PEYNİRLİ POĞAÇA

SICAK SICAK POĞAÇA

Perşembe akşamı yatmadan önce ekmeğin kalmadığını fark ettim. Sabah kalkıp bakkala gitmek yerine yatmadan önce hamur yoğurayım sabaha kadar mayalansın dedim. Hem de Mesut mutfaktan gelen kokuları duyunca mutlu olsun istedim. Yaptım da …

Mutfakta ilk defa birşeyler yapmaya kalktığımda ilkokul 3’e gidiyordum. Nesrin ablam’ın tarif defteri vardı. Annem, ananem güne gitmişlerdi. Uzunca bir süre gelmeyeceklerini biliyordum. Hemen mutfağa girdim. Tarif defterinden canımın istediği şeyleri seçtim kek ve poğça. Tabii tek çeşit yapacak değilim ya bir tatlı bir tuzlu. Kek’in malzemelerini koyup karıştırdığımı hatırlıyorum. Ama döktüğüm tepsi kocaman börek tepsisiydi. Onu bulmuştum. Pişirmeye gönderdim.

Bir taraftan zamanla yarışıyordum.

Ben bir taraftan poğça hamuru yapmaya çalışıyordum. Bir elim kulak mememde bir elim hamurda sonunda hamuru yoğurdum. Sonra birşeye takıldım. Defterde mayalanmaya bırak yazıyordu. Ben çok önemli olmadığını düşünerek es geçtim. Dolaptan peyniri çıkarıp rendeledim. İçine koyup tepsiye dizdim.

Sonra keki çıkardım. Sonuç: İncecik tahta gibi birşeydi. Biraz yedim sonra evdekilerin beğenmeyeceklerini düşündüm bende beğenmemiştim ve çöpe attım. Sonra poğçayı fırına verdim. Poğça konusunda iddalıydım. Mayalanma zaten önemsiz bir meseleydi. Sonra fırından çıkan poçalar fena gözükmüyordu. Ama ısırdığımda içini çekmemiş hamurla karşılaşınca bununda sevilmeyeceğini anladım ve hepsini çöpe döktüm.

Benim mutfağa girip birşeyler yaptığımı annemlerin anlamaması gerekiyordu. Hemen bulaşıkları yıkamaya giriştim.Ama ilk bulaşık yıkamamdı. Ama peyniri rendelediğim rendenin yıkanmayacağına karar verdim. Yıkamaya kalktığımda elimi kesebilirdi.Acaba annem nasıl yıkıyordu. Başımıza bir de kaza çıkarmayalım di mi ama. :) Fazla kafa yormadım rendeyi de çöpe attım. Tabii çöpe diyorsam çöpe atma yöntemimde var. Eski çöplerin altına sıkıştırdım ki çakılmasın.

Tabii annem ve ananem geldi. Ve benim poğçaya ve keke benzer şeyler yaptığımı anladılar. Ama annem sanırım hala rendenin nereye uçtuğunu merak ediyordur. Bari bu bayram gittiğimde söyleyeyim.

Her peynirli, maydonozlu poğça yapışımda bir bu anım aklıma gelir bir de canım arkadaşım Esra aklıma gelir. Kendisine Poğça Öğütücüsü diyebiliriz. Bir akşam evde Poğça yaptığımda Mesutla sen az yedin ben çok yedim kavgası yaptıklarını da hiç unutmam….

Neyse pek konuştum poğça tarifini vereyim hemen ..

Malzemeler:

1 su bardağı sıvı yağ
4 yemek kaşığı şeker
2 çay kaşığı tuz
2 yemek kaşığı kuru maya
2 bardak ılık süt
Aldığı kadar un
Yumurta
çörek otu
Karabiber
Hellim
Maydonoz

Yapılışı:

1- Ilık süt, şeker ve mayayı eritin.
2- Sonra içine tuz, yağ ekleyip karıştırın. Yavaş yavaş unu ekleyerek yoğurun.
3- Mayalanması için bekleyin. (mayalanma hamurun 2 katına çıkması demek :))
4- Hellim peynirini rendeleyin. (ben Kıbrıs’ta hellim bol olduğundan Hellim kullandım. peyaz peynir veya lor olur.) Maydanozları ince ince doğrayıp için karabiber koyun.
5- Mayalanan hamurdan ceviz büyüklüğü parçayı alıp elinizle açın. İçine peynirli karışımdan koyup kapatın. Üzerine yumurta sarısı ve çörek otu sürün. Tepsinin içinde yarım saat daha mayalanmasını bekleyin..
6- 180 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin. Fırından çıktıktan sonra ben üzerine bir örtü kapayıp 2-3 dakika bekletiyorum. Sonra yumşacık poğçanız oluyor.

Üzerine zeytinyağı gezdirilmiş domates ile poğçamızı servis yapıyoruz. Demli bir çay hiç fena olmaz … :) Afiyet olsun…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.