşluk alanlar. Bu alanlardan birine giriyoruz. Ortada havuz etrafında bir sürü restaurant ve oteller mevcut bir yer burası. Ada havuz kenarında kuşların olduğu alanda olabildiğince mutlu koşturuyor. Biz de nefes alalım diyerek oturup dinleniyoruz.

La ramblastan yürürken bir taraftan birşeyler yiyip içeceğimiz bir mekan arayışına giriyoruz. Turistik yerlerden uzak durmaya çalışıyoruz. Merkezde görünen turistler için ayakaltı yerlerin hem gereksiz yere pahalı hem de leziz olmayan şeyler sunduklarını düşünüyorum. Neyse mesutun o şahane cep telefonundaki programdan Milk isimli bir mekan buluyoruz. Oraya doğru yürüyoruz. Bu arada girdiğimiz sokakta yasemin'İn fotoğraflarında gördüğüm Caramel isimli dükkan karşıma çıkıyor. Çığlık atarak koşuyorum o dükkana. İçeride şekerler yapılıyor. Şeker hamuru değil sevgilid ostlar bildiğimiz şeker. Ve üstte gördüğünüz yatak odası toplasanız avucunuz kadar ve tamamı gerçek şekerden yapılmış. Eritilmiş şekil verilmiş ve donmuş... İnanılmaz ayrıntılar var.. Tüm evi dekore etmişler salon, banyo v.s.. Milk isimli cafe'de mola veriyoruz. Yaş ortalaması 18-20 :) İnanılmaz kalabalık. Masalarda iştah açıcı tabaklar. Ada bu arada kucağımda uyuyor. Oturup birşeyler yiyip içiyoruz. Dinlendikten ve Ada uyandıktan sonra kalkıyoruz. Yolumuzun üzerinde içinde hayvanat bahçesinin de bulunduğu kocaman bir park olduğunu görüyoruz harita üstünde. Hava harika. Oraya yürümeye karar veriyoruz.

Parkta Ada inanılmaz keyifli çimlerde yuvarlanıyor. Etrafta bir sürü insan yerlerde, çimlerde .. Bir köşede 2 adam. Adamın birinin elinde 2 sopa ikisini birbirine bağlayan bir ip ve su kovasının içinde deterjan dolu. Sopalı ipi kovaya daldırıp çıkarıyor sonra esintiyle kossskocaman balonlar yapıyor. Ve çocuklar etrafında çığlık çığlığa dönüyorlar.. Uzun süre izliyoruz. Pek keyifli..

Karnımız acıkıyor. La ramblas'a yürümeye karar veriyoruz. Farklı bir yoldan dönüp dolaşıp catolunya meydanına çıkıyoruz. Harika havuzların ve meydanın bulunduğu yerde oturup şehri dinliyoruz. Bu arada Ada kuşların peşinde koşturuyor. Diyeceksiniz ki bu kız hiç Ada'nın altını değiştirmedi. Değiştirmez olurmuyum. Değiştirdim ama nerede?? hiç bir mekanda alt değiştirme yeri yok - en azından ben görmedim. Tuvaletler oldukça küçük. Alt değiştirmek bu nedenle oldukça güç. Biz dışarda şipşak şekilde bankta alt değiştirdik :))) Bizim gibi diğer tursitlerde bu şekilde yapıyorlar.. Başka yönteminiz yok gibi..

Neyse, restaurant konusunda yine Mesut'un telefonundaki programdan yardım alıyoruz. Harika bir restaurant. Şu anda ismini veremiyorum yakın zamanda yazacağım. Notlarımın arasında olmalı.. Tapas tabağı, patates bravas ve avakadolu ballı hardallı somon ve ev şarabı alıyoruz. Herbiri de oldukça leziz. Günün yorgunluğu, güzel yemek sonrasında küçük bir gezintiden sonra metroyla otelimize geri dönüş yapıyoruz. :)

Paylaşmak İçin:

Kategoriler: Geziyorum

Bunlar da İlginizi Çekebilir:

Sosya Medya Hesaplarımız:

Yorumlar:

  • gülçin 20.03.2012

    İtalya anılarınız da eğlenceliydi. İnsana gitme isteği uyandırıyordu. İspanya anılarınız da öyle. Ağzınıza ellerinize sağlık.

    CEVAPLA

  • disal 21.03.2012

    misim tam sen alt değiştirme yazarken bende adanın altını düşündüm:))))))))))))))))))))zevkle okuyorum devamını bekliyorum......yemek yokmu yemek....yemek yemekten gezemiyoruz bile.....sen yazarken bende acıkıyorum..:)

    CEVAPLA

  • THESUUUR 22.03.2012

    Zerrin,bir daha ki baska ülke gezimizi senin yaptigin gibi yapacam ben de ama,ev halkini nasil ikna edecem bilmiyorum
    Harikasin........

    CEVAPLA

  • Döndü 13.05.2012

    :) harika bi geziniz olmuş öyle güzel ve okadar güzel anlatmış yorumlamışınız ki zevkle okudum,oralara gitmiş kadar zevk verdiniz teşekkürler ellerinize saglık

    CEVAPLA