BEN GİDİYORUM …
Ben gidiyorum … 16-17 Gün buralarda olmayacağım, İtalya’da haydur huydur geziyor olacağım.. :) Benim yerime buralara göz kulak olursunuz deÄŸil mi dostlar??
Hepinizi sımmsıkı kucaklıyorum. Sevgilerimle …
Hayatınızı misss gibi geçsin.
Ben gidiyorum … 16-17 Gün buralarda olmayacağım, İtalya’da haydur huydur geziyor olacağım.. :) Benim yerime buralara göz kulak olursunuz deÄŸil mi dostlar??
Hepinizi sımmsıkı kucaklıyorum. Sevgilerimle …

Öncelikle " ben bir küçük cevzeyim" le ilgilendiÄŸiniz, bana destek verdiÄŸiniz, güzel sözler söylediÄŸiniz için nasıl teÅŸekkür etsem azdır. Uzun zamandır tek düzelikten sıkılmıştım. İşlerin yoÄŸunluÄŸu, aynı ÅŸeyleri yapıyor olmak beni bunaltmaya baÅŸlamıştı. Blogumda bir yenilik olsun istedim.. İyi ki istemiÅŸim. 3 gün önce duyurdum ama ÅŸimdiden hazır gönderilmiÅŸ 6 küçük cezvenin 6 müthiÅŸ yayınlanmayı bekleyen yazısı var. Söz verenleri, yazı göndermek istiyorum diyenleri saymadım bile, hepsini dört gözle bekliyorum. :) Öyle heycanlıyım ki…
Bu bölüm için sayfamı hazırlayacağım, kategorimi açacağım kararını veremedim, üzerinde düÅŸünüyoruz sanırım birkaç güne kadar oluÅŸturmuÅŸ olurum.. Sonra ilk olarak ver elini Paris diyeceÄŸiz.. :) Küçük cezvemiz Semra‘yla. :) Sizin’de Paris’le ilgili ya da diÄŸer yerlerle ilgili yazılarınız var ise zerrin@misssgibi.com ‘a gönderebilirsiniz.
Ama bu sıralar benim tüm muhabetim, tüm düÅŸüncelerimi kaplayan İtalya gezi hazırlıklarıyla ilgili sizlere bilgi vermek istiyorum. Yaz yaklaÅŸtı yazıyı okuyan bazı arkadaÅŸlarım İtalya planı yaptıklarını bu konuyla ilgili tecrübelerimi paylaÅŸmamı istemiÅŸler. Ben de tüm geziyle ilgili bilgileri zaten sizinle paylaÅŸmak istiyordum. İtalya’ya gitme kararını nasıl verdik? Neden İtalya? Ne tür hazırlıklar yaptık? Neden turla gitmiyoruz? gibi soruları aÅŸağıda yanıtlamaya çalıştım.
İtalya’ya gitme kararını nasıl verdik? Neden İtalya? Hayallerimi süsleyen üç yer var. Bunlar’dan biri Tibet diÄŸeri Hindistan bir diÄŸeri de İtalya’ydı. Bu üç yer için uzun zamanlar ayrılması gerektiÄŸine inanıyorum. Öyle 7-8 günlük turlarla gezilecek yerler deÄŸil diye düÅŸünüyorum.. Çünkü 3 yerinde ortak özelliÄŸi tarihi açıdan müthiÅŸ yerler olması. Mesut’un ilk tercihi İtalya olması bizim planlarımızı ÅŸekillendirdi. Belki abartılı bir bilgi ama okuduÄŸum bir kaynakta Dünyada’ki sanat eserlerinin %65′nin İtalya’da olduÄŸu yazıyordu. Eee böyle bir yeri merak etmemek olmaz. :) Bundan 4 yıl önce İtalya’ya gitmeye karar vermiÅŸtik. Tur araÅŸtırması, izin v.s. ayarladık. İlk schengen vizemiz olacağı için turdan bağımsız vizeye baÅŸvurmanız gerekiyor. Vize baÅŸvurusu için önceden randevu alıyorsunuz. Telefonla aradığımızda bize randevu için 2 ay sonrayı vermiÅŸlerdi. Gitmeyi planladığımız tur 25 gün sonraydı. O dönem çok kızıp, sinirlenmiÅŸtim lanet okuyup vazgeçmiÅŸtik. Ardından 3 ay sonra İspanya (barcelona- madrid) turuna katılmıştık. Bu sene İtalya konusunda içim yeniden kıpırdanmaya baÅŸladı. Çünkü yemek okuluna gitmek istiyordum ve İtalyan mutfağı aÄŸzımın sularını akıtıyordu. AraÅŸtırmaya baÅŸlayınca Floransa’daki yemek okulları beni büyüledi. programlarını bile baÅŸtan çıkarıcı. Tamam İtalya’ya gidiyoruz dedik. Birçok İtalya’ya giden dostumla görüÅŸtüm, yazılar okudum en iyi mevsimin ilkbahar olduÄŸunu söylediler. Mayıs’ta 15 günlük bir tatil olmasına karar kıldık.
Neden turla gitmiyoruz? Yukarıda bahsettiÄŸim gibi turla İspanya’ya gittik. 4 kiÅŸiydik. Anı Tur’la gittik. Tercih etmemizdeki en büyük etken fiyatındaki ucuzluktu. Ucuzdur vardı bir ÅŸeyi diye bir söz var ama atasözlerini kafama göre uydurduÄŸumdan tam söyleyemeyeceÄŸim. :) siz anladınız. Tam o hesap oldu. :) YaÅŸadığımız en büyük sorunların belli baÅŸlılarını söyleyeyim siz gerisini hesap edin. * Oteller ÅŸehir merkezine trenle 2 saat uzaklıktaydı. Tren akÅŸam erkenden bitiyordu. * Tur firması öyle organizasyonda tökezlediki oteldeki rezervasyonlarında ciddi sorunlar çıktı. * Barcelona-Madrid arası transfer için kullandıkları otobüse 8 kiÅŸi sığamadı. :) çünkü yer yoktu. O 8′in 4′ü bizdik. :)) Kiralık arabayla İspanya otobanlarında 4′ümüz Madrid’i bulduk. EÄŸlencelimiydi. EVETT Ama bir tur firmasından beklenmeyecek ÅŸekilde organizasyonsuz ve sistemsizdiler. DönüÅŸ uçağında Endülüs turundaki arkadaÅŸlarla bir araya geldik, hatta örgütleyip imza toplamalarına ön ayak oldum. :) BaÅŸlarına gelen piÅŸmiÅŸ tavuÄŸun başına gelmemiÅŸti. Bir gece otobüste sabahlamak zorunda bile kalmışlar.. :) Hem bu tür nedenlerden güvensizlik duyduÄŸumuzdan, hem de turların genel olarak programları bize uymadığından birde max. 9 günlük tur programları olduÄŸundan turu tercih etmedik.
Ne tür hazırlıklar yaptık? Öncelikle vize için gereken evrakları tamamladık. Türkiye’deki vize için evraklarla Kıbrıs’takilerle farklı. Kıbrıs’ta oldukça az evrak isteniyor. EÄŸer Türkiye’deyseniz ve ilk schengeninizse yukarıda söz ettiÄŸim gibi gidip kendiniz baÅŸvurmanız gerekiyor. (daha önceden öyleydi deÄŸiÅŸmiÅŸ olabilir) EÄŸer daha önce almışsanız tur firması sizin yerinize alabiliyor. KKTC’de İtalya konsolosluÄŸu olmadığı için Rum tarafından konsolosluktan haftada bir gün 1 saatliÄŸine elçilikte görevli birisi İngiliz konsolosluÄŸuna geliyor. Buradaki baÅŸvuruları topluyor. Sonraki haftada vize sonucunu sana açıklıyor. KKTC’de istenen evraklar: 30.000 euroluk seyahat sigortası , iÅŸyerinden orada çalıştığına dair kaÅŸeli bir yazı, pasaport, 1 adet fotoÄŸraf, banka hesap dökümleri (hesabınız varsa) , form (önceden elçilikten alınmış) doldurulmuÅŸ, uçak rezervasyonu, kalınacak otellerin rezervasyonları ve vize ücreti.
Uçak rezervasyonu kolaydı ama otel rezervasyonu hakkında aynı ÅŸeyi söyleyemeyeceÄŸim. Öncelikle hangi ÅŸehirde ne kadar kalacağımıza karar vermemiz zaman aldı. En son kararımız 6 gün Roma, Napoli, 6 gün Floransa, 3 gün Venedik’te karar kıldık. Oldukça zorlu bir araÅŸtırma süreci geçirdik. 3-4 adet otel rez. yapan siteden yararlandım. Zeya’nın önerisiyle Venere‘nin güvenirliliÄŸine emin olup Tüm otel rezervasyonlarını Venere’den yaptırdım. otel rezervasyonu yaparken dikkat ettiÄŸim durumlar ÅŸunlardı. * Otelin ÅŸehir merkezinde veya metroya yakın olması * temiz olması * ucuz olması :)) * rezervasyon iptali için gereken koÅŸullar (kimisi rez. iptal ettiÄŸinizde tüm parayı kesiyor kartınızdan kimisi 2 gün önceden haber verdiÄŸinizde hiç bir ücret kesmiyor) EÄŸer vize’de sorun çıkabilir diye düÅŸünüyorsanız otelleri belirlerken bu kritere dikkat edin. Sonraki yazılarımda otellerden, otellerle ilgili görüÅŸlerimden zaten söz edeceÄŸim.
DiÄŸer hazırlıklarımız: İtalya’da gitmeyi planladığımız yemek okulunun araÅŸtırılması, gidilecek müzelerin belirlenmesi ve öncesinde gerekenlerden rezervasyon yaptırılması. (mesela vatikan), gitmeyi planladığımız opera, tiyatro gibi gösteriler için biletlerin ayarlanması, transferde kullanacağımız araçları öÄŸrenmek, fiyat v.s. bilgilerini çıkarmak v.b.g.
Åžimdilik hazırlık aÅŸamasında yaÅŸadıklarımız bunlar. Umarım bizim gibi hazırlıkta olanlara az da olsa yol gösterebilirim. Åžimdi bu dondurmayla bu yazının ne ilgisi var diyeceksiniz. Biliyorum. Roma dondurması çok ünlü deÄŸil mi? Eveeet ünlü. Eee bu dönem çilek mevsimi deÄŸil mi?? eveeet. :) Ben de size roma dondurması gibi olmasa da oldukça lezzetli bir dondurma tarifi vereceÄŸim. tarif Burçin‘e ait. Bu dondurmayı yaptığım günden beri dondurma almıyorum. deÄŸiÅŸik versiyonlarını denedim.. Bol bol yiyoruz :))) Ama asıl çilek yeme hastalığım varki anlatamam evlere ÅŸenlik onuda yaptğım diÄŸer çilekli tarifle anlatayım. :))) Nino‘mun yardımıyla tarifi yazıyorum :))) Ve benim gibi çilek delisi yeÅŸim‘ime gitsin.

Malzemeler:
700 gr. çilek
1 su bardağı krema
1 su bardağı yoğurt (ben kendi yaptığım yoğurdu kullandım)
1 su bardağı pudra şekeri
Hazırlanışı:
1- 6-7 Adet çilek ayırıyoruz geri kalan çilekleri robotla püre haline getiriyoruz..Pudra ÅŸekerini ekleyip ÅŸeker eriyene kadar karıştırıyoruz. ben ikinci yapışımda normal ÅŸeker kullandım.
2- krema ve yoÄŸurdu bir kapta iki katına gelinceye kadar mikserle çırpıyoruz. Çilek püresi ve ÅŸeker karışımını kremalı karışımın içine döküyoruz. Karıştırıyoruz. rengi pembe bir hal almalı, homojen ÅŸekilde dağılmalı. Ayırdığımız çilekleri küp küp doÄŸrayıp karışıma ekliyoruz.
3- BuzluÄŸa dayanıklı bir kaba koyup buzluÄŸa kaldırıyoruz. 1 saat sonra çıkarıp yeniden mikserle çırpıyoruz. yeniden buzluÄŸa koyuyoruz. Ben biraz daha yumÅŸak kıvamlı dondurma seviyorum. Siz nasıl kıvamda seviyorsanız o kadar dondurun. Afiyet olsun.
NOT: Blog ödülleri için oy kullanmaya çalışan bazı dostlar sormuÅŸlar, nasıl kullanıyoruz diye. Ben hobi bölümündeyim öncelikle onu söyliyim . :)) Oy ver butonuna tıklıyorsunuz, kayıt oluyorsunuz (sadece email ve ÅŸifre) sonra tüm kategorilerde oy kullanıyorsunuz. Sonra verdiÄŸiniz email adresinize email geliyor gelen emaile tıklıyorsunuz. Bu kadar. Tıklamaz iseniz oyunuz aktive olmayacaktır. Sevgiler, iyi haftasonları …
Eline güç geçirip ÅŸiddeti ÅŸova dönüÅŸtürenlerden,
hastanelere, sokaklara umarsızca biber gazı atmaktan çekinmeyenlerden,
kendi ülkemizde rahatça dolaÅŸmamızı yasaklayan, ülkemizi savaÅŸ alanına çevirenlerden
utanıyorum …
Cüneyt Ülsever’in dediÄŸi gibi "1 Mayıs’ın tekrar bayram olması ve Taksim Meydanı’nda kutlanması devletin borcudur, zira o gün meydanda ölenlerin devletten alacağı hálá ödenmemiÅŸtir. "

Kaç gündür ÅŸu yazı elimden çıksın diye uÄŸraşıyorum. Ama aslında baÅŸka birÅŸey planlıyordum. Onu yetiÅŸtirmeye çalıştım. Eeee börek etkinliÄŸi gelip kapıya dayanınca, etkinlik tarifleri birer birer yayınlanınca yazıyı yazmak ÅŸart oldu.Özlem‘ime baÅŸarılar. nefis bir etkinlik olacak. Ne planlıyordun diye soruyorsunuz deÄŸil mi. Sorun lütfen sorun sorun :)) Tamam hemen anlatayım ısrara dayanamam bilirsiniz.. :))
Yeni bir bölüm oluÅŸturmaya çalışıyorum. Kategori gibi ama ayrı bir sayfa gibi de sayfamın altında ek sayfa gibi. tam tarif edemiyorum. :)) Adı "ben bir küçük cezveyim" olacak. Yakında anlatmak istediÄŸim ÅŸeyi hazırlayacağım. :) Burada gezip gördüÄŸüm yerleri yazacağım. Ayrıntılı fotoÄŸraflı bilgiler vermeye çalışacağım. Bunun dışında sadece ben mi yazacağım dersiniz cıkkkkk sizlerin yazılarınıza da burada yer vermek istiyorum. Siz de isterseniz tabii. Yani amacım burayı birlikte oluÅŸturduÄŸumuz gezip göreceÄŸimiz yerleri öncesinde tanıyabileceÄŸimiz bir yer haline getirmek.
Böyle bir gezi sitesi oluÅŸturma firkim ÅŸöyle çıktı. Bir aydan beri tatil planlıyoruz. Hani söz ettim ya size. 10 Mayıs’ta İtalya’ya gidiyoz. Vizemizi sonunda aldık. 15 gün kalacağız. Roma, Floransa ve Venedik’i altına üstüne getirme planımız var. :)) Bir aydan beri İtalya’yla ilgili bir sürü ÅŸey okumaya çalışıyorum. Açık söylemek gerekirse tüm arzularımı, ihtiyaçlarımı karşılayan bir site bulamadım. Zeya‘m olmasaydı halim nice olurdu bilmiyorum. Onun yönlendirmeleriyle planımızı yapabildik. Ben de başımıza gelen ÅŸeyleri, hazırlık aÅŸamalarımızı anlatmaya karar verdim. Hatta belki de dijital bir günlük bile oluÅŸturabilirim.
Ayrıca Kıbrıs’ta yaÅŸadığım için yaz mevsiminin yaklaÅŸmasıyla bir çok tanıdığım, tanımadığım dost emaille benden Kıbrıs’la ilgili bilgi almak istiyor.. Elimden geldiÄŸince yardımcı olmaya çalışıyorum ama unuttuÄŸum atladığım ÅŸeyler olabiliyor. Oysa ben fırsat buldukça buraya eklesem, nerelerde kalınır, neler yenilir, nerede yenilir, nereler gezilir diye, daha faydalı olmaz mı? diye düÅŸündüm.
Eskiden çalıştığım firmada iÅŸim gereÄŸi inanılmaz seyahat etmiÅŸtim. Öye ki Türkiye’de üniversite bulunan tüm ÅŸehirlere gittim. Ama ne anladın derseniz hiçbirÅŸey. Belki gittiÄŸim yerlerde çok güzel yerler vardı ama oralı birilerini tanımadığım için ot gibi gittim geldim. Oysa elimin altında böyle bir site olsaydı, girerdim ahanda Malatya’ya gidiyorum neler yazılmış Malatya’yla ilgili bakardım, kayısı nerden alınır, nerede yemek yenir, herÅŸeyi öÄŸrenirdim. Sonrada bilmiÅŸ bilmiÅŸ gezerdim. :)))
O ÅŸehirde yaÅŸayan birilerinin oraları tanıtması kadar güzel birÅŸey olabilir mi.. Ben de size açık davetde bulunuyorum, gelin birlikte gezelim görelim. YaÅŸadığınız, ÅŸehri kasabayı tanıtın, yazın tatile gittiÄŸiniz yerleri bize anlatın varmısınız?? :)
Ben ilk yazıyı yazıyorum. :) 23 Nisan’da Mesut dalış ve zıpkın diye tutturunca ne yapalım diye düÅŸünmeye baÅŸladık. Ben de araba kullanmak istiyordum. Bize en uzak yer olan hani haritada Kıbrıs’ın burnu vardır ya böyle ince uzun iÅŸte oraya Dipkarpaz’a gitmeye karar verdik. GidiÅŸ geliÅŸte hep ben araba kullanacaktım. O yüzden oldukça heycanlıydım. Sabah erkenden kalktık hazırlandık. Mesut dalış malzemelerini ben ise yukarıda gördüÄŸünüz böreÄŸi hazırladım. Çünkü gittiÄŸimiz yerde yemek yiyebileceÄŸimiz bir yer yoktu.

Dipkarpaz dünyanın cennet köÅŸelerinden biri dersem abartmamış olurum. Turkuaz renkli koyları, incecik kumu, altın kum, geniÅŸ, gözünüzün alabildiÄŸine uzanan plajlarıyla mükemmel bir yer. Ulaşım sadece özel araçla saÄŸlanabiliyor. Onun dışında maalesef toplu taşıma aracı yok. EÄŸer turla geldiyseniz hazırlanmış paket programları tercih edebilirsiniz, eÄŸer yalnız gelmiÅŸseniz kiralık araba kiralayabilirsiniz. ama önemli konu trafik Türkiye’ye göre ters ve yollar dar ve bozuk. Kendinize güveniyorsanız araba kullanmalısınız. Yola Girne’den çıkıyorsanız, önce LefkoÅŸa sonra Magosa(iskele yoluna) oradan Dipkarpaz yolunu izleyerek 3- 3,5 saatde Karpaz belediyesine ulaÅŸabilirsiniz. Dipkarpaz’dan zafer burnuna yani o burnun ucuna gitmek için 50 km. civarı yol gitmelisiniz. Yollar söylediÄŸim gibi oldukça dar ve bozuktur. Ama sonunda ulaÅŸacağınız yerler için o bozuk yollara deÄŸecek. Üstteki kare Golden beach isimli plajı ..

Dipkarpaz’da Zafer burnuna giderken bir manastır mevcut. Rumlar tarafından kutsal sayılan bu manastır için akın akın İngilizler ve Rumlar burayı ziyaret ederler. Bu gidiÅŸimizde uygun fotoÄŸraf çekemediÄŸimiz için yayınlayamıyorum. Yakın zamanda Karpaza gidersek o manastırın fotoÄŸrafını çekip ekleyeceÄŸim. Manastırın önüne kurulan pazarda çeÅŸit çeÅŸit el oyması ahÅŸapları, incik boncukları, el iÅŸi birçok ÅŸeyi görmeniz ve satın almanız mümkün.
Biz Manastırı geçtikten sonra üstteki kareyi görebileceÄŸiniz koya gitmeyi seviyoruz. Çünkü ne dalga, ne rüzgar bu koyda hiçbiri olmuyor , durgun bir deniz ve 5 metre derinlikte bile dibi görmenizi saÄŸlayan ıpırıl pırıl bir su. Balığı’da bol. En son gidiÅŸimizde Mesut bir baracuda bile vurdu. :))

Orada denize girip böreklerimizi, termostaki çayla afiyetle yedikten sonra dönüÅŸ yolu için çıkıyoruz. Ama börek tabii bizim gibi mideyi tok tutmaya yetmiyor. Her buraya geliÅŸimizde dönüÅŸ yolumuzda olan bu rest. uÄŸramadan geçemiyoruz. Adı DEKS. Dipkarpazı geçtikten sonra Yeni erenköy köyüne gelmeden üstteki kiliseyi göreceksiniz.

Kilisenin arkasında olan çok sevimli bir rest. ,hele gün batımında orada olursanız ÅŸahane bir manzara seyrederek nefis yemeklerine yiyebilirsiniz. Sahipleri İngiltere’de uzun yıllar yaÅŸamış bir çift. Çok özel yemekleri var. Ama ben oraya her gittiÄŸimde aÅŸağıda görüÄŸünüz kalamardan sipariÅŸ ediyorum. EÄŸer Pazar günü gitmiÅŸsek Kıbrıs’ın ünlü yemeÄŸi Fırın Kebabını (kleftico) yiyoruz. Fiyatları Kıbrıs standartlarında oldukça uygun. Yemekte ne isterseniz isteyin cips ve salata geliyor. Salatasına bayılacaksınız. kıbrıs zeytinyağıyla tatlandırılmış, kendi zeytinleriyle süslenmiÅŸ mis kokulu bir salata :) Ama unutmayın kredi kartı geçmiyor, telefon yok.. :)

Dipkarpazın son sayımlarda nüfusu 3300 civarı. Bunun 250 kadarı Rum’muÅŸ. Son dönemde bu bakir alana el atılmaya baÅŸlandı. Yakın zamanda otellerle tesislerle dolmaya baÅŸlayacağı çok açık. Bence eÄŸer fırsatınız varsa bu bakir halini görün.
Hımm bir de unutmadan Karpaz aynı zamanda eÅŸÅŸekler içinde bir cennet, evet evet yanlış duymadınız. :)) Bağımsızlıklarını ilan etmiÅŸ bir sürü yabani eÅŸÅŸek var etrafta.. Kısaca eÅŸÅŸek cenneti diyebiliriz. Yollarda, kenarda köÅŸede sahil’e inerken, her yerde.. :))
Birde arabayla giderken camlarınızı mutlaka açın . Çünkü arabanın içi kekik kokacak ve birsürü deÄŸiÅŸik kuÅŸun sesiyle dolacak.

Haydi biz denize atlayacağız., ıspanaklı böreÄŸin tarifini verip kaçıyorum :)) GörüÅŸmek üzere…
Malzemeler
2 demet ıspanak
4 adet yufka
1 büyük soÄŸan
2 diş sarımsak
istenen baharatlar tuz, karabiber, haÅŸhaÅŸ
1/2 çay bardağı sıvı yaÄŸ
1 yumurta
1/2 çay bardağı süt
2 yemek kaşığı zeytinyağ
Hazırlanışı
1- Ispanakları derince bir kabın içinde sirke koyup bol suda yıkayın. Kumu sirke yardımıyla aÅŸağıya inecektir.
2- Ispanakları ince ince doÄŸrayın, üstüne tuz ekleyip elinizle ıspanağın hacmi yarıya inene kadar ovarak ıspanağı birbirine sürttürün. Öldürün.
3- Tavada zeytinyağında küçük doÄŸranmış soÄŸan ve sarımsağı pembeleÅŸinceye kadar öldürün ıspanağın içine , karabiberle ekleyip karıştırın.Yumrutanın akını da ekleyin harmanlayın.
4- Yufkayı açın içine süt ve yaÄŸ karışımından birazını serpin. YumÅŸatın. Üstüne ıspanaklı malzemelerden serpin. Ucundan sararak rulo haline getirin. Üstüne yumurta sarısı sürüp haÅŸhaÅŸ dökün önceden ısıtılmış 180 derece fırında üstü kızara kadar piÅŸirin. Afiyet olsun.
Kalınacak yerler: Dipkarpaz’da lüks ve konforlu otel bulmak pek mümkün deÄŸil. En azından benim bilgim yok. Bilgisi olan bilgi verirse sevinirim. Sizin için birkaç otele girip fiyat bilgisi aldım, gördüm, ortalama iki kiÅŸi oda kahvaltı ücreti 40 euro olan oteller var ama odalari özensiz, banyoları keyifsiz, çok keyifli olmayan yerler.. Temiz mi ehh. Ama balkonuna çıktığınız manzarasına vuruluyorsunuz orası ayrı. :) EÄŸer Dipkarpaza yakın olsun ama daha düzgün bir otelde kalalım derseniz Magosa’da bulunan otelleri tercih edebilirsiniz. mesela Venüs Beach.
Yemek yenilecek yerler: Yeni Erkenköy’de Deks ve Magosa BoÄŸaz’daki balık restaurantları.
NOT: EÄŸer sizde gezip gördüÄŸünüz, yaÅŸadığınız yerleri tanıtmak isterseniz fotoÄŸraflarla, yazınızı zerrin@misssgibi.com adresine gönderebilirsiniz. Blog sahibi olsanızda olmasanız da.. Yazılan yerler var ise o yerlere fotoÄŸraf ekleyip, tanıtıma ek yapabilirsiniz. Mesela Dipkarpazla ilgili elinizde fotolar mevcutsa gönderebilirsiniz…
NOT: Pastacı Papatyam bizi güzel bir kampanyaya davet ediyor. Buyrunnn.. :)

Neden bilmem birkaç günden beri biraz agresifim. Öyle kendi çapımda agresfiliÄŸim. Kimseye dokunmuyorum gözüme gözüme batıyor bazı ÅŸeyler. Hiç ses etmiyorum. Çok ufak defek (tefek yerine defek yazan parmaklarımı kırayım) :)) ÅŸeylere kızıyorum. Bazen kendime de inanamıyorum. Mesela bu sıralar takıntılarım;
1-Bankaların 444 lü hatlarını bir problem için aradığımda telefona çıkan sese derdimi anlatıp sonunda çözüm bulamayan personelin telefonu kapatırken zerrin hanım baÅŸka bir isteÄŸiniz lafına sinir oluyorum. Ayol bu isteÄŸimi yerine getirdinmi ki baÅŸka isteÄŸin var mı diye soruyosun?
2- Bir maÄŸazaya girdiÄŸimde yapışan çalışanlara , dibinde gezinen çalışanlara sinir oluyorum. Alacağım varsada öyle bir yerden alışveriÅŸ etmiyorum. Ya maÄŸazanın uyguladığı prim sistemi yüzünden çalışanlar öyle dibinden geziyor ya da ne bileyim…
3- Restaurant’da sipariÅŸ verirken üstüne bastıra bastıra mantara allerjimi söylememe raÄŸmen sanki ben hiç öyle birÅŸey söylememiÅŸim gibi yemeÄŸin mantarlı versiyonunu getiren garsonlar. Herkes yemek yerken aÄŸzım açık yemek yiyenleri seyredip, herkes yemeÄŸini bitirdiÄŸinde yemeÄŸimi yemem beni benden alıyor sinir küpü yapıyor ..
4- Minibüste bazı erkeklerin gayet umarsız bacaklarını açarak oturmaları. Öyle oturan adamların kafasına çantamı geçirip bir güzel dövmek istiyorum. Evet biraz ÅŸiddete meyilliyim sanırım. :)
5- Yaya olarak yoldan karşı karşıya geçerken yoldaki gelen arabanın durup el iÅŸaretiyle (böyle asabi ÅŸekilde) geç geç diyen insanlara. Öyle durumda ben de aynı el iÅŸaretiyle onlara geç diyorum.
6- Bir maÄŸazaya girdiÄŸimde beÄŸendiÄŸim bir ürünle ilgili soru sorduÄŸumda yanıt bile vermeyi zulüm gören insanlar. Bunu daha çok Kıbrıs esnafıyla yaşıyorum. :) Buraya ilk geldiÄŸimde bir terlik almak istemiÅŸtim dükkanın sahibi o terliÄŸin bana göre numarasını çıkarıp vermedi. ÜÅŸeniyormuÅŸ. Evet evet yanlış duymadınız "ohooo kim gidip depodan çıkarır, daha sonra gel" dedi. :) O an yaÅŸadığım ÅŸoku hiç bir zaman unutmayacağım sanırım.
7- Uzun yola giderken otobüste yanıma oturan kiÅŸilerin hep teyze olması ve haddinden fazla meraklı olması. Röportaj yapar gibi soru bombardımanına tutması beni deli ediyor.
Bir ben mi böyle saçma ÅŸeylere takılıyorum yoksa siz de de var mı böyle ÅŸeyler??
Neyse yarın 23 nisan beni sinirlendiren ÅŸeyleri kenara koyalım. :))) GeçtiÄŸimiz sene süpper kurbiÅŸler yapmıştım. Bu sene yine bir kurabiye tarifiyle 23 Nisanınız kutlu olsun diyorum. Bu kurabiyeleri uydurduÄŸum için çok mutluyum. Evdeki taze nanelerle birÅŸey yapmak istiyordum. Limonatanın yanına çok yakışacağını düÅŸündüÄŸüm bu kurabiyeler çıktı orataya. Biz bayıldık….
Malzemeler:
100 gr tereyağ (oda sıcaklığında beklemiş)
1 yumurta
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 yemek kaşığı dolusu limon kabuğu
2 yemek kaşığı ince kıyılmış taze nane
1,5 çay bardağı ÅŸeker
1 yemek kaşığı yoğurt
yeteri kadar un
Hazırlanışı:
1- Derin bir kabın içinde ÅŸeker limon ve naneyi elinizle ovuÅŸturun. Nanenin ve limonun yağı çıksın ve ÅŸekere geçsin. Åžekerin hafif rengi deÄŸiÅŸecektir.
2- Åžekerin içine tereyaÄŸ, yumurta ve yoÄŸurt ekleyip karıştırın. YavaÅŸ yavaÅŸ un ve kabartma tozunu ekleyin. YoÄŸurun. Kulak memesi yumÅŸaklığında bir hamur elde edinceye kadar un ekleyin ve yoÄŸurun.
3- Tezgahta 1 cm kalınlığında açın ve kurabiye kalıplarıyla kesin. YaÄŸlı kağıt serili bir tepsiye kurabiyeleri dizin önceden sısınmış 160 derece fırında kenarları pembeleÅŸene kadar piÅŸirin. Afiyet olsun.
NOT1: Ayçam bize bir protestodan söz etmiÅŸ. Bir göz atın.. Susmayalım …
NOT2: Blog Ödüllerinin adayları açıklandı. Hobi dalında ben de varım. Öyle güzel dostlar var ki onlarla aynı sayfada olmak bile mutluluk verici. Oy kullanmak isterseniz buradan girebilirsiniz.