ÇİLEKLİ MUFFİN

Ağustos böceklerini bilirmisiniz? Hani tatil yerine gittiğinizde gün doğumuyla başlayan ve gün batana kadar cır cır cır diye öten böceklerdir. Tabi tatilde olduğunuzdan o ses size dünyanın en güzel sesi gelir. :)

Geçen sene Ağustos böceklerinin ne meret sesi olduğunu öğrendim. Tatile gidip, otelden çıkıp sesi duyduğumda ohh be doğa, güneş işte budur. Bu sese bayılıyorum diyip içime çeke çeke o, sese bayıla bayıla gezerdim ortalık yerde. :) Tatil geçer, neredeyse her sene Ağustos böceklerinin sesini özler, deniz kum güneş, ağustos böcekleri:) diyip İstanbul’dan ipimizi koparmış gibi giderdik tatil beldelerine..

Şimdi mi ; geçen sene Kıbrıs’ta ilk yazımızı geçirdik. Yazın başlangıcında tek tük ağustos böcekleri ötmeye başladı. Sabah kahvaltı ederken, tepemizde minik minik cırcırlamalar. “İşte budur bu seste var ya Kıbrıs benim için cennet arkadaş.” dedim hiç unutmuyorum.

Sonra sıcaklar artıp cır cır böcekleri susmamaya sayıları hızla artmaya başlayınca bu fikrim değişmeye başladı tabii. :)))

Size şöyle anlatayım. Bahçede kahvaltı yapıyorsunuz. Gölge olsun diye genelde ağaç altındasınız. Tam üstünüzde kendini yırtarcasına bağıran cırcırlar var. ve siz konuştuklarınızı duyamıyorsunuz. Ani hareket yaptığınızda birden senfoni kesiliyor. Ama yüzünüzde bir ıslaklık hissediyorsunuz. Ne ıslaklığı olduğunu söylemeyeceğim :) bir yemek blogu olduğundan. :) Ama o ıslaklığı gelmesin diye yavaş hareket ediyorsunuz.:))))

Ve sesleri öyle şiddetli ki sabah sizi gün batımıyla uyandırmayı başarıyorlar.

Birkaç ilginç şey öğrendim size bahsedeyim bu ağustos böcekleri 17 yıl toprak altında yaşıyorlarmış. Sıcaklar başladığında toprak altından çıkıp 5 hafta güneşte yaşayıp ölüyorlarmış. Bu 5 hafta süresince böyle deli gibi ötmelerinin nedenide kendilerini dişilerine beğendirme isteğiymiş. Sonunda zaten bağırmaktan çatlayarak ölüyorlarmış.. :))) Umarım bizim badem ağacının üzerindeki tüm ağustos böcekleri orta yerinden çatlarlar.. :)))

Dün Pazar olmasına rağmen ve cumartesi İstanbul’dan gelen arkadaşlarımızla geç saatlere kadar oturmamıza rağmen ben sabahın 6 sında cır cır böceklerinin çatlarcasına bağrışlarıyla uyandım. Ve uyuyamadım. Kalktım sabah kahvaltısında arkadaşlarımıza ikram etmek için muffin yaptım.

Not: Hemen soracağınızı biliyorum. Diyetttt? diye.. :) Evvveeet efendim hafiften devam ediyor bozmadım. 2 kilo verdim. 4-5 kilo daha verirsem tamadır. Muffindende kimse bakmazken 1 tane yedim. Bana göre kimse görmemişse o kalorisiz oluyor da. :))) Tarifi canım arkadaşım Yemeğimle’den aldım. Çok teşekkür ederim canım benim. İşte tarif:

Malzemeler:

1,5 su bardağı küp küp kesilmiş çilek. (üzerine 2 yemek kaşığı şeker)
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1 yemek kaşığı yoğurt. (ben krema koydum)
1/2 su bardağı sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2-3 su bardağı un

Hazırlanışı:

1- Şeker ve yumurtayı köpürünceye kadar çırpın.
2- Üstüne yağ, süt, yoğurt, vanilyayı koyup karıştırın.
3- Un ve kabartma tozunu üstüne eleyip karıştırın. En son küp küp şekere bulanmış çilekleri karışıma ekleyip, muffin kalıplarını doldurun. Önceden ısıtılmış 175 derece fırında pişirin. Kürdan soktuğunuzda temiz çıkıyorsa pişmiştir. Afiyet olsun.

ÇİLEKLİ MUFFİN için 2 yorum:

  1. Geri izleme: Pasta, börek, kurabiye, yemek, ekmek, çorbalar, makarnalar, tatlılar… » TAHİNLİ KURABİYE TARİFİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.