30 Eylül 2009

YUVARLAMA YEMEĞİ – YUVALAMA ÇORBASI

Kategori: Yöresel Yemekler, Çorbalar — Misss @ 10:55

Eskiden hamile olan blogcu dostlar böyle uzun aralar verdiklerinde kızardım. Yahu alt tarafı hamile oldun parmakların mı kırıldı sanki niye yazmıyorsun derdim. İşte insan başına gelince anlıyor iÅŸin gerçeÄŸini. :) Hiç öyle parmaklar pıtır pıtır klavyede iÅŸlemiyor. İnsan’ın her hali deÄŸiÅŸiyor bir kere. O yüzden son yazımla bu yazım arasındaki tarihi aralığı görmezden gelip beni sevmeye devam edin, ben öyle yapıyorum. :))

Bu yazımın konusu hamile kadınların çevrelerindeki hamile olmayanlara hamilelikle ilgili anlattıkları ve anlatmadıkları ÅŸeyler olacak. Var mı öyle bir ÅŸey diyeceksiniz. Var olmaz olurmu. Bence hamile olan tüm kadınlar sanki ortak bir dernek için çalışıyor gibiler. Ben de 5 ay önce bu derneÄŸin bir üyesi oldum. Bu dernekteki tek amaç hamile olmayan tüm kadınların hamile kalmalarını saÄŸlamak. Daha önceden çocuk sahibi olmam için ısrar eden ya da cazip ÅŸeyler anlatıp hamilelikle ilgili ayyy ne hoÅŸ inÅŸallah inÅŸallah dedirtmeye çalışan insanlardan biri oldum. Çevremde hamile olmayan herkesin hamile olmasını istiyorum. Evet evet benim karnım ÅŸiÅŸiyorsa herkesin karnı ÅŸiÅŸsin istiyorum. Bu yüzden çevremdekilere hamilelikle ilgili çeÅŸitli ÅŸeyler anlatıyorum, bazı kısımları es geçiyorum. :))

Öncelikle ÅŸunu söylemeden geçemeyeceÄŸim. BebeÄŸinizi karnınızda hissettiÄŸiniz an, onun tekmelerini, hareketlerini duyduÄŸunuz an dünyanın en güzel anı. Karnıma elimi götürdüÄŸüm anda oÄŸlumun hareketlerini hissettiÄŸimde nasıl bir ortamda olursam olayım (stresli, gergin, aÄŸlamaklı, uykulu…) hiç farketmez yüzümde kocaman bir gülümseme oluÅŸuyor.

Benim hamilelikle ilgili bildiÄŸim ÅŸeyler inanılmaz kısıtlıydı. İlgim olmadığından mı bilmem neredeyse bebeÄŸin anne karnında oluÅŸtuÄŸundan bihaber gibiydim :))) Yok o kadar deÄŸil ama Türk filmlerinden öÄŸrendiÄŸim sınırlı bilgim ve birkaç arkadaşımın başına gelen ciddi problemleri bilirdim sadece.

Ben daha önceden bir hamile kadın gördüÄŸümde onun anlattığı hiç birÅŸeyi dinlemezdim, en yakınım bile olsa, o kiÅŸiyi görür görmez kafamı ya da ellerimi karnına dayar bebeÄŸin kıpırtılarını duymaya çalışır, bebek doÄŸduÄŸunda sesime yabancı olmasın diye bebekle (dikkat edin anneyle deÄŸil) saatlerce konuÅŸurdum. Haliyle annenin hamilelikte yaÅŸadığı hiç birÅŸeyi öÄŸrenemedim. Biraz manyakça gelebilir ama hamile olan arkadaÅŸlarım o dönemde kendileriyle pek iletiÅŸim kurmadığımı sadece bebekleeriyle ilgilendiÄŸimi söylerler dururlar.

Benim daha önceden hamilelikle ilgili bildiklerim ise ÅŸöyleydi: hamilelikte baÅŸ dönmesi olur, mide bulantısı olur (bazı insanlar yoÄŸun yaÅŸar bazıları hiç yaÅŸamaz) , eee haliyle kadının karnı büyür, canları çok ÅŸey ister kocaları bulup getirir, kadın kilo alır, ama bebek olduÄŸunda herÅŸey unutulur. Klasik bu tip bilgilere sahiptim. Zaten dikkat edin hamile kadınlarda çok büyük sorunlardan bahsetmezler. :) neden belli "dernekten atılmayalım"…

Hamile olmayı düÅŸünen dostlar bana kulak verin bunu da burada yazıyorum hakkımda hayırlısı hamileler linç etmesinde beni :) gizli sırları açıkladığım için..

1- İlk aylarda inanılmaz uykunuz gelecek, günde 20 saat uyusanız o size yetmeyecek. Bir de o halde iÅŸe gittiÄŸinizi düÅŸünün.

2- Sürekli yorgun olacaksınız, üzerinizde halsizlik olacak, bu ÅŸekilde ev iÅŸleri yapıp, çalışacaksınız. (ÅŸanslıysanız eÅŸiniz destek olacak)

3- Mide bulantısı ya da bulantı hissinden sadece belli gıdaları tüketeceksiniz. Yeterli beslenemiyorum, acaba bebeÄŸe zararmı veriyorum kaygısı sizi yiyip bitirecek. Doktor sorun olmaz dese de doktora inanmayacaksınız. :) 

4- 3. aydan sonra açılan iÅŸtahınıza inanamayacaksınız. EÄŸer bir hipodromda olsanız koÅŸan atlar aÄŸzınızı sulandıracak ve oracıkta bir atı oturup yiyebilir kıvama geleceksiniz. Canınız ya ekstra tatlı çekecek ya da ekstra tuzlu-ekÅŸi. Hatta o boyutda olacak ki benim gibi gelen bir kavanoz turÅŸuyu paylaÅŸmamak için eÅŸiniz,dostunuzla kavga edebilir duruma düÅŸeceksiniz.

5- BencilleÅŸeceksniz. Genelde de yiyecek konusunda :))

6- Karnınızda genel olarak sürekli gaz olacak. Bol bol pırtlatacaksınız. :)

7- İlk aylar tuvalette yaÅŸayacaksınız.. Sürekli çiÅŸiniz gelecek. Son aylarda böyleymiÅŸ, hatta altına kaçırma durumları olabiliyormuÅŸ haberiniz olsun :)))

8- GöbeÄŸiniz büyüdükçe yatakta saÄŸa sola dönüÅŸleriniz zorlaÅŸacak, bir yerlerden tutunarak dönmeye çalışacaksınız. GöbeÄŸiniz yüzünden ayakkabınızı baÄŸlayamayacaksınız, ani hareketeler yapamayacaksınız, arabadan inmeye çalışırken poponuzdan bir itici kuvvetle inebileceksiniz, tüm hareketleriniz kısıtlanacak. GöbeÄŸiniz yüzünden ayaklarınızı göremeyeceksiniz.

9- Ayaklarınız ÅŸiÅŸmeye baÅŸlayacak. Bazen baldırlarınız bileÄŸinizi aynı kalınlıkta görebilirsiniz.. :)))

10- Kan dolaşımınız artacak, sırtüstü yattığınız anda içiniz sıkışacak, daralacaksınızın yatağı altınızdan çekiyorlar gibi gelecek, yüz üstü yatamayacaksınız, sadece yan yatabileceksiniz..

11- UnutkanlaÅŸacaksınız. Baba adı, ana adı, koca adı bazen hiç birÅŸey kalmayacak kafanızda…

12- Saçma sapan durumlarda alınganlık gösterip, saçma sapan durumlar için aÄŸlayacaksınız. Hatta ortada konu yokken bile konu olmadığı için aÄŸlayacaksınız..

Gibi gibi gibii… uzaaaar gider. Bunlar 5,5 aydaki tecrübeler  Ama dediÄŸim gibi dernek tarafından tehtit ediliyorum. Daha fazla bilgi vermemeliyim :)))

Åžaka bir yana gerçekten onu hissetmek, onunla baÄŸlantı kurmak dünyadaki en güzel ÅŸey. HerÅŸeye ama herÅŸeye katlanılabilir. OÄŸlumla size selam ederiz.. :)

Bir sonraki yazımı en kısa zamanda yazacağım. Çünkü oÄŸlumla İstanbul maceralarımız var sırada. Amcalarıyla, dedeleriyle, teyzeleriyle, kuzenleriyle … tanıştı benim oÄŸlum…

Bu sefer konuyu hiç baÄŸlayamayacağımı biliyorum o yüzden hiç zorlamadım.Alışkanlık üzerine tarifi veriyorum, kaçıyorum. FotoÄŸraf kötü ama tadı çok güzel olan bir çorba. Tarif Lavantin‘den.

Malzemeler:

300 gr. pirinç
200 gr. yağsız kıyma
300 gr. yaÄŸlı parça
3 bardak yoÄŸurt 
1/2 bardak nohut 
Sıvı yağ ve zeytinyağı karışımı
Nane, Karabiber, az salça
1 kaşık un
Tuz (Ben tuzot kullandım.)

Hazırlanışı:

1- Pirinci yıkayın ve ılık su içinde 15 dak. bekletin.Yıkanan pirinci tel süzgeçe dökerek fazla suyunu bırakmasını saÄŸlayın. Mutfak havlusunun üzerine pirinci yayarak kurutun.

2- Nemli pirinci mutfak robotunda mısır unu inceliÄŸin de, yani tam un deÄŸil ama taneli de olmayacak ÅŸekilde çekin.
 
3- Kıyma, karabiber, pirinç ve tuzu karıştırıp yoÄŸurun. Çok az miktarda su ekleyebirirsiniz, ama sakın çok fazla koymayın. Elinizi ıslatacak kadar olması yeterli. YoÄŸurma iÅŸlemi devam ederken pirinç etin nemini tamamen çekeceÄŸi için, ilk baÅŸta kuru gibi görünen karışım yoÄŸurdukca birbirine geçerek tam bir hamur kıvamına gelecektir.Bol bol yoÄŸurun.

4- Hazırladığınız malzemeyi 10-15 dak. dinlendirin. Fındık büyüklüÄŸünde parçalar kopararak köftecikler yapın.

5- Köfteler bitince birbirlerine yapışmayacak bir tencerede kaynayan su içine atın ve 10-15 dak. piÅŸirin.
 
6- Bu sırada eti ve nohutu haşlayın.
 
7- Köfteler piÅŸince süzgece alın.Daha sonra köfteleri et ve nohudun üzerine ilave edin.

8-YoÄŸurda 1 kaşık un ekleyerek çırpın ve etin suyundan yavaÅŸ yavaÅŸ katarak ılınmasını saÄŸlayın.YoÄŸurtlu karışımı, ocak üzerinde kaynayan yemeÄŸe yavaÅŸ yavaÅŸ ve karıştırmaya ara vermeden ilave edin, sürekli karıştırarak kaynamasını bekleyin. Fokurdamaya baÅŸlayınca ocaktan alın ve kısa bir süre daha karıştırmaya devam edin. Ocaktan aldıktan sonra tuzunu ekleyin.

9-  Zeytin yağını ve sıvı yağı nane ilavesi ile salçayıda kavurup yemeÄŸin üzerine dökün. Afiyet olsun.

 

16 Ekim 2007

KARADENİZ YEMEKLERİ ** PAZILI LEMİS ** HAMSİKÖY SÜTLAÇI

Ramazan, bayram derken bir etkinlik daha geldi çattı. Hatta Geldi geçiyor demek daha doÄŸru olur. Ben etkinlik için geciktim. Sonra YeÅŸimciÄŸim saÄŸolsun 20’sine kadar email gönderebilirsiniz deyince büyük mutlulukla hazırladım yemeklerimi.

 

Konu Karadeniz yemekleriydi. Açık söylemek gerekirse bölgeye ait yemek yapma fikri hoÅŸuma gitti. nedenine gelince elimde bulunan Sahrap Soysal’ın kitabından tarifler deneme fırsatı buldum. Kitabın adı Bir Yemek Masalı. İki tarifte bildiÄŸimiz tarifler ama çıkış yerleri buralarmış demek ki.. :)

 

Bu dönem iÅŸlerimin yoÄŸunluÄŸu sebebiyle birçok ÅŸeye vakit ayıramıyorum. Ama etkinlik deyince iÅŸte buradayım. :))

 

Bir Batı Karadenizli olarak bende karadenizli sayılırım. DeÄŸülmü uÅŸaÄŸum … (oyyy böyle yazmayı çok istedim) Kötü espri olabilir ama napiim dayanmıyorum :))) 

 

Tariflerimden ilki Pazılı Lemis. Lemis bir GümüÅŸhane yemeÄŸi. İç malzeme olarak Ispanak veya pancarda kullanılabiliyormuÅŸ. Ben pazılı yaptım. UÅŸaÄŸum tarif aÅŸaÄŸudadır… hihihihih (ay çok hoÅŸuma gitti böyle yazmak)

 

PAZILI LEMİS

 

Malzemeler:

 

2 su bardağı un

1 su bardağından az su

1 çay kaşığı tuz

 

2 bağ pazı

2 yemek kaşığı tereyağ

2 orta boy soÄŸan

tuz, karabiber

 

Hazırlanışı:

 

1- YoÄŸurma kabının unu koyup kenarlarına tuzu ekleyin. Ortasını havuz gibi açıp suyu azar azar ilave edin. Ele yapışmayan bir hamur elde edin. Hamurdan yumurta büyüklüÄŸünde bezeler koparın. Sonra üstünü nemli bir bezle örtüp 30 dakika dinlendirin.

2- Pazıları yıkayıp ince ince doÄŸrayın. SoÄŸanlarıda incecik doÄŸrayın. Tereyağında soÄŸanı kavurun. Üstüne pazıyı ekleyip tuz karabiberle harmanlayıp pazıyı öldürün. 5-6 dakika piÅŸirin ortalama olarak. SoÄŸumaya bırakın.

3- Her bir bezeyi yemek tabağı büyüklüÄŸünde oklava yardımıyla açın. Bir tarafına iç malzemeden koyun. D ÅŸeklinde kapayın. YaÄŸsız tavada önü arkasını piÅŸirin. PiÅŸtikten sonra sıcakken önünü arkasını tereyağı sürün. Afiyet olsun uÅŸaÄŸum … :)

 

HAMSİKÖY SÜTLACI

 

Sahrap Soysal kitabında Hamsiköy Sütlaçı için ÅŸunları yazmış. "Hamsiköy’ün bu sarı renkli tadına doyulmaz sütlacının yiyebileceÄŸiniz en muhteÅŸem lezzetteki sütlaç olduÄŸunu söylemek isterim. YemyeÅŸil daÄŸların arasına ve eteklerine serpiÅŸtirilmiÅŸ bir doÄŸa harikası olan Hamsiköy’ü hepinizin görmesini isterim.DönüÅŸte de Hamsiköy’ün bir ekmeÄŸini koltuÄŸunuzun altına sıkıştırıp, koparıp koparıp yemenizi öneririm. Bir zamanlar Hamsiköy’den İstanbul’a sütlaç gönderildiÄŸi bile söylenir.Lokantalarda yapılan sütlaçın içine bazen pirinç unu bazende mısır niÅŸastasıyle çırpılmış yumurta ve vanilya eklenir. Eskiler sütlaçın sadece süt, ÅŸeker ve pirinçden yapılması gerektiÄŸini vurgularlar."

 

Ben açık söyleyeyim bu sütlaçın adına vuruldum. Hamsiköyü’de çok merak ettim. Hele Sahrap Soysal’In üstte yazdıklarını okuduktan sonra apar topar yaptım. :) Evde hiç dayanmadı. :) Haaa uÅŸağım haa tarif aÅŸağıda… Ayyy kendimi tutamıyorum ne olacak benim bu halim.. :)

 

Malzemeler:

 

1 lt süt.

1 çay bardağı pirinç

yarım çay kaşığı tuz

1,5 su bardağı şeker (ben şekeri daha az koydum)

 

Hazırlanışı:

 

1- Pirinç yıkanır tencerenin içine koyup üstüne 3 parmak geçecek kadar haÅŸlayın. Tuz ekleyin.

2- HaÅŸlanmış pirinç ılıyınca soÄŸuk sütü yavaÅŸ yavaÅŸ ekleyin. Pirinçli süt kaynayıp üstü kaymak baÄŸlamadan ÅŸekeri ilave edin. Karıştırın.

3- 10-15 dakika daha ÅŸekerle piÅŸen sütlaçın altını kapatın 5-6 dakika dinlendirin. Ilımaya baÅŸladığında kaselere servis edin. Afiyet olsun.

27 Eylül 2007

EKŞİLİ MAHLUTA ÇORBASI

Kategori: Yöresel Yemekler — Misss @ 10:55

Geçen gün anneciÄŸimle telefonla konuÅŸuyorduk. AkÅŸama yemeÄŸe misafirleri geleceÄŸi için telaÅŸlıydı. ÇeÅŸit çeÅŸit yemekler hazırlıyordu.

"kızım keÅŸke akÅŸam yemekte sizde olsaydınız, ne güzel olurdu" dedi. AnneciÄŸim ne yaptın yemek diye sormama raÄŸmen bana cevap vermedi. Sürekli soruyu geçiÅŸtirmeye çalıştı. Farkettim.

"yahu neden söylemiyorsun" dedim. "Yavrum canın isteyecek diye söyleyemiyorum" dedi. Ana yüreÄŸi sanırım böyle birÅŸey.  Sonrasında aÄŸzından kelpetenle menüde neler var öÄŸrendim. Haklıymış canım istedi, aÄŸzımın suları aktı. :))

Annelerimiz biz yemek yapabiliyor olsak da, bizi hala çocuk gibi gördüklerinden sanki yapamayacağımızı düÅŸünürler. Haklılar da … Ben annem gibi hala yemek yapamıyorum. Ama aç deÄŸiliz en azından. :))) 

Annemle konuÅŸtuktan sonra, çocukluÄŸumda yaÅŸadığım kabus gibi ama bir o kadarda komik bir gece aklıma geldi. Size anlatayım. Bir akÅŸam evde büyük bir iftar daveti var. Ben 11-12 yaÅŸlarındayım. Bir sürü misafir gelecek. Kocaman masalar hazırlanıyor. Evde hummalı bir çalışma var. Hatta bir komÅŸumuz var 5 yıldızlı bir otelin aÅŸçı başı. Tatil için Bolu’ya gelmiÅŸ. Annem yardım edermisin demiÅŸ. Nevzat Amca yardıma gelmiÅŸ. Mutfakta bir aÅŸçı başı ne demek biliyormusunuz. :) Tüm mutfaktakilere kök söktürüyor. :)) O mülayım adamcağız gidiyor bir cevval adam geliyor. Ben de ayak altında dolaşıyorum. :) Neyse gelelim akÅŸam yemek kısmına.

Çocuklar için bir sofra kurulmuÅŸ. Ben de sofranın başında oturuyorum ev sahibi çocuk olarak. :))) MüthiÅŸ çeÅŸitli yemekler var. Ama hepsi birbirinden güzel ve hepsi de benim sevdiÄŸim yemekler. Ben kendimi geçmiÅŸ ÅŸekilde yiyorum. Sonunda kaymaklı ekmek kadayıfıyla geceyi kapattığımı sanıyorsunuz, yanılıyorsunuz. Ekmek kadayıfını yedikten sonra karnım aÄŸrımaya baÅŸladı. Mutfakta ki koltuÄŸa uzandım. Ama nasıl bir aÄŸrı anlatamam. Karnım patladı, göbeÄŸim çatladı gibi lafların ne anlama geldiÄŸini o akÅŸam anladım. Peki ben ne yaptım? 1-2 saat sonra çayla beraber ikram edilen koca bir dilim pastayı da mideye indirdikten sonra iyice fena oldum. Bir taraftan aÄŸlıyor bir taraftan karnımın aÄŸrısından duramıyordum. Ama hala sevdiÄŸim yemek olsa yiyebilirdim. Neyse sonuçta ölmedim :) Buradayım. Annemler hastaneye mi kaldırsak, ne yapsak diye bütün gece başımda beklediler.. Sabaha pek birÅŸeyim kalmadı. 2-3 gün doÄŸru düzgün yemek yiyemedim sadece. :))

Neyse bu olaydan ben elbette ders çıkardım. Çıkan ders ÅŸudur: "İstediÄŸiniz kadar yiyin. Pastayı yerken biraz daha düÅŸünün" :))

İftar sofrasının vazgeçilmezidir çorbalar.

Ben iki çorba tarifi vermek istiyorum. Üstte ki çorba Kilis Yöresine ait EkÅŸili Mahluta çorbasıdır. Tarifi Sahrap Soysal’ın "Bir Yemek Masalı" kitabından aldım. Gayet hoÅŸ ve doyurucu bir çorba. İşte tarif:

EKŞİLİ MAHLUTA

Malzemeler:

2 su bardağı kırmızı mercimek
1 adet orta boy patlıcan
1 çay bardağı sıvı yaÄŸ
1 tatlı kaşığı kırmızı biber
1 adet limon suyu
1 çay kaşığı tuz

sosu için:

4 yemek kaşığı zeytinyağ
6 diş sarımsak
1 yemek kaşığı kuru nane

Hazırlanışı:

1- Bir tencerede kırmızı mercimek üstüne geçecek kadar suyla doldurup mercimekler piÅŸirin. KöpüÄŸünü alıp kırmızı biberi ekleyip piÅŸirmeye devam edin.
2- Tavla zarı büyüklüÄŸünde doÄŸranmış patlıcanları 1 çay bardağı sıvı yaÄŸda kızartın. Süzgeçle bir tabaÄŸa alın. Limon suyu ve tuzu katıp harmanlayın.
3- Patlıcanları piÅŸmekte olan kırmızı mercimeklerin içine ekleyin. Su gerekli olursa 2 su bardağı su ekleyin. YoÄŸunluÄŸunu arzunuza göre ayarlayın. Bir taşım kaynadıktan sonra ocağın altını kapatın.
4- DövülmüÅŸ sarımsağı zeytinyağında 1-2 dakika kavurduktan sonra naneyi ilave edip ocaktan alın. Servis yapılırken tabakların üstüne yaÄŸdan gezdirin. Afiyet olsun.