KARİDES TAVA

22.02.2007

İstanbul'dan bugün Kıbrıs'a döndüm. Dostlarımızdan ayrılmak çok zor geldi. Ama bir taraftan kendi yaşadığımız yere geri dönmek, kendi mutfağım, kendi yatağım ... Özlemişim...

Yazacağım öyle çok şey var ki... Ama bizim için çok güzel bir süpriz hazırlayan arkadaşlarımızla geçirdiğimiz bir günü ve soframızdan bazı lezzetleri paylaşacağım.

İstanbul deyince birçok kişinin olduğu gibi benimde aklıma hemen boğaz gelir. Vapura binmek, vapurda martılara simit atmak daha güzel ne olabilir...

Cuma akşamı arkadaşlarımızı ziyarete gittik. Akşam şahane bir balık ziyafetinin bizi beklediğini zaten az çok tahmin ediyorduk. Ana yemekler elbette ki Ergün Ustadandı :D Şaka bir yana Ergün balık konusunda çok kabiliyetlidir. Bize fırın somon ve tavada hamsi hazırladı. Biz de Canan'cığımla balık yanında yenilecek salata, meze hazırlığına giriştik. gerçi ben pek birşey yapmadım Canan çok lezzetli taze fasülyeyi hazırlamıştı. Biber salatası, patlıcan salatası ve kocaman yeşilliklerin bol olduğu salatamızda hazırdı. ben sadece karidesleri temizleyip tavada uydurmasyon karides yaptım. Aslında güveçte karides yapacaktık. Ama geç pişme korkusuyla ben tavada yaptım.

Neyse efendim yediklerimiz bunlar tariflerinide aşağıda yazacağım. Ama sabah kalktığımızda Ergün ısrarla hadi çıkalım diyip duruyor. Bizde Eminönüne gidip fotoğraf ve pastacılıkla ilgili malzeme alacağımızı ve dalış için malzeme bakacağımızı düşünüyorduk. Neyse evden çıktık. Karaköy'e geldik. Ergün hadi vapura binip Kadıköye gidip gelelim hem de martılara simit atar fotoğraf çekeriz dedi ee ona da tamam. Yukarıdaki gibi bir sürü çok güzel fotoğraf çektik. Ve martılarla simitleri paylaşırken çok eğlendik... :) Hatta benim attığım bir simit nasıl denk geldiyse martının ağzı açıkken tam boğazına girdi :D

Kadıköy'de vapurdan indiğimizde Ergün taksi durdurdu koşturmaca bir halde ne oluyor demeden gelin de Fenerbahçe'de bir çay içelim dedi. Alala iyi gidelim ama hani Eminönü, hani pasta, yok efendim deniz gözlüğü, fotoğraf makinası için ayaklık kem küm ederken Fenerbahçeye geldik. Bunlardan hiç ses çıkmıyor. Meğer bizim süpriz için kendilerini tutmaya çalışıyorlarmış. Ama sırtlarında da ikisinin çanta var. Ben de ne doldurdular diye bakıyorum.. :)

Fenerbahçe Kalamış marina önünde durduk. Ergün önden marinaya girdi. Hadi gelin teknelere bakalım diyor. Gidiyoruz ama anlamsız bir hal içindeyiz :)) Sonra yelkenli bir teknenin önünde durup hangisi güzel dedi :)) Meğer tekne almışlar ve bize söylememişler böyle güzel bir süpriz hazırlamışlar. Atladık tekneye sırt çantalarından çıkan polarları, yağmurlukları giydik açıldık denize motorsuz, yelkenliyle uzunca bir süre neredeyse kınalıadaya kadar gittik... Sadece denizin sesi, rüzgar, deniz kokusu, şahane bir manzara ve dost sohbetleri... İnsan daha ne ister :))

Çok güzel bir gün geçirdik. Hiç beklemiyorken, denize açılıp yelken yapmayı, birden bire böyle birşey yaşamak insana büyük huzur ve mutluluk veriyor. Buradan tekrar Canancığıma ve Ergüncüğüme çok teşekkürler...

Hiç üşümedik merak etmeyin, hayatımızdaki en eğlenceli günlerden biriydi :)) Yalnız tekneyi yerine park ederken ki görevimin önemi beni gerçekten heycanlandırdı. Sanırım çok başarılıydım değil mi :)))

Neyse böyle şahane bir günün ardından akşam üzeri Kadıköy'e gidip "ÇİYA" lokantasında şahane bir yemek yedik. Ben Çiya'nın yöresel yemeklerine bayılıyorum. Hele hele salatalarının hiç biryerde olmadığına eminim. çeşit çeşit otlar ve lezzetler... Aşağıdaki resim Gülbahar kebabıdır.. Çiya'ya giderseniz mutlaka deneyiniz :)) 

Böylesi güzel dostlarımız olduğu için çok şanslıyız...

Şimdi o akşam yaptığımız bazı mezelerin tarifini vereyim sizlere... Mesela;

ZEYTİNYAĞLI KIRMIZI BİBER

Malzemeler:

4 kırmızı biber (Canan'cığımın annesi közleyip buzdolabına atmış)

2-3 diş sarımsak

3 yemek kaşığı zeytinyağ

bir tutam tuz

Hazırlanışı:

1- Kırmızı biberi közlüyoruz. Ben ocak üzerindede közlüyorum. Kabuklarını soyup ince ince dilimliyorum.

2- Sarımsakları bıçağın tersiyle ezip, parçalıyoruz ve ince ince doğruyoruz. Sarımsağı ezebilirsinizde.. Ama aroması böyle daha güzel çıkıyor... Zeytinyağını kçük bir tabağa alın. Tuz, zeytinyağ, sarımsağı karıştırın sonra biberlerin üzerine ekleyip harmanlayın.

Afiyet olsun...

GÜVEÇTE KARİDESİN TAVADAKİ HALİ

Malzemeler:

500 gr. kabuklu karides. (ayıklanmış 300 gr.)

2 yeşil biber. tatlı

2 domates

2-3 diş sarımsak

1 küçük soğan

1 çay kaşığı şeker

1 tutam tuz

1 tutam maydanoz

2 yemek kaşığı zeytinyağ

Hazırlanışı:

1- Karidesleriniz temizlenmemiş kabukluysa karidesleri önce iyice temizlemeniz lazım. Kabuklarından ayırıp iyice yıkamalısınız. Ama ilk defa temizliyorsanız mutlaka balıkçnıza danışın. Temizlenmiş almışsanız işiniz kolay. :)

2- Yağı tavaya alıp ocağa yerleştiriyoruz. Kızgın yağa ince doğranmış soğan ve sarımsakları ekliyoruz. 1 çay kaşığı şekeri ekleyip karamelize ediyoruz. Küçük küçük doğramış olduğumuz biberleri ekleyip hafifçe soteliyoruz. Domtesleri küp küp doğrayıp tavaya ekliyoruz.

3- Domatesler yumşadığında ve suyunu çekmeye başladığında karidesleri ve tuzu ekleyip kapağını kapatıyoruz. Karidesler piştiğinde tadına bakarak veya beyazlığına bakarak anlayabilirsiniz altını kapatıyoruz.

4- Biz derin bir kapta servis yaptık. üzerini maydonozla süsledik.

Çok lezzetli olmuştu. Şiddetle tavsiye ederiz :)))

Sımsıcak sevgilerimle....

Bunlar da İlginizi Çekebilir:

Sosya Medya Hesaplarımız:

Yorumlar:

  • sevim 05.12.2007

    merhaba canım benim.balık köftesi yayınlamıştım geçen hafta, uydurup yaptığımdan diğer köfte tariflerine bakıyodum.seninki çok güzelmiş..bir dahaki yapışımda bu tarifi uygulayacağım.görüntü nefis.öpüyorum.

    CEVAPLA